Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol

Bin aşığın var senin, ben bin birincisiyim. Onların işlerini yoluna koymadan bana gelmiyorsun. Suzenî
Sitenize Ekleyin

Yargıtay 11.hukuk dairesi e:2015/1744 k:2016/317

Ekleyen:


Yeni İçtihat Ekle Bu İçtihatla İlgili Yeni İçtihat Ekle Eklediğim İçtihatlar


 
 

Bu içtihat henüz tasnif edilmemiştir.




Fıkra:Tümü-0


T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi


Esas No:2015/1744
Karar No:2016/317
K. Tarihi:14.01.2016


MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2014 tarih ve 2014/442-2014/343 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/01/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üst taşıyan konumundaki sigortalı ...'nin sigortacısı olduğunu, dava dışı sigortalı ....'nin dava konusu yükün ...'deki üreticiden ...'nın ... şehrinde bulunan alıcı ... firmasına taşınması konusunda ... ile anlaştığını, üretim aşamasının planlamasının önceden yapılıp yükün ... firmasına teslim tarihinin 29.08.2011 olarak belirlendiğini, ... arası karayolu, .... arası denizyolu ve .... arası karayolu olarak planlanan taşımada kara taşıması ayağının.....'nin alt taşıyanı olan davalı..... tarafından üstlenildiğini, diğer davalı ... 'nin ise davalı.....'nin mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, 29.08.2011 tarihinde alıcı ...’ye teslimi planlanan yükün fiili taşıyan davalı ....'nin kastından veya pervasızca hareketinden dolayı ancak 02.09.2011 tarihinde teslim edildiğini, geç teslimden dolayı dava dışı ...'nin üretim bandını durdurmak zorunda kaldığını, müvekkilin sigortalısı....’nin gecikme nedeniyle ... firmasına 208.700,00 Euro ödemek durumunda
kaldığını, müvekkilinin de sigortalısının söz konusu zararını tazmin ettiğini, davalı ....’nin 19.08.2011 tarihinde yükü üreticiden teslim aldığını, kamyonun gemi yolculuğundan sonra ...'ye 27.08.2011 tarihinde vardığını, 29.08.2011 tarihinde kamyonun ... sınır kapısında olması gerekirken davalı ...'nin malın ... Limanında ... Gümrüğü'nde tutulduğunu beyan ettiğini, dava konusu yük 01.09.2011 tarihinde alıcı ... firmasına ulaşmadığı için ...'nin üretim bandını durdurmak zorunda kaldığını .... Firmasına bildirdiğini, yükün alıcı ...'ye ancak 02.09.2011 tarihinde ulaştığını, ... Liman kayıtlarından dava konusu yükün .... plakalı römork ve ... plakalı çekici ile ....'den ...'ye geldiği halde çekicinin sürücüsünün dava konusu emtianın yüklü olduğu römorku ... Firmasına haber vermeden bırakıp başka bir römorku (.... plakalı römorku) aldığını, davalı .... çalışanının bu hareketi sonucu gecikme meydana geldiğini, davalı ...'nin gecikme ile ilgili olarak müvekkiline bilgi vermemesi, müvekkilin telefonlarına yanıt vermemesi, yük dolu römorkun bırakılıp başka bir römorkun taşınmasından sonra ... firmasının yükünün gecikmeli olarak tesliminin pervasızca hatta kasten hareket sayılması gerektiğini, CMR 17,19 ve 29. maddeleri uyarınca davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların haksız surette itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, davanın CMR 32 ve 39/son maddeleri gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, üst taşıyan ...n firması ile müvekkili arasında taşıma süresi öngörülmediğini, taşımanın makul sürede yapıldığını, gecikme olduğu kabul edilse dahi CMR 30/3-4 maddeleri uyarınca teslimi izleyen 21 gün içerisinde müvekkile yazılı ihbarda bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili, davanın CMR 32. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı gibi İİK'nın 67/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürede de açılmadığını savumuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalısı dava dışı ...n ....'nin asıl taşıyıcı, davalı.....’nin alt taşıyıcı olduğu, taşıma konusu emtianın CMR sözleşmesine göre ...’den 20.08.2011 tarihinde... plakalı araca yüklenerek ... arası karayolu, ... ... arası RO RO gemisi ve ... ... arası karayolu ile taşınmak suretiyle 02.09.2011 tarihinde ...'da ... firmasına teslim edildiği, davacının 03.09.2012 tarihinde alt taşıyıcı .... ve sigorta şirketine karşı icra takibi başlattığı, davalı borçluların takibe itiraz ettikleri, takibin alacaklı tarafından yürütülmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, en son işlem tarihi olan ve davalı ...'nin itiraz dilekçesi tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren yenileme harcının yatırıldığı tarih olan 18.12.2013 tarihine kadar işlemsiz bırakıldığı, aradan 1 yıl 2 ay 17 gün geçtiği, dava tarihi 26.12.2013 olup bu süre zarfında davacının yasadan doğan zamanaşımı süresi içerisinde takibi devam ettirmediği ve işlemsiz bıraktığı, davalıların işbu davada yasal süresinde zamanaşımı definde bulundukları, icra takibinin devamı aşamasında en son işlem yapılan tarihten (01.10.2012) sonra 18.12.2013 tarihine kadar (yani bir yıldan fazla süre) dosyanın işlemsiz bırakılması nedeniyle bu süre içerisinde zamanaşımının geçtiği, 818 sayılı BK'nın 136/2 fıkrası gereği icra takibinde her muameleden itibaren zamanaşımı yeniden işleyeceğinden bu süre içerisinde zamanaşımının doğduğu, davalı taraf İİK'nun 67/1. maddesine göre davanın süresi içerisinde açılmadığını belirtmiş ise de davalıların itirazlarının davacıya tebliğ edildiği ve İİK'nın 67/1. maddesindeki hak düşürücü sürenin dolduğunun ispatlanamadığı, gecikme durumunda CMR 30/3 ve 4. maddesinde gönderilenin malın teslim tarihinden itibaren 21 gün içerisinde taşıyıcıya yazılı ihbarda bulunulması gerektiği düzenlenmiş olup somut olayda gönderilenin 21 günlük süre içerisinde bir ihbarda bulunduğunun belirlenmediği, davacı taraf somut olayda uygulanacak olan zamanaşımı süresinin CMR 32/1. fıkrasına göre “kasıt veya kasta eşit bir kusur” olması nedeniyle bir yıl değil üç yıl olduğunu iddia etmiş ise de buna ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş ise de hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi uyarınca ret sebebi aynı olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti taktirine yönelik 4 ve 5 nolu fıkralarının hüküm fıkrasından tümden çıkarılarak yerine “AAÜT’nin 3/2. maddesi nazara alınmak suretiyle kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına 37.918,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 11.01.2017 22:57:27.
Bu karar

www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim