Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İstinaf için dikkat etmeniz gerekenler. Başvuru süresi? Cevap yoluyla istinafa başvuru? İcraya etkisi?...

5 1
Makaleler
0 Yorum




İstinaf:

Eski kanunda İstinaf yoktu. Yeni kanunda (md. 341-360) düzenleme var. Kanun yolu açık kararlara karşı Bölge adliye Mahkemelerine gidilmesi öngörülmüştür. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun uyarınca Bölge Adliye Mahkemeleri kurulmuş, yargı çevreleri belirlenmiştir.


Süreler:  


Başvuru süresi:


İlamın tebliğinden itibaren iki haftadır.(md. 345) 

4353 sayılı Kanuna tabi kurumlar için özel süreye yer verilmemiş olduğundan bunlar içinde 2 haftalık süre geçerlidir. Özel hükümler saklı tutulmuştur.

Sulh mahkemesi, asliye mahkemesi ya da yargılama usulü ayrımı yapılmamıştır. Eski kanunda bu tür ayrımlar vardı.

Özel hükümler saklı tutulduğundan İİK 363. madde gereğince icra mahkemesince verilen kararlara karşı istinafa başvuru süresi tefhim veya tebliğden itibaren 10 gündür,

Yine iş mahkemelerinde istinaf yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihai kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür( İŞ Mah. K. M. 8)

Ayrıca basit yargılama usulüne tabi davalarda Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ve Anayasa Mahkemesinin "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur " içtihadı gereği duruşmada sadece kısa kararın açıklandığı basit yargılamaya tabi davalarda temyiz süresi tefhimden değil tebliğden başlar. ( Yargıtay'ın bu hususa ilişkin kararının tam metnini okumak için tıklayınız)



DİKKAT : Basit yargılamaya tabi davalarda karar (kısa karar) tefhim edilmiş (yüzünüze karşı okunmuş ) ise kanun yolu süresinin gerekçeli kararın tebliğinden değil  tefhimden başlaması gerektiğine ilişkin istinaf kararları mevcut olup hak kaybına uğramamanız için süre tutum dilekçesi vermeniz önerilir. Bazı istinaf kararları için bakınız :Basit yargılama usulünde temyiz süresinin başlangıcına ilişkin istinaf kararları


Çekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde, basit yargılama usulü uygulanır. (6100 S. K. m. 385/I) Ancak çekişmesiz yargı işlerinde istinaf yoluna ilişkin özel düzenlemede vardır . HMK 387/1 maddesi : 'Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde, bu Kanun hükümleri dairesinde istinaf yoluna başvurabilirler.'


Cevap süresi:

Cevap süresi iki haftadır.(md. 347)  Eski kanunda temyizde cevap süresi 10 gündü.

Diğer süreler:
Eksik yatırılan harç ve tebligat giderlerinin tamamlanmaması nedeniyle başvurunun yapılmamış sayılmasına, kesin kararlara ve süresi geçen başvurularla red  kararlarına karşı eski kanundaki 7 gün olarak belirlenen süre bir hafta olarak belirlenmiştir.(md. 344, 346) 

İstinaf yoluna başvuru dilekçesinde neler olmalı? Nereye verilmeli?

İstinafa ve temyize başvuruda parasal sınırlar için tıklayınız 

İstinafa başvurunun gerekçeli olmamasının sonucu

Dikkat! istinaf kanun yoluna başvururken, posta ve tebliğ giderlerinin yatırmayı Unutmayın 

İstinafa başvuru süresinin başlangıcı içtihat koleksiyonu


Cevap yoluyla istinaf başvurusu:
Eski kanunda temyiz için bu öngörülmüştü. Yeni kanunda (md. 348/2) farklı olarak, istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebinin de reddedileceği hükme bağlanmıştır. Madde gerekçesinde asıl istem incelenmezse, ona bağlı olan istemin de incelenmemesi gerektiği kuralı belirtilmiştir. Ayrıca yeni kanunda bu başvuru katılma yoluyla başvuru olarak adlandırılmıştır.

Feragat:
Eski kanunda (md. 535) sadece tahkim kısmında kanun yollarına başvurudan feragat düzenlenmiş iken genel olarak düzenlenmemiş idi. Yeni kanunda (md. 349) tarafların, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemeyecekleri, başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmeyeceği ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verileceği, dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunacağı açıkça düzenlenmiştir.


 Başvurunun icraya etkisi:
Eski kanun (md. 443) ile yeni kanun (md. 350) arasında farklılık yok. Yeni kanunda eski kanunda Devlete (4353 sayılı Kanun kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan muafiyetler ve ayrıcalıklar kaldırılmış olmakla birlikte, eski kanunda kanun yoluna başvuru halinde icranın geri bırakılması için teminat alınması, ancak Devlete muafiyet öngörülmüş olmakla birlikte bu durum yeni kanunda kaldırılmamıştır. Eski kanunda düzenleme var iken yeni kanunda İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmüne atıf yapılmış, anılan hükümde de bahse konu muafiyet korunmaktadır. Sonuç olarak yeni kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da icranın geri bırakılması için teminat ödemekten Devlet muaf olmaya devam edecektir.   

 İnceleme:
Ön inceleme ve inceleme olarak ikiye ayrılmıştır.


Ön inceleme: 
Ön incelemede; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespitinin yapılması ve buna göre karar verilmesi, eksiklik bulunmayanların incelemeye alınması öngörülmüştür. (md. 352)


İnceleme:
Duruşma yapılmadan karar verilecek haller (md. 353) düzenlenmiş, bunlar da esasa girilmeden ve esasa girilerek verilecek haller ayrı ayrı belirlenmiştir. Sayılmayan hallerde duruşma yapılması öngörülmüştür.


Sebeple bağlılık: (Resen inceleme)
Eski kanunda temyiz incelemesinde temyiz mercii sebeple bağlı değildi. Yeni kanunda sebeple bağlılık ilkesi getirilmiş ancak, istinaf merciinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetmesi hususu istisna tutulmuştur.

Duruşma gelmeme ve giderlerin yatırılmaması:
Mazeretsiz duruşmaya gelinmemesi ve tahkikatla ilgili giderler süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilmesi, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hâllerde başvurunun reddedilmesi öngörülmüştür.(md. 358)

Yapılamayacak işlemler
Karşı dava açılamayacağı, davaya müdahale talebinde bulunulamayacağı, davanın ıslahı ve davaların birleştirilmesinin istenemeyeceği (aynı yargı çevresindeki birleştirilme talepleri hariç), bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı, bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte, ilk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan delillerin bölge adliye mahkemesince incelenebileceği de belirtilmiştir.(md. 357)


MUSTAFA TÜRKMEN TARAFINDAN HAZIRLANMIŞ VE ANKA HUKUK SİTESİNDE YAYINLANMIŞTIR. Hukuk Medeniyeti tarafından bazı kısımları ise güncellenmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu İçin Lütfen Tıklayınız

Temyiz kanun yolu, İstinaf Kararlarının Temyiz Süresi

       İstinaf 

(1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. 

(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1)

(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (1)

(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (1)

(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.

__________________

(1) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 41 inci maddesi ile bu maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “binbeşyüz” ibareleri “üç bin” şeklinde değiştirilmiştir.







Madde No: 342
(1) İstinaf yoluna başvurma, dilekçeyle yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir.

(2) İstinaf dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:

a) Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri.

b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.

c) Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı.

ç) Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih.

d) Kararın özeti.

e) Başvuru sebepleri ve gerekçesi.

f) Talep sonucu. 

g) Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası.

(3) İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır.



(1) 

İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. İstinaf dilekçesi hangi mahkemeye verilmişse, o mahkemece bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydolunur ve başvurana ücretsiz bir alındı belgesi verilir.

(2) Kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmiş olan istinaf dilekçesi, bu mahkemece yukarıdaki fıkraya göre işlem yapıldıktan sonra kararı veren mahkemeye örnekleriyle birlikte gönderilir. Bu durum derhâl mahkemesine bildirilir.

(3) İstinaf yoluna başvurma tarihi konusunda 118 inci madde hükmü uygulanır. 

(4) Dosya, kararı veren mahkemece, istinaf dilekçesinde gösterilen daire ile bağlı kalınmaksızın, ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilir.





(1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

––––––––––––––––––

(1) 15/8/2016 tarihli ve 674 sayılı KHK’nin 18 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “başvuru harcı” ibaresi “başvuru için gerekli harçlar” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







Madde No: 345
(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.







(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.

(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.





(1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. 

(2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir. 

(3) Kararı veren mahkeme, dilekçeler verildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir.





(1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.

(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. 





(1) Taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez.

(2) Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.





(1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.

(2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.





(1) İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır.







Madde No: 352
(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle gerekli karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır. 





(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; 

a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:

1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.

2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.

3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması. 

4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması. 

5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması. 

6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.

b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;

1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 

2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,

3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında,

duruşma yapılmadan karar verilir.





Madde No: 354
(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır.

(2) İnceleme sırasında gereken hâllerde başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir.





(1) İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.







(1) 353 üncü maddede belirtilen hâller dışında inceleme, duruşmalı olarak yapılır. Bu durumda duruşma günü taraflara tebliğ edilir.





(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. 

(2) Bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamaz.

(3) İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir. 





(1) Duruşmalı olarak incelenen işlerde taraflara çıkartılan davetiyelerde, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile başvuran tarafa çıkartılacak davetiyede, ayrıca, yapılacak tahkikatla ilgili olarak bölge adliye mahkemesince belirlenen gideri duruşma gününe kadar avans olarak yatırması gerektiği açıkça belirtilir.

(2) Başvuran, kabul edilebilir bir mazerete dayanarak duruşmaya gelemediğini bildirdiği takdirde, yeni bir duruşma günü tayin edilerek taraflara bildirilir.

(3) Başvuran mazeretsiz olarak duruşmalara katılmadığı veya tahkikatla ilgili giderler süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir. Şu kadar ki, öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hâllerde başvuru reddedilir.





Madde No: 359
(1) Karar aşağıdaki hususları içerir:

a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları.

b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti.

ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti.

d) İleri sürülen istinaf sebepleri.

e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep.

f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi.

g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları.



ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.





(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.






  
2.4.2016 10:15:47

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim