Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

İcra dairelerinin dikkat etmesi gereken hususlar (Müfettiş önerileri)





İCRA VE İFLAS DAİRELERİ

 

 

  1. İCRA DAİRESİ ÖNERİ METİNLERİ

 

1- Alacağın Haricen Ödenmesi Halinde Cezaevi Yapı Harcı Alınmayacağı

 

… esas sayılılarda, alacağın haricen tahsili halinde cezaevi yapı harcı tahakkuk ve tahsil olunduğu görülmüştür.

 

Alacağın haricen tahsilinde, cezaevi yapı harcı tahakkuk ve tahsil edilemeyeceğinin, zira 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesinde CYH alınmasının alacağın icra marifetiyle tahsili şartına bağlandığının bilinmesi,

 

2- Alacağın Haricen Tahsil Edildiğine Dair Beyanın Zabta Yazılması Halinde Harca Esas Olacağı

 

Alacağın haricen tahsil edildiği veya takipten vazgeçildiğine dair tutanakta açıkça bir beyan bulunmadığı halde, hacizden önce ödenen paradan yüzde 2,27 oranında tahsil harcı alındığı belirlenmiştir.

 

İcra takibi sırasında alacağın haricen tahsil edildiğine dair beyan, tahsil harcı tahakkukuna esas teşkil etmediği, 492 sayılı Kanun’un 23. maddesine göre bu beyanın açıkça zabta yazılması halinde yarı tahsil harcı alınabileceğinin hatırda tutulması,

 

3- Alacaklının Yazılı Talebi Tutanağa Geçirilmeden Hacze Gidilemeyeceği

 

Alacaklının yazılı talebi tutanağa geçirilmeden kabulü ile haciz yapılması yoluna gidildiği belirlenmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 8. ve Yönetmeliğin 22. maddeleri uyarınca, icra dairelerinin yaptıkları işlemlerde kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yapacakları, altlarının ilgililerle birlikte görevli memurca imzalanacağının hatırda tutulması,

 

4- Avukatlarca Yürütülen İlâmsız Takiplerin Vekâletname Aslı ve Onaylı Örneği Olmadan Kabul Edilemeyeceği

 

Avukatlarca yürütülen takipler üzerinde yapılan incelemede; … esas sayılı dosyalarda, takiplerin vekâletname aslı veya onaylı örneği olmadan kabul edildikleri görülmüştür.

 

6100 sayılı HMK’nın 76. ve 77/1. maddeleri gereğince, vekilin vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini, her dosya için ayrı ayrı dava veya takip dosyasına konulmak üzere mahkeme veya icra müdürlüğüne vermeye mecbur olduğunun ve karşı tarafın, vekilin temsil yetkisi konusunda her zaman itiraz edebileceği de göz önünde bulundurularak bu hususun re’sen araştırılması, vekâletnamenin aslı veya onaylı örneği her dosyaya ayrı ayrı konulmadan yapılan takiplerin kabul edilmemesi, 

 

5- Bankalar Tarafından Yapılan Kredi Sözleşmelerine Dayalı Takiplerde, Hesap Özetlerinin Borçluya Tebliği Gerektiği

 

… esas sayılı alacaklısı banka olan kredi sözleşmelerine ilişkin takiplerde, noter aracılığı ile borçluya tebliğ edilmesi gereken hesap özetinin tebliğ edilip edilmediği, edilmişse tebliğ tarihi araştırılmadan takibin kabul edildiği gözlenmiştir.

 

Alacağın takibi için hesap özetinin kredi kullanana (borçluya) tebliği zorunlu kılındığından bu hususun, ayrıca borçlu ve alacaklıya tanınan yasal hakların kullanılabilmesi için de tebellüğ tarihinin ve usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının bilinmesi İİK’nın 68/b maddesinde hükme bağlandığından, mezkûr maddenin tatbikinde gereken titizliğin gösterilmesi,

 

6- Bankalar Tarafından İcra Takipleri Üzerine İpotekli Gayrimenkul Malların Alacağa Mahsuben Alacaklı Bankalara Satışından İhale Damga Vergisi ve KDV Alınmayacağı

 

Bankalar tarafından yapılan icra takipleri üzerine borçlu ve kefile ait taşınmaz malların alacağa mahsuben alacaklı bankalara satışı üzerine ihale damga vergisi ve KDV alındığı anlaşılmıştır.

 

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30/12/2004 tarihli 5281 sayılı Yasa’nın 33. ve 28/03/2007 tarihli 5615 sayılı Yasa’nın 13. maddeleri ile değişik 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinin ikinci paragrafında “… bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dâhil) bankalara devir ve teslimleri”nin katma değer vergisinden istisna olduğu belirtilmekle, bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık gayrimenkul ve iştirak hisselerinin bankalara devir ve teslimlerinin katma değer vergisine tabi olmayacağının bilinmesi,

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı Tablonun “ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar” başlıklı (IV) bölümünün 35. maddesinde “5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendi kapsamındaki işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtların” damga vergisinden istisna olduğunun hatırdan çıkarılmaması,

 

7- Bankalar Tarafından İcra Takipleri Üzerine Rehinli Menkul Malların Alacağa Mahsuben Alacaklı Bankalara Satışından İhale Damga Vergisi ve KDV Alınacağı

 

Bankalar tarafından yapılan icra takipleri üzerine rehinli menkul malların alacağa mahsuben alacaklı bankalara satışı üzerine ihale damga vergisinin ve KDV’nin alınmadığı anlaşılmıştır.

 

Yargıtay 12. HD’nin 2015/3081 esas ve 2015/10654 karar sayılı ilâmında da vurgulandığı üzere, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11. ve 17. maddeleri ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na bağlı (2) sayılı tarifenin IV-35 ek fıkrasında sayılan istisnaların menkul malları kapsamadığının göz ardı edilmemesi,

 

8- Borca Kefalette Binde 8,25 Damga Vergisi Alınacağı

 

… esas sayılı takip dosyasında, … TL borca kefalette … TL damga vergisi alınmasının unutulduğu gözlenmiş, noksanlık tamamlattırılmıştır.

 

Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 23/05/1967 gün ve 11223 sayılı Mütalâa’larında açıklandığı üzere; takip edilen borçtan dolayı kefaletin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na bağlı damga vergisine tabi kağıtlarla alakalı (1) sayılı tablonun I-Akitlerle İlgili Kağıtlar bölümünün A-3 pozisyonu ve 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 2. maddesi uyarınca ( 01/01/2010 tarihinden itibaren binde 8,25) 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 4. maddesi gereğince (01/01/2013 tarihinden itibaren binde 9,48) oranında damga vergisine tabi olduğunun unutulmaması,

 

9- Borçlunun Yahut Borçlu İle Birlikte Malı Elinde Bulunduran Şahısların Beyana Davet Edileceği

 

Borçlunun yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıs veya şahısların huzurunda yapılan menkul mal hacizlerinde; mahcuz üzerinde mülkiyet veya rehin gibi sınırlı bir aynî hakkın veya üçüncü kişiler tarafından önceden konulmuş haciz bulunup bulunmadığının belirtilmediği gibi adı geçenin İcra ve İflâs Kanunu’nun 85/2. maddesine göre beyana da davet edilmediği gözlenmiştir.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 85/2. maddesine göre, haciz sırasında “borçlu veya borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıs veya şahısların menkul mal üzerinde üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunması veya menkul malın üçüncü şahıs tarafından haczedilmiş olması halinde, bu hususu haciz yapan memura beyan etmek ve beyanın haciz tutanağına geçirilmesini talep etmek, haciz yapan memurunda borçluyu yahut borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran şahıs veya şahısları bu beyana davet etmek zorunda” olduğundan, bundan böyle bu hususun açıkça sorulması ve durumun zapta derci,

 

10- Borçlunun Yokluğunda Yapılan Hacizlerde Tebligat

 

Borçlunun yokluğunda yapılan haciz işlemlerinde; … esas sayılılarda, haciz mahallinde tebellüğe yetkili kimseler bulunmasına karşın haciz tutanağının bir örneğinin bulunan şahsa verilmediği belirlenmiştir.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 103. maddesi gereğince, sözü edilen durumlarda; haciz sırasında Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmadığı takdirde, borçlunun tetkik ve diyecekleri için 3 gün içinde icra dairesine davet olunacağının, tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde ise haciz tutanağının bir örneğinin bulunan şahsa verileceğinin unutulmaması,

 

11- Çocuk Teslimi, Cezaevi Yapı Harcı Alınacağı

 

… esas sayılı takip dosyasında, ilâma müstenit çocuk tesliminde işlemden maktu cezaevi yapı harcının alınmadığı görülmüş eksiklik rıza dâhilinde tamamlattırılmıştır.

 

Bu gibi kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrası işlemlerinden, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarifenin B/I-2 bendi uyarınca alınacak … lira maktu harç alınması yanında, 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince, maktu harcın yarısı oranında … lira cezaevi yapı harcının da ilâmın icraya konulduğu anda peşinen tahsili gerektiğinin hatırda tutulması,

 

12- Çocuk Teslimine ve Çocukla Şahsi Münasebet Tesisine Dair İlamların İcrasının Müdür Marifeti ile Yapılacağı, Refakatte Uzman Bulundurulacağı ve Emeği Karşılığında Uzmana Makul Bir Ücret Takdir Edileceği,

 

… esas sayılıda olduğu gibi, çocuk teslimine (çocukla şahsi münasebet tesisine) dair ilâmın icrası sırasında uzman bulundurulmadığı, (hazır bulundurulan uzmanın emek ve mesaisine karşılık makul bir ücret taktir edilmediği),

 

… sayılılarda çocuk teslimine dair ilâmın icrasının kâtip marifetiyle yerine getirildiği,

 

Belirlenmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 25/b maddesi ve Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30/01/2006 tarih ve 115 nolu Genelgesi göz önünde bulundurularak çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrası sırasında icra müdürü ile birlikte SHÇEK tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulundurulmasına azami derecede özen gösterilmesi,

 

Bu kişilerin sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi kullanarak icra müdürüne yardımcı oldukları ve bu iş için emek ve zaman harcadıkları göz önüne alınmak suretiyle bu kişilerin çocuğun teslim edileceği mahalle gelmeleri için yaptıkları masraflar ile harcadıkları emek ve zamanın karşılığının icra masrafları cümlesinden makul ve kabul edilebilir bir ücret takdir edilerek karşılanması,

 

13- Dairede Yapılan Satış Nedeniyle Haciz, Teslim ve Satış Harcı Alınamayacağı

 

‘’Daire dışı’’ olarak nitelendirilme imkanı bulunmayan adliye binası içerisindeki müzayede salonu ile özellikle çalışılan binanın bahçe veya müştemilatında bulunan mahallerde yapılan satışlar nedeniyle, denetim dönemini kapsayacak şekilde alınmaması gerektiği halde mevzuatın yanlış yorumlanması neticesi toplam … TL haciz, teslim ve satış harcı alındığı belirlenmiş, ilgililerin rızası ile fazlalıklar iade ettirilmiştir.

 

Personel Genel Müdürlüğü’nün 31/07/2014 tarihli 3717 sayılı Kanun’un uygulanması hakkındaki görüş yazısında da belirtildiği üzere daire dışı kavramının yorumlanmasında adliye binasındaki müzayede salonu, adliye koridoru, adliye binasının müştemilatı olan bahçe ve bahçedeki müzayede salonunun daire içi kabul edilerek, bu tür işlemlerde haciz, teslim ve satış harcının taraflardan tahsil edilmemesi, dolayısıyla işlemi yapan görevliye herhangi yol tazminatı tahakkuku ve ödemesi yapılmaması, ayrıca daire dışında aynı gün içinde bir dosyadan farklı adreslerde memur eliyle yerine getirilen her bir işlem için taraflardan haciz, teslim ve satış harcının ayrı ayrı tahsili ve aynı yönteme göre ilgilisine ödeme yapılacağı hususlarının hatırdan çıkarılmaması,

 

14- DSİ Genel Müdürlüğü ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Harçtan Muaf Olmadığı

 

DSİ Genel Müdürlüğü ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun alacaklı olduğu takiplerde harç alınmadığı görülmüştür.

 

662 sayılı KHK’nın 58. maddesi, Yargıtay 18. HD’nin 15/05/2012 tarih ve 5659 karar sayılı ilâmı uyarınca 02/11/2011 tarihinden itibaren DSİ Genel Müdürlüğü’nün, aynı Dairenin 20/06/2011 tarih ve 2011/4992 esas, 7438 sayılı kararı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun harçtan muaf olmadığının unutulmaması,

 

15- Döviz Üzerinden Yapılan Takiplerde, Cari Döviz Satış Kuru Üzerinden Türk Lirasına Çevrilerek Matrahın Bulunmasının İcap Ettiği

 

… esas sayılı Euro ve Dolar üzerinden yapılan icra takiplerinde, matrah belirlenirken Merkez Bankası döviz satış kuru yerine efektif satış kuru esas alınarak, dövizin Türk Lirası’na çevrildiği, harç ve vergilerin bu miktar üzerinden hesaplandığı anlaşılmıştır.

 

1211 sayılı Merkez Bankası Yasası’nın 4. ve 39. maddeleri ile Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 32 sayılı Karar’ın 5. maddesi ve Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 14 sayılı Damga Vergisi Genel Tebliği’nde belirtildiği üzere, işlemlerin konusunu yabancı ülke paraları teşkil ettiği ahvalde, yabancı paraların Türk Lirası karşısındaki değeri Merkez Bankası’nca belirlenen usuller çerçevesinde tespit edileceği dikkate alınarak T.C. Merkez Bankası’nın saptadığı, “cari döviz satış kuru” üzerinden Türk Lirası’na çevrilmesi suretiyle bulunacak matrahın esas alınacağının bilinmesi,

 

16- Fazla Alınan Cezaevi Yapı Pulu Harcının İadesi

 

… esas sayılı dosyasında fazla alınan … TL CEYP harcının Bakanlığın muvafakati aranmadan ilgilisine iade edildiği görülmüştür.

 

Bakanlık CTEGM’nin 04/03/1967 tarih ve 8226 sayılı Mütalâası’na göre icra takiplerinde yanlış hesap veya hatalı uygulama sonucu olarak fazla alınan cezaevi yapı pulu harcının icra müdürlüğünün vereceği kararla iadesi mümkün olmayıp, bu hususta Bakanlığın muvafakatinin alınması gerektiğinin hatırdan çıkartılmaması,

 

17- Feragat Halinde Harç Miktarı

 

… esas sayılı takip dosyalarında, hacizden önceki vazgeçme beyanının zabta geçmesinde %3,96 veya %4,55 ve … esas sayılıda da hacizden sonraki aynı beyandan ise %7,92 ile %9,10 oranında harç alındığı müşahede olunmuştur.

 

Harçlar Kanunu’nun 23. maddesinde belirtildiği gibi icra takibinden vazgeçme hâlinde, alınması gereken tahsil harcının yarı oranında tahsili gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

 

18- Genel Bütçeye Dâhil İdarelerin Aleyhindeki Takiplerden Tahsil Harcı Alınmayacağı

 

Sayıştay, Millî Savunma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin borçlu olduğu … esas sayılı takip dosyalarında, tahsil harcı alındığı müşahede olunmuştur.

 

5436 sayılı Yasa ile değişik 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’na bağlı (l) sayılı cetvelde 47 kamu idaresi genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmış bulunduğundan ve 01/01/2006 tarihinden sonra 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri aleyhindeki bu tür takiplerden tahsil harcı alınmaması gerektiğinin, bundan sonraki uygulamada nazara alınması,

 

19- Haciz Yapıldıktan Sonra Gerek Alacaklının Talebiyle Gerekse Süresinde Satış İstenmemesi Nedeniyle Haczin Kalkmasından Sonra Yapılan Ödemelerden Yüzde 7,92 Tahsil Harcı Alınması Gerektiği

 

… esas sayılı takip dosyalarının incelenmesinde; taşınır ve taşınmaz mal haczi yapıldıktan sonra gerek alacaklının talebiyle gerekse İİK 106. maddesinde belirtilen sürelerde hacizli malın satışının istenmemesi nedeniyle İİK 110. maddesi gereğince haczin kalkmasından sonra yapılan ödemelerden (veya takipten feragat ve haricen tahsil beyanlarından) haczin kalktığı gerekçesiyle (yüzde 3,96-1,98 veya 4,55-2,27) oranlarında tahsil harcı alındığı gözlenmiştir.

 

Haciz kalktıktan sonraki ödemelerden 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı 1 sayılı Tarife ve 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 3. maddesi uyarınca 01/01/2010 tarihinden itibaren yüzde 7,92; 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 5. maddesi gereğince 01/01/2013 tarihinden itibaren yüzde 9,10; takipten feragat ve haricen tahsil beyanlarından ise yarısı oranında tahsil harcı alınması gerektiğinin unutulmaması,

 

20- Haciz Tutanaklarına Alacak Miktarının, Haczin Yapıldığı Yer, Tarih ve Saatin Yazılması Gerektiği

 

… esas sayılılarda olduğu gibi, haciz tutanaklarına (alacak miktarının) ve haczin yapıldığı (tarih ve saat) ile (yerin) yazılmadığı gözlemlenmiştir.

 

İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 41. maddesinde belirtildiği üzere, haciz tutanağına (alacak miktarının) ve (haczin yapıldığı gün ve saati) ile (haczin ifa edildiği yerin) açıkça yazılmasına özen gösterilmesi,

 

21- Hacizler İçin Gayrimenkulün Bulunduğu Mahalle Gidilmesi Gerektiği

 

… esas sayılı takip dosyalarında olduğu gibi, haczedilmiş taşınmazın muhafazası için mahalline gidilmediği belirlenmiştir.

 

Kayden veya fiilen haciz talepleriyle bağlı kalınmak kaydıyla, İcra ve İflâs Kanunu’nun 85. maddesi esaslarına göre haczedilmiş gayrimenkulün muhafazası için aynı kanunun 91. maddesinde öngörülmüş tedbirlerin alınmasıyla yetinilmeyip, 102. maddedeki hususları içeren haciz tutanağının düzenlenmesi ve kıymet de dâhil olmak üzere bu tutanağa yazılacak hususların tespiti için taşınmazın bulunduğu mahalle gidilmesi gerektiğinin hatırda tutulması,

 

22- Hacizlerde Borçlunun Bulunmaması – İmza

 

Hacizlerde borçlunun bulunmaması nedeniyle işlem yapılamadığına dair düzenlenen tutanakların, görevli memur ve şoför tarafından imzalanmasıyla yetinildiği saptanmıştır.

 

Bu gibi hâllerde, düzenlenecek tutanakların inandırıcı olması bakımından, hacze giden memurdan başka mahalle muhtarı veya komşuları gibi üçüncü şahısların imzaları ile tevsikinin usul ittihazı,

 

23- Hacizlere Sürekli Aynı Sürücülerle Gidilemeyeceği

 

Hacizlere genellikle (AA) ve (BB) isimli sürücülerle gidildiği müşahede edilmiştir.

 

Araç sahipleri arasında eşitliği sağlamak bakımından, şüpheyi davet edebilecek sakıncalı olan bu uygulamadan derhal vazgeçilmesi,

 

24- Hacizlerde Motorlu Araç, Beyaz Eşya, Bilgisayar ve Benzeri Menkul Malların Belirgin ve Önemli Vasıflarının Belirtilmesi

 

… talimat sayılılarda haczedilen (haczedilerek yediemine teslim edilen) motorlu araç, televizyon, buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, fırın ve masaüstü veya dizüstü bilgisayar gibi değerli eşyaların hacizlerinde, seri numaraları, marka, tip, model, eskilik ve yenilik dereceleri, faal olup olmadıkları, bandrol numaraları, motorlu araçların motor ve şasi numaraları ile akü ve lastik durumları, bilgisayarların işlemci, hafıza, monitör gibi önemli özellikleri ile diğer önemli vasıflarının tam ve ayrıntılı biçimde tutanaklara geçirilmediği tespit edilmiştir.

 

Taraflar arasında doğabilecek ihtilafları ve karışıklıkları önlemek maksadıyla haczedilen motorlu araç, televizyon, buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, fırın ve masaüstü veya dizüstü bilgisayar gibi değerli eşyaların belirgin ve önemli niteliklerinin, bu cümleden olarak marka, tip, model, seri numarası ve eskilik yenilik dereceleri ile faal olup olmadıklarının, bandrol numaraları ile motorlu araçların motor, şasi numaraları, akü ve lastik durumlarının, bilgisayarların işlemci, hafıza, monitör gibi önemli özelliklerinin tam ve ayrıntılı biçimde ileride niza çıkmasını engelleyecek şekilde tespit edilmesi ve haciz tutanağına da yazılması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

 

25- Hacze Geç Gitme

 

Genellik arz etmemekle birlikte, bir kısım haciz işlemlerine 10-15 günlük gecikmelerle gidildiği belirlenmiştir.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 79. maddesine göre haczin, talep ve masrafın kasaya girmesini müteakip üç gün içinde yapılması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

 

26- Hacze Gitmek İçin Dışarıdan Çağrılan Gerçek veya Basit Usulde Gelir Vergisi Mükellefi Olan Taksilere ve ATGV İktisadi İşletmesine Ait Araçlara Ödenen Ücretlerden Gelir Vergisi Kesintisi Yapılmaması Gerektiği

 

İcra Müdürlüğünce hacze gitmek üzere dışarıdan çağrılan taksilerin veya araçların gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyetleri olup olmadığının araştırılmadığı,

 

Bu cümleden olarak,

 

  1. a) … esas sayılılarda; gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti olan taksilere ve (ATGV İktisadi İşletmesine ait araçlara) ödenen ücretlerden yüzde 15 oranında gelir vergisi tevkifatı (kesintisi) yapılarak Maliyeye yatırıldığı,

 

  1. b) … esas sayılılarda; gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti olan taksicilere ve (ATGV İktisadi İşletmesine ait araçlara) yapılan ödemeler nedeniyle gelir vergisi tevkifatı yapılmamakla birlikte ilgili taksicilerden (ve işletmeden) fatura alınmadığı,

 

  1. c) … esas sayılılarda ise; gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan taksicilere veya araç sahiplerine ödenen ücretlerden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı,

 

Saptanmıştır.

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasında “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilânço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” Hükmü yer almakta olup, kimlere yapılan ödemelerden kesinti yapılacağı ise alt bentlerde sayıldığından bu madde hükmüne göre bir ödemenin tevkifata tabi tutulabilmesi için ödeme yapacak kişi ve kurumun maddenin birinci fıkrasında sayılanlardan olması ve ödemenin bentler halinde sayılan ödemelerden birisine girmesi gerektiğinden İcra Müdürlüğünün kamu kuruluşu olması sebebiyle yapacağı ödemelerden kesinti yapması gerekmekle birlikte hacze gitmek üzere dışarıdan çağrılan taksicilere ve ATGV İktisadi İşletmesine ait araçlara ödenen ücretler anılan Yasa’nın 94. maddesinin alt bentlerinde belirtilen ödemelerden hiç birisine girmediğinden, ayrıca bu işleri yapan taksicilerin gelir vergisi mükellefiyetlerinin (gerçek veya basit usulde) bulunması ve yıllık beyanname vermeleri nedeniyle gelir vergisi kesintisi yapılamayacağının hatırlanması,

 

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesine göre “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika” olduğundan ve aynı Yasa’nın 232. maddesine göre de maddede sayılanların fatura vermesi mecburi bulunduğundan söz konusu hizmet nedeniyle icra müdürlüğünce yapılacak ödemeler karşılığında ilgililerden fatura istenmesinin de zorunlu olduğu göz önünde bulundurularak fatura alınmadan alakalılara ödeme yapılmamasına özen gösterilmesi,

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/2 maddesi gereğince gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan taksicilere veya araç sahiplerine hizmet karşılığı yapılan ödemeler üzerinden kanuni oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılarak süresinde Maliyeye yatırılmasının unutulmaması,

 

27- Harç Hesabının Neye Göre Yapılacağı

 

… esas sayılı ilâmlı takipte … TL alacağın … TL mahkeme harcı, … TL masrafın harca esas alındığı, buna mukabil takip talebi dolduruluncaya kadar işleyen ve alacaklı tarafından başlangıçta istenen … TL birikmiş faiz ile … TL ücreti vekâletin buna katılmadığı anlaşılmıştır.

 

Bakanlığın 20/01/1955 gün ve 970 sayılı Mütalâaları gereğince, takip masrafları dışında kalan ve icra takibinden evvel yapılmış bulunan bu kabil masraf ve işlemiş faizlerin asıl alacak miktarına dahil edilmesi ve harç tahakkuklarının da hasıl olacak miktar üzerinden hesaplanması,

 

28- Cezaevi Yapı Harcı Hâsılatının Yatırılmasında Gecikme

 

Kalem denetimi sırasında;

 

- Cezaevi yapı harcı hâsılatlarının gecikmelerle merciine yatırıldığı,

 

2013, 2014, 2015 ve 2017 yıllarında tahsil edilen cezaevi yapı harçların bir bölümünün 68 güne varan gecikmelerle mahalli bankadan İşyurtları hesabına aktarıldığı,

 

Beyan ve müşahede edilerek yanlış uygulamaya son verilmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 7/son maddesi gereğince, cezaevi yapı harcı hasılatının, tahsil edildiği günün en geç ertesi günü mesai bitimine kadar ilgili banka hesabına yatırılması gerektiğinin bilinmesi,

 

Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu’nun “İşyurtları Uygulamaları” konulu 14/01/2010 tarih ve 137/3 sayılı genelgesinin “BEŞİNCİ BÖLÜM”, “İşyurtları Gelirler ve Vergi İşlemleri”, “İşyurtları Kurumu Gelirleri” kenar başlıklı (I) maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince, 2548 sayılı Kanun’un 1 inci maddesine göre tahsil edilip mahalli bankaya yatırılan harçların online (aynı gün) olarak Adalet Bakanlığı İşyurtları Kurumunun Türkiye Vakıflar Bankası Ankara Adliye Sarayı Şubesi nezdinde bulunan TR75 0001 5001 5800 7290 4927 90 IBAN numaralı hesabına aktarılması gerektiğinin unutulmaması,

 

29- Harçların Ödenmemesi Hâlinde İhalenin Feshedileceği

 

… esas sayılı dosyalarda, alacağına mahsuben alacaklıya ihalesi yapılan menkul malın gerektirdiği tahsil ve cezaevi yapı harcının alıcının ödemeden kaçınması üzerine, menkulün teslim edilmediği, ancak müdürlükçe başka işlem de yapılmadığı belirlenmiştir.

 

İhaleye iştirak eden alacaklı, yatırmak zorunda olduğu ihale bedeline mahsuben alacağını takas edebilirse de ihaleye müteferrik diğer rüçhanlı alacak ve harçları ödemek mecburiyetinde olup, ihale üzerinde kaldığında, kendisinden talep olunan harçları ödemeden kaçındığı takdirde, tahakkuk eden cezaevi yapı harcını icra müdüründen başka tahsil edecek bir merci bulunmadığı da dikkate alınarak, ihalenin feshi gerektiğinin bilinmesi, İcra ve İflâs Kanunu’nun 118. ve 133. maddelerinin uygulamada nazara alınması,

 

30- Hisseli Arazilerin Satışı

 

… esas sayılı dosyalarda satışı yapılmaya çalışılan arazilerin paylı satışının mümkün olmadığına dair tapu kaydında şerh bulunmasına rağmen borçluya ait hissenin satış işlemlerinin yürütüldüğü belirlenmiştir.

 

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun 6. ve 13. maddeleri uyarınca bu kapsamda kalan arazilerin paylı satılması sınırlandırıldığından, satışa konu tarım arazisinin tapu kaydında bu anlamda bir şerh bulunup bulunmadığına dikkat edilmesi,

 

31- İcra Takip Masraflarının Matraha Dâhil Edilmeyeceği

 

İcra takip masraflarının matraha dâhil edilmesi sonucu, gerektiğinden fazla harç alındığı, saptanmıştır.

 

492 sayılı Kanun’a ekli 1 sayılı Tarifenin B-I-3 pozisyonunda değeri belli olan icra takiplerinde, tahsil harcının belli olan değer yani takibe konu alacak üzerinden alınması, Bakanlığın 20/01/1955 gün 970 sayılı Mütalâaları uyarınca; icra takip masraflarının harcın hesabında matraha dahil edilmemesi, 03/02/1969 gün ve 3050 sayılı Mütalâası’na göre de, ilâmların icrasında, ilâmda yazılı asıl alacak ile yargılama giderleri toplamından tahsil edilen meblağın tahsil harcına ve Cezaevi yapı pulu harcına matrah teşkil edeceğinin, icra masraflarının sözü edilen harçların hesaplanmasında matraha dahil edilmemesi gerektiğinin bilinmesi,

 

32- İcra Emanet Paralarına İlişkin Faizlerin Maliyeye Aktırılması Gerektiği

 

İcra kasasına alınan paralara işleyen faizlerin yıl sonlarında tahsilât makbuzu kestirilip reddiyatla anaparaya ilave edildiği saptanmıştır.

 

İcra kasasına giren emanet paraların faizlerinin Harçlar Kanunu’nun 36/1. maddesi gereğince devlete ait olduğunun, bu itibarla yıl sonlarında işleyen faizlerin tahsilât makbuzu ile bankadan alınıp reddiyat makbuzu kesilmek suretiyle hazineye irad kaydedilmesi gerektiğinin unutulmaması,

 

33- İhale Damga Vergisi Miktarı

 

… esas (talimat) sayılı dosyaların incelenmesinde, satışı yapılan menkul ve gayrimenkullerin satış bedeli üzerinden ihale damga resmînin binde 6,6 oranında alındığı saptanmıştır.

 

488 sayılı Kanun’a bağlı (1) sayılı Tablonun II-Karar ve Mazbatalar Bölümünün 2. maddesi ile 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 2. maddesi uyarınca, ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan daire ve kurumların yetkili organlarınca verilen her türlü ihale kararlarından, binde 5,69 (01/01/2010 tarihinden itibaren binde 4,95; 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 4. maddesi gereğince 01/01/2013 tarihinden itibaren binde 5,69) oranında damga vergisi alınması gerektiğinin bilinmesi,

 

 

34- İhale Damga Vergisi Alınması İçin Satışın Kesinleşmesi Gerektiği

 

… esas sayılı dosyada, … İli … Mahallesinde kain, tapuda … ada … sayılı parselde kayıtlı … m2 arsa niteliğindeki taşınmazın … tarihinde …TL. bedel karşılığı satışından,

 

… esas sayılı dosyada menkul malın….TL bedelle satışından,

 

Alıcı tarafından ihale bedelinin ödenmemesine bağlı olarak satışın düşmesine, ihalenin kesinleşmemesine rağmen … TL ihale damga vergisi alındığı anlaşılmıştır.

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 18/04/2000 tarih ve 2000/5210 esas, 2000/6175 karar sayılı içtihadı ile Danıştay 11. Dairesi’nin 70/2312 esas ve 71/603 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, icra dairesince ihale sonucu düzenlenen tutanak ancak satışın kesinleşmesi ile hüküm ifade edeceğinden ihale kesinleşmeden ihale damga vergisi alınamayacağının hatırdan çıkarılmaması

 

35- İhalenin Kesinleşmesi Üzerine Tapu Sicil Müdürlüğüne veya Trafik Tescil Müdürlüklerine Gönderilen Tescil Yazılarına Alıcının ve Borçlunun Kimlik Bilgilerinin Yazılıp Tescil Belgelerinin Eklenmesi

 

… sayılılarda gerçek şahsa yapılan ihalenin kesinleşmesinden sonra tapu sicil ve trafik tescil müdürlüklerine gönderilen tescil yazılarında, alıcının fotoğrafının yapıştırılmadığı, alıcının ve satıcının kimlik bilgileri ile satışı yapılan emvale ilişkin yeterli bilgilerin eksik yazıldığı ve sicil kaydının ilgili yazıya eklenmediği görülmüştür.

 

Muhtemel yolsuzlukların önlenmesi amacıyla, ihale alıcısının gerçek kişi olması durumunda, HİGM’nin 13/05/2010 tarih ve 2008/2253/14879 sayılı görüş yazıları ve 17/08/2013 tarihli 28738 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tapu Sicili Tüzüğü’nün 18/2 ve 20/1-d maddeleri de nazara alınarak mezkûr yazıya yeni malikin fotoğrafının yapıştırılıp onaylanması, alıcı ve satıcının kimlik bilgileri ile satılan emvale ilişkin yeterli bilgilerin derç edilmesi ve satılan emvale ilişkin tescil belgesinin bir suretinin eklenmesinin usul edinilmesi,

 

36- İhtiyati Haciz – Harç

 

… esas sayılı takip dosyasında, ihtiyati hacizden sonra ödeme emrinin tebliğini takiben itiraz süresi içinde borcunu ödeyen borçludan, %3,96 veya %4,55 yerine %7,92 ile %9,10 oranında tahsil harcı alındığı anlaşılmıştır.

 

İhtiyati hacizle ilgili takiplerde ödeme veya icra emrinin borçluya tebliğinden itibaren İcra ve İflâs Kanunu’nun 264 maddesinde öngörüldüğü biçimde itiraz edilmediği ya da tetkik merciinde itirazın kaldırılması ile kesin hacze dönüşmesine kadarki safhada Bakanlık HİGM’nin 18/07/1983 tarih ve 168 sayılı Mütalâa’ları, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı 1 sayılı Tarife ve 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 3. maddesi uyarınca 01/01/2010 tarihinden itibaren yüzde 3,96; 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 5. maddesi gereğince 01/01/2013 tarihinden itibaren yüzde 4,55, haczin kesinleşmesinden sonra satışa kadar olan safhada da ise bu oranların iki katı olan %7,92 veya 9,10 tahsil harcı tahakkuk ve tahsil edilmesi gerekip, daha önceki ödemelerin harca tabi bulunmadığının bilinmesi,

 

 

37- İhtiyati Haciz Kararındaki Vekâlet Ücreti

 

İhtiyati haciz kararında yazılı bulunan vekâlet ücretinin tahsili yönünde takip talebinde bulunulduğu ve talebin kabul edilerek tahsili yönünde işlemlere girişildiği görülmüştür.

İhtiyati haciz kararında yazılı ücreti vekâletin tahsili yönünden takip talebinde bulunulduğu takdirde, yerine getirilmesi gereken ilâma müstenit bir takibin mevcudiyetinden söz edilemeyeceği cihetle, neticede hükümle birlikte infazı kabil hale geleceğinden talebin reddi gerektiğinin bilinmesi,

 

38- İkinci İhalede Satışın İlandan En Az 7 Gün Sonra Yapılacağı

 

… sayılı talimat dosyasında, gayrimenkul kendisine ihale olunan kimsenin verilen süre içinde parayı yatırmaması üzerine ihalenin feshi ile yeniden satışa çıkarıldığı, ilan tutanağında satışın ilan tarihinden itibaren (7) gün içinde yapılacağının yazıldığı, bu hatalı işlem sonucu vaki itiraz üzerine, yeniden satış ilanı yapılmak zorunda kalındığı saptanmıştır.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 133. maddesi uyarınca, gayrimenkul kendisine ihale olunan veya kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimsenin teklifi kabul etmemesi üzerine icra müdürlüğünce hemen arttırmaya çıkılacağı, bu arttırmanın da ilgililere tebliğ edilmeyip, satışın ilandan itibaren en az (7) gün sonra yapılacağının unutulmaması,

 

39- İlâmlı Takipte Yenilemenin Harca Tabi Olmadığı

 

… esas sayılı ilâmlı takipte … tarihindeki yenilemede başvurma harcı alındığı gözlenmiştir.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 78/son maddesi uyarınca, ilâmlı takiplerin yenileme işlemlerinin harca tabi olmadığının benzeri işlemlerde nazara alınması,

 

40- İlamsız Takipte Yenilemede Harç Alınacağı

 

… esas sayılı ilâmsız takip dosyasının yenileme talebinden harç alınmadığı görülmüş, noksanlık tamamlattırılmıştır.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 78/son madde ve fıkrasına göre, ilama müstenit olmayan takiplerde, yenileme talebi üzerine yeniden harç alınması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

 

41- İlâmsız Takip Dosyalarında, Takip Talebinde Bulunan Alacaklılardan Borçlunun Yapabileceği İtirazın Tebliği İçin Avans Alınmadığı

 

Genel uygulama olarak ilâmsız takip dosyalarında, takip talebinde bulunan alacaklılardan borçlunun yapabileceği itirazın tebliği için avans alınmadığı beyan ve müşahede edilmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 59. maddesi “alacaklı … takip talebinde bulunurken borçlunun 62. maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder” hükmünü içerdiğinden, bu tür masrafların peşinen tahsili suretiyle anılan maddeye işlerlik kazandırılması veya takip talebi veren alacaklıdan itiraz vuku bulursa, kendisine tebliğ istemediği yolunda beyan ve imza alınması,

 

 

 

42- İnfazdan Kaldırma İşleminin Tutanağa Yazılacak Bir Kararla Yapılması Gerektiği

 

İnfaz, feragat, haricen ödeme, takipsizlik gibi sebeplerle işlemden kaldırılan dosyalarla ilgili olarak hiçbir karar verilmeksizin dosyanın dış kapağına ya da tutanağa “infaz”, “hitam” “M.K.”, “A.T.” sözcükleri yazılmak suretiyle esasın kapatıldığı saptanmıştır.

 

İnfazdan kaldırma muamelesi dosyayı sonuçlandıran ve esası kapatan hukuksal sonuç doğuran bir işlem olduğundan bunun UYAP ortamında veya dosya içerisindeki tutanaklara yazılacak bir kararla belirlenmesinin usul edinilmesi, ayrıca konuya ilişkin İİK Yönetmeliği’nin 20. maddesinin gözden uzak tutulmaması,

 

43- İş Bölüm Tutanakları ve Kasa Hesaplarının Müdür Tarafından Yürütüleceği

 

Dairede yapılan işbölümü tutanaklarının tetkikinde;

 

Harç ve cezaevi yapı harcı bedellerinin tahsili, yevmiye defterine kaydedilip merciine yatırılması görevinin icra müdür yardımcısına bırakıldığı gözlenmiştir.

 

İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 110/1. maddesi uyarınca, kasa hesaplarının mutlaka müdür tarafından tutulmasının zorunlu olduğunun ancak dosya, defter ve kartonların saklanmaları konusunda iş dağılımı ile görevlendirme yapılabileceğinin hatırlanması,

 

44- İş Mahkemeleri Tarafından Gündelikleri veya Aylık Ücretleri 16 Yaşını Doldurmuş İşçiler İçin Belirlenen Asgari Ücreti Geçmeyen İşçiler ve Çıraklar Lehine Hükme Bağlanmış Olan Hak ve Alacakların Takibinde Başvurma Harcı Alınmayacağı, Aksi Halde Alınması Gerektiği

 

a)… esas sayılılarda, iş mahkemesi tarafından gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmeyen işçiler ve çıraklar lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alındığı,

 

b)… esas sayılılarda, iş mahkemesi tarafından gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçen işçiler ve çıraklar lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alınmadığı saptanmıştır.

 

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 01/01/2005 tarihinde yürürlüğe giren 30/12/2004 tarih ve 5281 sayılı Yasa’nın 43/3-j maddesi ile değişik 123/2 maddesindeki “İş Kanunu’na tabi işçilerin ve çırakların iş mahkemelerindeki dava ve bu mahkemelerden almış oldukları ilamların takiplerinde harçtan muafiyet, gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgarî ücreti geçmeyen işçiler ve çıraklar hakkında uygulanır.” Hükmü gereğince iş mahkemeleri tarafından gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçmeyen işçiler ve çıraklar lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alınmaması, aksi halde gündelikleri veya aylık ücretleri 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenen asgari ücreti geçen işçiler ve çıraklar lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde başvurma harcı alınması gerektiğinin anımsanması,

 

45- İşlemlerin Gerçekleştirilmesi Sırasında Gereken Dikkat ve Özenin Gösterilmediği

 

Dosyalarının tetkikinde bir kısım usuli hatalar yapılabildiği, bu bağlamda;

 

… sayılıların satış şartname ve ilanlarında alınması gereken damga vergisi ve/veya KDV oranlarının belirtilmediği,

 

… sayılılarda hacze katılan şoförlerin imzasının alınmadığı,

 

… sayılılarda haczi yapan memurun ad ve soyadının yazılmadığı,

… sayılılarda takip talebinde bulunmayan rehin veya ipotek alacaklısına açık artırmaya konu malın satışına muvafakat edip etmediğinin sorulmadığı,

 

… sayılıda 24/08/2010 tarihinde açık artırma ile satılan kamyonun takdir edilen kıymeti 50.000,00 TL ve gazete ilan satış masrafının 298,00 TL olmasına rağmen ikinci artırmada % 40 + paraya çevirme masrafının altında kalacak şekilde 20.250,00 TL ye satışının gerçekleştirildiği,

 

… sayılıda 2010 yılında açık artırmaya sunulan 129 metrekare net kullanım alanlı meskenin kıymet takdir raporunda bina içinden bodruma iniş ve çatıya çıkış merdivenlerinin mevcut olup kıyılarının demir profille kaplı olduğunun belirtilip, ilanı da bu şekilde yapılmasına rağmen fiilen bodrumun mevcut olup olmadığı, meskenin dubleks yapı niteliğinde bulunup bulunmadığı, net kullanım alanının ne kadar olduğu hususlarının belirlenmeden satış işleminin yapıldığı, 

 

… sayılıda, kıymet takdiri için yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ve satış ilanında satışa konu taşınmazın esasa müessir özelliklerinin belirtilmemesi suretiyle ihaleye katılımın etkileneceği ölçüde usuli hatalar yapıldığından bahisle ihalenin feshine karar verildiği,

 

… sayılıda, 4.280,39 TL olan takip talebine mukabil bir başka dosya için tahsil edilen 35.994,33 TL paranın sehven bu dosyaya girildiği fark edilerek tahsilattan 8 ay sonra reddiyatla çıkış yapıldığı gibi bu dosyaya yapılan tahsilatın bir başka dosya adına kaydedildiği görülmekle gecikmeli olarak mevcut dosyaya alınabildiği,

 

… sayılı rehinli alacak konulu takipte, talep 67.000,00 TL olduğu halde iki ayrı ödeme halinde toplam 56.000,00 TL tahsil edildikten sonra rehin açığı belgesi de düzenlenmeksizin dosyanın infaz edildiğinden bahisle kapatıldığı, 

 

… sayılıda, satılan taşınmazın büyüklüğü 98 metrekare olduğu halde, gazete ilanında 988 metrekare olarak belirtildiği,

 

… sayılıda, ihale alıcılarına satış bedelini yatırması için kaç günlük süre verildiğinin tutanağa yazılmadığı,

 

Fark edilmiştir.

 

Hak kaybına yol açmamak, ihalenin feshine veya takibin uzamasına neden olabilecek bu ve benzeri yanlışlıklardan kaçınılması,

 

46- İşi Biten Dosyaların Derdest Olarak Tutulmayacağı

 

Bazı dosyaların uzun zamandan beri işlemsiz kaldıkları, bazı dosyaların ise infaz olundukları halde, esas kayıtlarının kapatılmaması suretiyle derdestler arasında tutulduğu gözlenmiştir.

 

HİGM’nin 15/06/1966 gün ve 12903 sayılı Mütalâaları’nda açıklandığı üzere, İİK’nın 39, 78/2-4, 106. ve 110. maddeleri göz önüne alınarak dosyaların işlemden kaldırılması hususunun düşünülmesi, infaz olunan dosyalarla ilgili esas defteri kayıtlarının İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 4. maddesine göre kapatılmasının unutulmaması,

 

47- İpoteğin – Rehnin Paraya Çevrilmesi – Harç Miktarı

 

… esas sayılı dosyada, … TL alacağın ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle tahsili talebi üzerine, yapılan kıymet takdirinden sonra tespit edilen satış günü borcun ödenmesi nedeniyle … TL. yerine … TL. fazlasıyla … TL harç alındığı,

 

… esas sayılı dosyada, tahsil harcının, paraya çevrilme işleminden önce ödeme sebebiyle %3,96 veya %4,55 yerine %7,92 ile %9,10 olarak alındığı saptanmıştır.

 

Rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde, alacağın teminatı olan şeyin haczi söz konusu olamayacağından, bu tür takiplerden alınacak tahsil harcının, alacak ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine satıştan önce alınmışsa 492 sayılı Yasa’ya bağlı (1) sayılı Tablonun (B/I-3-a) bendi, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı 1 sayılı Tarife ve 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 3. maddesi uyarınca 01/01/2010 tarihinden itibaren yüzde 3,96; 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 5. maddesi uyarınca 01/01/2013 tarihinden itibaren yüzde 4,55 rehnin satılması suretiyle tahsil edilmişse, aynı tarifenin B/I-3-c bendi ve anılan Kararnamelere göre 01/01/2010 tarihinden itibaren yüzde 9,9; 01/01/2013 tarihinden itibaren yüzde 11,38 oranında alınması gerektiğinin unutulmaması,

 

48- Kamulaştırma Ödemeleri

 

Devlet Su İşleri, Karayolları gibi kuruluşların kamulaştırma paralarının icra müdürlüklerinde ödenmesi sırasında damga vergisi kesintisi yapıldığı görülmüştür.

 

17 Kasım 1999 gün ve 23879 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 1999/5 esas ve 4938/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme kararı ve aynı doğrultudaki Danıştay 7. Dairesinin 28/02/2000 gün ve 1999/2300–2000/648 sayılı içtihadı ile; resmî daireler lehine yapılan kamulaştırmalarda kamulaştırma hazırlığı dâhil itiraz üzerine kesinleşen kamulaştırma bedelleri ile açılan tezyidi bedel davaları sonucunda tespit edilen miktarların ödenmesi sırasında damga vergisi kesintisi yapılmaması,

 

49- Karayolları Genel Müdürlüğü Aleyhine Yürütülen İcra Takibinden Tahsil Harcı Alınmayacağı

 

… esas sayılıda, Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine yürütülen icra takibinde 01/01/2006 tarihinden sonra yapılan ödemeden tahsil harcı alındığı saptanmıştır.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28/09/2012 tarih 2012/5-452 esas, 2012/634 karar sayılı ilamı ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasına göre harçtan muaf bulunduğunun anımsanması,

 

50- Kasada Hesabında Fazla Harç Bulundurulması

 

Denetime başlanıldığı gün kasa harç hesabında … miktarında fazla para bırakıldığı saptanmıştır.

 

Adalet Bakanlığı Müsteşarlık Makamının 04/01/2013 tarihli 6352 sayılı Kanun İle Değiştirilen İcra ve İflas Kanununun Uygulanmasına Dair Yazılarına istinaden; POS cihazı kurulumu yapılan icra ve iflas dairelerinde gün içinde tahsil edilen harçların Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 549/3 maddesi ile bu yönetmeliğe istinaden çıkarılan Parasal Oranlar ve Limitler Hakkındaki Tebliğ hükümlerine bağlı olmaksızın, aynı gün saat 16:30’da; 16:30’dan sonra tahsil edilen harçların ise ertesi iş günü tahsil edilecek miktarla birlikte en geç o gün saat 16:30’da saymanlık hesabına aktarılması için bankaya elektronik ortamda veya yazılı talimat verilmesi,

 

POS cihazı kurulumu yapılmamış icra ve iflas dairelerinde ise Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 549/3 maddesi ile bu yönetmeliğe istinaden çıkarılan Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün her yıl yayımlanan parasal sınırlar hakkındaki genel tebliğinde belirtilen meblağın kasada tutulmayarak gün sonunda maliye veznesine yatırılması,

 

Gerektiğinin bilinmesi,

 

51- Katma Değer Vergisi

 

Mahiyetleri, birlikte tanzim edilen ve mal müdürlüğüne tevdi olunan tutanakta açıklandığı üzere; yapılan gayrimenkul satışlarından toplam … TL tutarında katma değer vergisinin tahakkuk ve tahsil olunmadığı,

 

Bir kısım menkul/gayrimenkul satışlarında da 2012 yılı içerisinde Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan KDV oranlarındaki değişikliklere dikkat edilmediği,

 

Saptanmıştır.

 

Adalet Bakanlığı HİGM’nin 24/03/1985 gün ve 2-49-7486 sayılı Mütalâası’na ekli Maliye ve Gümrük Bakanlığı, GGM’nin 25/02/1985 tarih ve KDV/2601001-75-13282 sayılı Genelgesi’yle, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-d maddesi hükmüne göre cebri icra, izale-i şüyu gibi muamelelere ilişkin müzayede mahallerinde yapılan hak, menkul ve gayrimenkul mal satışlarının katma değer vergisine tabi bulunduğunun hatırlanması,

 

17/07/2002 tarih ve 4480 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yapılan düzenlemeye göre; 01/08/2002 tarihinden sonra ve hâlen (I) sayılı listede yer alan, net alanı 150 m2 ye kadar olan konut teslimlerinin % 1, bunun dışında kalan konutlar ve arsa, tarla ve dükkân satışlarının % 18 oranında KDV’ye tabi bulunduğunun benzer işlemlerde göz önünde bulundurulması,

 

Bilindiği gibi, Katma Değer Vergisi kanununun 28 ve 29. Maddelerine istinaden yayınlanan 2009/14802 sayılı BKK ile; 17/03/2009-15/06/2009 tarihleri arasında uygulanmak üzere net alanı 150 metrekare ve üzerinde olan konut teslimlerinde KDV oranı % 8 e, 2009/14812 sayılı BKK ile 30/03/2009-30/06/2009 tarihleri arasında uygulanmak üzere işyerleri (bina ve/veya bağımsız bölüm şeklinde olanlar ) teslimlerinde uygulanan KDV oranı % 8 e, tekstil ve imalatta kullanılan bazı sanayi makineleri ve tezgahları, evde kullanılan mobilya ,bilgisayar,bilişim ve büro mobilyalarının teslimlerindeki KDV oranı % 8 e indirilmiş bu defa 2009/15081 sayılı BKK ile 30/03/2009 tarihinden itibaren mobilya ve bilgisayar teslimlerindeki indirim oranı uygulaması 30/09/2009 tarihine kadar uzatıldığı, bu tarihten sonra yeniden eski oranlara dönüldüğünün unutulmaması,

 

24/12/2012 Tarihli ve 2012/4116 sayılı kararnamenin 7. maddesi ile 24/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01/01/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının tespitine ilişkin kararın 1 inci maddesine eklenen (6) numaralı fıkrada; “(I) sayılı listenin 11 inci sırasında yer alan net alanı 150 m2’ye kadar konutlardan 10/07/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki Büyükşehirlerde (16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında rezerv yapı alanı ve riskli alan olarak belirlenen yerler hariç), lüks veya birinci sınıf inşaat olarak yapılan ve ruhsatın sonradan revize edilip inşaat kalitesinin yükseltilmesi hali de dahil olmak ve 01/01/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, yapı ruhsatının alındığı tarihte arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine istinaden tespit edilen arsa birim m2 vergi değeri;

 

  1. a) Beşyüz Türk Lirası ile bin Türk Lirası ( bin Türk lirası hariç ) arasında olan konutların tesliminde bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen vergi oranı,(madde 1- c) ekli (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için, % 8 )

 

b)Bin Türk Lirası ve üzerinde olan konutların tesliminde ise bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranı, (madde 1–a) ekli listelerde yer alanlar hariç olmak üzere, vergiye tabi işlemler için % 18 ),

 

Oranlarının uygulanması gerektiğinin göz ardı edilmemesi,

 

52- Kredilerin Temini ve Geri Ödenmesi İçin Bankalar Tarafından Yapılan İcra Takiplerinden Harç Alınmadığı

 

Esas sayılılarda kredilerin temini ve geri ödenmesi için bankalar tarafından yapılan icra takiplerinden harç alınmadığı görülmüştür.

 

15/06/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6322 sayılı Yasa ile 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 123. maddesinde yapılan değişiklik sonucu bu konuda bankalara tanınan ayrıcalık kaldırıldığından bu tarihten itibaren kredi sözleşmelerinin temini ve geri ödenmesi için yapılan takiplerden harç alınması gerektiğinin bilinmesi,

 

53- Maliye Hazinesinin Alacaklı Olduğu Takiplerde, Cezaevi Yapı Harcı Alınması Gerektiği

 

Maliye hazinesinin alacaklı olduğu takiplerle ilgili olarak … esas sayılı dosyalarda … TL’nın tahsilinden … TL cezaevi yapı harcı alınmadığı görülmüş, ikmali sağlanmıştır.

 

  1. GGM’nin 28/11/1989 tarih 127252-8/70219 nolu Genelgesi’nde açıklandığı üzere, 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince tahsili gereken cezaevi yapı harcı, Harçlar Kanunu’nun 1 ve 3 sayılı Tarifeleri kapsamında bulunmadığından ve anılan Yasa’da devlet alacaklarının bu yolla tahsilinden cezaevi yapı harcı alınmayacağına dair bir hüküm bulunmadığından, cezaevi yapı harcının Hazinenin alacaklı olduğu takip dosyalarından da alınması gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması,

 

54- Çilingir ve Araç Sürücülerine Ödenen Ücretler ile Kıymet Takdirine İlişkin Masrafların Haricen Ödenmeyeceği

 

Bir kısım dosyalarda hacze götürülen araç sürücüleri, çilingir ve hamallara tahakkuk ettirilen paralar ile kıymet takdirine ilişkin masrafların kasaya alınmadan, tutanak altına hak sahiplerinin imzaları alınmak suretiyle haricen ödendiği belirlenmiştir.

 

Haciz ve benzeri işlemlerle ilgili olarak, İcra ve İflas Kanunu’nun 59. maddesine göre alınacak masrafların İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 6, 61, 62 ve 112. maddeleri gereğince, tahsilât makbuzu kesilerek kasaya alınması, hak sahiplerine yapılacak ödemelerin de reddiyat makbuzu ile kasadan çıkışlarının sağlanması, suizanı davet edebilecek benzeri hatalı uygulamadan derhal vazgeçilmesi,

 

55- Men’i Müdahale – Harç ve Cezaevi Yapı Harcı Miktarı

 

… esas sayılı müdahalenin men’ine dair takiplerde, maktu harcın … lira olarak alınmasına rağmen, cezaevi yapı harcının … lira olarak tahsil olunduğu görülmüş, noksanlık ikmal ettirilmiştir.

 

2548 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ‘kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrasında, tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır’ hükmüne göre cezaevi yapı harcı miktarının … liraya yükseltildiğinin hatırlanması,

 

56- Menkul Teslimi – Harç Alınacağı

 

Menkul teslimini içeren … sayılı dosyada, icranın yerine getirilmesinde tahsil harcı alınmadığı saptanmıştır.

 

Konu ile ilgili bulunan 492 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ile aynı Yasa’ya bağlı (1) sayılı Tarifenin B-İcra ve iflas harçları kısmının I- İcra harçları bölümünün 3/g alt bölümünün amir hükmüne uyulmasında hassasiyet gösterilmesi,

 

57- Menkullerin Satış Günleri Arasındaki Süre

 

Menkul satışlarında, 1 ve 2. satış günü arasında bulunması gereken en az 10 günlük süreye riayet edilmediği, ayrıca artırma ilanı ile satış günü arasında bir aylık süre bırakılmadığı görülmüştür.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 114. maddesinde öngörülen emredici kurallara uyulması ile ihalenin feshine sebep olabilecek benzeri hataların tekrarından sakınılması,

 

58- Ödeme ve İcra Emirlerinde Ad, Soyad, Mühür ve İmzanın Olmadığı

 

Kimi takiplerde UYAP ortamında veya fiziki olarak tutulup borçluya gönderilen ödeme/icra emirlerinin dosyadaki nüshalarında icra müdürünün adı, soyadı ve imzası ile birlikte fiziki olarak oluşturulanlarda ise ayrıca mühür bulunmadığı görülmüştür.

 

Vusukiyet şartı olduğu hususu göz önünde bulundurularak, bundan böyle ödeme veya icra emirlerinin dosyada kalan suretlerine de icra müdürünün adı ve soyadı yazılıp imzalanarak ayrıca fiziki olarak oluşturulanların mühürlenmesi gerektiğinin hatırda tutulması,

 

59- Peşin Harcın Tahsil Olunan Harçtan Mahsubu Gerektiği

 

… esas sayılı ilamsız takiplerde, tahsil olunan peşin harcın (takip sonunda alınacak asıl harçtan) mahsup edilmediği gözlenmiştir.

 

Harçlar Yasası’nın 29/2 maddesine göre, peşin alınan harcın takip sonunda re’sen asıl harçtan mahsubu gerektiğinin, ancak İİK 59/2 maddesi uyarınca alacaklının masraflarını talep etmesi halinde peşin harcın ilk tahsil edilen paradan mahsup edilebileceğinin bilinmesi,

 

60- Kolluk Görevlilerine Yol Tazminatı Verilmeyeceği

 

Hacze götürülen kolluk görevlilerine yol tazminatı tahakkuk ettirildiği gözlenmiştir.

 

3717 Sayılı Kanun’un 2. maddesine göre adli ve idari yargı personeli olarak kabulüne imkan bulunmayan kolluk görevlilerinin, Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 31/03/1966 gün ve 6854 sayılı mütalâasında da vurgulandığı üzere, İcra ve İflâs Kanunu’nun 81. maddesi gereğince, zor kullanmada icra müdürüne yardımcı olmak ve emirlerini ifa etmekle mükellef olmaları nedeniyle kendilerine yol tazminatı verilemeyeceğinin bilinmesi,

 

61- Resmi Daireler Namına Şahıslara Ödenen Paralar İçin Düzenlenen Makbuzlardan Alınan Damga Vergisinin Ödeme Miktarı Üzerinden Alınması Gerektiği

 

… esas sayılı dosyada, Maliye Bakanlığının borçlu olduğu takip sonunda alacaklıya asıl alacağı aşan ödeme miktarı göz önünde bulundurulmadan asıl alacak üzerinden damga vergisi alındığı saptanmıştır.

 

İcra dairelerince resmi daireler namına şahıslara ödenen paralar için düzenlenen makbuzlardan, Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı Tablonun IV. Makbuzlar ve Diğer Kâğıtlar başlığı altındaki (1-d) bendi ile 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 2. maddesi uyarınca, (01/01/2010 tarihinden itibaren binde 6,6), 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 4. maddesi gereğince (01/01/2013 tarihinden itibaren binde 7,59) oranında damga vergisi alınacağının ve bunun matrahının makbuz bedeli olduğunun hatırdan çıkarılmaması,

 

62- Resmi Dairelerin İlama Dayalı Tezyidi Bedel Farkları Nedeniyle Ödedikleri Paraların Damga Vergisinden Muaf Olduğu, Resmi Daire Namına Şahıslara Ödenen Paralar İçin Düzenlenen Makbuzlardan Alınan Damga Vergisinin Ödeme Miktarı Üzerinden Alınması Gerektiği

 

Resmî dairenin ilâma dayalı olarak ödemek zorunda kaldığı tezyidi bedel farkının alacaklıya tediyesi sırasında damga vergisi kesintisi yapıldığı, matrah olarak ödenen miktar yerine harca esas meblağın esas alındığı tespit edilmiştir.

 

17/11/1999 gün ve 23879 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sayıştay Genel Kurulunun 1999/5 esas sayılı İçtihadı Birleştirme kararına ve Danıştay 7. Dairesinin 28/02/2000 tarihli, 1999/2300 esas ve 2000/648 karar sayılı kararına göre, resmî dairelerin ilama dayalı tezyidi bedel farkları nedeni ile ödemek zorunda kaldıkları meblağların damga vergisinden muaf bulunduğunun; ayrıca, matrahın kesintilerden sonra ödenen meblağ olduğunun bilinmesi,

 

63- Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliğinin Harçtan Muaf Olduğu

 

Organize Sanayi Müteşebbis Başkanlığının ‘yönetim aidatı’ nedeniyle alacaklı olduğu … esas sayılı ilâmlı takipte, başvurma harcı alındığı görülmüştür.

 

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 21/1 maddeleri uyarınca OSB tüzel kişiliğinin, bu Kanun’un uygulanması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunun hatırdan çıkarılmaması,

 

64- Satış Şartnamelerinde Tellaliye Harcı ile Devredenden Alınması Gereken Tapu Harcının Satıcıya Ait Olduğunun Yazılması Gerektiği

 

Satış şartnamelerinde, “tellaliye ile tapu harçlarının alıcıya ait olduğu”nun yazıldığı görülmüştür.

 

2464 sayılı Belediye Gelirleri Yasası’nın 68. maddesi, Mahallî İdareler Genel Müdürlüğünün 17/12/1981 gün ve 1081-3 sayılı Yazıları ve Maliye Bakanlığının Gel. 263000-5-17969 numaralı Mütalâası uyarınca, anılan harcın mükellefinin malı satılan olduğunun hatırlanması,

 

Harçlar Kanununun (4) sayılı Tarifesinin (I/ 20-a) pozisyonuna göre, tapu harcının yüzde bir buçuk (01/01/2010 tarihinden itibaren yüzde 1.65, 20/09/2012 tarihinden itibaren binde 20) oranlarında devreden ve devralana ayrı ayrı ait olduğunun; devredenin ödeyeceği harcın sorumlusu durumunda olan satış memurunun, devralanın tescil için başvuracağı günü beklemesine gerek olmadan, tahakkuk ettirilen tapu harcını satış bedelinden tevkif etmek suretiyle merciine yatırması gerektiğinin bilinmesi,

 

65- Satışın Resmî Tatile Gelmesi Hâli

 

… sayılılarda satışın resmi tatil gününe rastlaması durumunda işlemlerin takip eden iş gününde yapılacağının ilanda açık olarak yazılmadığı,

 

… esas sayılı dosyada, mahcuzun satışı için resmi bayram tatiline rastlayan … gününün tayin edildiği gerekçesi ile satışın yapılmadığı,

 

Anlaşılmıştır.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 112. maddesine göre, tayin edilen satış gününün resmi tatile rastlaması hâlinde, aynı Kanunun 19 ve 126. maddeleri uyarınca resmi tatil gününü takip eden ilk iş gününde satış işleminin yapılması gerektiğinin bilinerek bu durumun satış ilanlarında da açıkça yazılmasının usul edinilmesi,

 

66- Senet Asıllarının Alacağın Tamamen Ödenmesi Halinde Borçluya Verilebileceği

 

Kambiyo senetlerine müstenit takiplerde, senet fotokopilerinin dosyaya konularak, asıllarının takip talebi günü veya takibin kesinleşmesini müteakip alacaklıya iade edildiği belirlenmiştir.

 

Bakanlığın 08/02/1978 gün ve 3545 sayılı Mütalâası’nda da izah olunduğu üzere, bu tür senetlere dayalı takip talebinde bulunan alacaklıların, İcra ve İflâs Kanunu’nun 167. maddesi gereğince, başvuru istemine ekleyeceği senet aslının, alacağın tamamen tahsili sonunda ve ancak borçluya iade olunabileceğinden, sözü edilen senetlerin takibin sonuna kadar dairede saklanmasının usul ittihazı,

 

67- Senet Asıllarının Dosyada Saklanmayacağı

 

… esas sayılılarda olduğu gibi, senet asıllarının dosyada saklandığı görülmüştür.

İcra ve İflas Kanunu’nun Tatbikatına Dair Nizamname’nin 30. maddesine göre, zıyaına sebebiyet verilmemesi bakımından bu tür evrakın kasada saklanmasına dikkat edilmesi,

 

68- Sırf Haczin Kaldırılması (Fekki) Taleplerinden Tahsil Harcı Alınacağı

 

Borçlunun taşınmaz, araç ve bankalarda bulunan hesapları üzerine haciz şerhi işlendiği ya da fiilen haciz gerçekleştirildiği hâllerde, borçlu tarafından yapılan bir ödeme de bulunmamasına rağmen, alacaklı veya vekili tarafından takipten vazgeçildiğine, alacağın haricen tahsil edildiğine dair bir beyanda bulunulmadan sadece ‘mevcut tüm hacizlerin fekkini (kaldırılmasını) talep ederiz’ şeklindeki taleplerinden tahsil harcı alınmadığı saptanmıştır.(Kısmi haciz fekki talebi olur ve geri kalan hacizli mallar borcu karşılayacak mahiyette ise alacağın haricen tahsil edildiğine karine oluşturmadığından harç alınması gerekmez)

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 19/03/2015 tarih ve 2014/32278 Esas, 2015/6354 Karar sayılı ilamında, alacaklı icra dairesine başvurarak icra takibi nedeniyle borçlu adına konulan tüm hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğine göre, bu istem alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden hacizlerin kaldırılması için yasa hükmüne uygun tahsil harcının ödenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş olup, Harçlar Kanunu’nun 23. maddesi gereğince her ne sebeple olursa olsun icra takibinden vazgeçilmesi hâlinde vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının alınması gerektiğine dair amir hüküm dikkate alınarak, bu tür haczin kaldırılması taleplerinden tahsil harcı alınması, aksi uygulamadan vazgeçilmesi,

 

69- Sosyal Güvenlik Kurumu (Kuruma Devredilen T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumunun) – Harca Tabi Olmadığı

 

… esas sayılı Sosyal Güvenlik Kurumunun alacaklı olduğu takiplerde, takip başlangıcında başvurma ve peşin harç alındığı,

 

… esas sayılı Sosyal Güvenlik Kurumunun alacaklı olduğu takiplerde, takip başlangıcında alınmayan harçların tahsil harcı ile birlikte borca ilave edilmeyip alacaklıya ödeme sırasında alınmadığı,

 

Gözlenmiştir.

 

11/09/2014 tarihli 6552 sayılı Yasa’nın 38. maddesi ile değişik 5502 sayılı Yasa’nın muafiyet başlıklı 36. maddesinde belirtildiği üzere; kurumun, bu kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler yönünden ilgili kanunlarında yer almamış olsa dahi 02/07/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınan harçlardan muaf olduğunun göz önünde bulundurulması,

 

11/09/2014 tarihli 6552 sayılı Yasa’nın 38. maddesi ile değişik 5502 sayılı Yasa’nın muafiyet başlıklı 36. maddesinde belirtildiği üzere; kurumun, bu kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler yönünden ilgili kanunlarında yer almamış olsa dahi 02/07/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınan harçlardan muaf olduğu, alacaklıya yönelik muafiyet hükmünün borçluyu kapsamaması nedeniyle, takip başlangıcında alınmayan harçların tahsil harcı ile birlikte borca ilave edilmesi ile alacaklıya ödeme anında kesilmesi gerektiğinin göz önünde bulundurulması,

 

 

 

70- Tahliye – Harç Miktarı

 

… esas sayılı takip dosyasında, yıllık kira … bin TL bulunduğu, icra emrinin tebliğinden sonra kendiliğinden boşaltıldığı halde … TL harç alınması gerekirken … TL fazlası ile … TL harç alındığı saptanmıştır.

 

… sayılı tahliye dosyalarında … TL başvurma … TL yerine getirme … TL cezaevi yapı pulu harcı alındığı, ayrıca … esas sayılı ilama müstenit ve yıllık kirası … TL olan tahliyeye ait takipte icra emrinin tebliği üzerine kendiliğinden boşaltılmasına rağmen %1,98 veya %2,27’nin yarısı olan … lira harcın alınmadığı görülmüş eksiklik ikmal ettirilmiştir.

 

… esas sayılı gayrimenkul tahliyesine dair takiplerde borçlunun kendiliğinden tahliyesinde, tespit edilecek yıllık kira bedeli üzerinden … TL tahliye harcı alındığı anlaşılmıştır.

 

Harçlar Kanunu’nun 18 ve 24. maddeleri ile aynı kanuna bağlı (l) sayılı Tarifenin (B) kısmı I. Bölüm 3/f maddesinin aa ve bb bentleri ile 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 2. maddesi ve 24/12/2012 tarih, 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 5. maddesi uyarınca; tahliyesi sağlanacak gayrimenkul veya geminin bir yıllık kira bedeli ya da bu süreye tevkifan hesaplanacak değer üzerinden hesaplama yapılması gerektiği de gözetilerek, icra emrinin tebliği üzerine tahliyenin sağlanması halinde, 01/01/2010 tarihinden itibaren yüzde 1,98, 01/01/2013 tarihinden itibaren yüzde 2,27 oranının yarısı oranında, tahliyenin icra marifetiyle sağlanması halinde ise 01/01/2010 tarihinden itibaren yüzde 3,96, 01/01/2013 tarihinden itibaren yüzde 4,55 oranının yarısı oranında tahliye harcı alınacağının, bu gibi hallerde icra marifetiyle tahsil edilen para söz konusu olmadığından 2548 sayılı Kanuna göre cezaevi yapı harcı alınamayacağının bilinmesi,   

    

71- Tahliye – Peşin Harç Alınmayacağı

 

(Gayrimenkul veya gemilerin tahliyesinde peşin harç alınmaz.)

 

Para alacağını içermeyen tahliye taleplerinde peşin harç tahsil olunduğu belirlenmiştir.

 

Tahliye istemini taşıyan takip, ilamlı takip sayılmamakla birlikte Harçlar Yasası’nın 29. maddesinin kıyas yoluyla tatbiki mümkün olmadığından bu gibi takiplerde peşin harç alınmayacağının bilinmesi,

               

72- Tahsil Harcının Tahsilat Makbuzunun Düzenlendiği Tarihte Geçerli Orana Göre Alınacağı

 

… esas sayılı ilâmsız takip dosyasında, … TL borcun haciz öncesi 21/10/2009 tarihinde kasaya alınıp, 27/01/2010 tarihinde reddolunduğu hâlde, 2009 yılı için geçerli %3,6 oranıyla … TL yerine 2010 yılında yürürlükte olan %3,96 oranından … TL fazlasıyla …. TL,

 

Olarak tahakkuk ve tahsil olunduğu belirlenmiştir.

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 20/10/2000 gün ve 2000/14648-15544 sayılı içtihadında belirtildiği üzere; önceki senelerde borçlu tarafından yapılan ödemenin izleyen yılda reddolunması halinde, paranın kasaya alındığı tarihteki yürürlükteki orandan tahsil harcının alınması gerektiğinin daima hatırda tutulması,

 

73- Takip Taleplerine Alacaklının TC. Kimlik Numarasının, Vergi Kimlik Numarasının ve Ödemenin Yapılacağı Banka Adı ile Hesap Bilgilerinin Yazılması Gerektiği

 

 Genel bir uygulama olarak, takip taleplerinde gerçek kişi alacaklının ve varsa kanunî temsilcisinin “TC. Kimlik numarasının”, tüzel kişi alacaklının “vergi kimlik numarasının” ve ‘’ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgilerinin’’ yazılmadığı saptanmıştır.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 02/07/2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle değişik 58/1 ve İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 20/2. maddeleri uyarınca; icra takip taleplerine “ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri ve varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası” yazılması zorunlu hale geldiğinden, anılan bilgilerin takip talebinde yer almasının sağlanmasına özen gösterilmesi,

 

74- Takip Tutanağı Düzenlenmesi Gerektiği

 

Genellikle talimat dosyalarında takip tutanağı düzenlenmediği, yatırılan ve sarfedilen paraların tutanakta gösterilmediği gözlemlenmiştir.

 

İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği’nin 16 ve 22. maddeleri uyarınca, talimatlar için de takip tutanağı tanzim edilerek, yapılan işlemlerin ve bu arada para tahsil ve reddi işlemlerinin de bu tutanağa işlenmesinin usul edinilmesi,

 

75- Takip Talebinde Bulunmayan Alacaklıya Yapılan Ödemede Cezaevi Yapı Harcının Alınacağı

 

İcra ve İflas Kanununun 125/3 maddesi gereğince satış sonrası takip talebinde bulunmayan ipotekli veya rehinli alacaklıya yapılan ödemeden … TL cezaevi yapı harcının alınmadığı izlenmiştir.

 

Danıştay 9. Dairesinin 25/02/2004 tarih ve 2001/4155 E. – 2004/1658 K. sayılı kararı gereğince takip talebinde ipotekli veya rehinli alacaklıya yapılan ödemeden cezaevi yapı harcının alınması gerektiğinin anımsanması,

 

76- Talimat Dosyalarının UYAP’tan Asıl İcra Dosyasına Ait Sorgulaması Yapılmadan Takipsizlik Nedeni ile İşlemden Kaldırıldığı

 

Bir kısım talimat evrakında asıl icra dosyasının UYAP’tan sorgulaması yapılmadan takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırıldığı belirlenmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu ile Yönetmeliği’nde talimat dosyalarının takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırılmasına ilişkin bir hüküm olmadığı gibi asıl icra dosyasına bağlı olarak işlem yapılması gerektiği dikkate alınarak durumun UYAP’ tan sorgulaması yapıldıktan sonra elde edilecek bilgiye göre işlem yapılması,

 

77- Talimat Posta Masrafının Alacaklıya Gönderilen Paradan Tahsil Edilemeyeceği-Borçluya Yükletileceği

 

Talimat posta masrafının alacaklıya gönderilen paralardan tahsil edildiği belirlenmiştir

 

Yargıtay İcra ve İflas Dairesinin 12/03/1946 gün ve 553/1158 sayılı içtihadına ve Bakanlığın 23/12/1953 gün ve 138/19013 sayılı Mütalâası’na tevfikan, Harçlar Kanunu’nun 36/4. maddesi hükmünün, borçlu tarafından takibin yapıldığı icra dairesine yatırılan paraların alacaklısının başka yerdeki adresine gönderilmesi hâlinde geçerli bulunduğunun ve istinabe edilen icra dairesinin takibin yapıldığı icra dairesine gönderdiği paralara şümulü bulunmadığı cihetle, talimat posta masraflarının borçludan tahsili gerektiğinin unutulmaması,

 

78- Talimat Vürut Tarihinin Yazılması Gerektiği

 

Bir kısım talimat dosyalarında, talimat geliş tarihlerinin yazılmadığı görülmüştür.

 

İşlemlerin yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığının kontrolüne olanak sağlanması için talimat yazılarında geliş tarihlerinin mutlaka yazılması,

 

79- Tarım Kredi Kooperatifleri – Harçtan Muaf Olduğu

 

Alacaklısı tarım kredi kooperatifi olan … esas sayılı takip dosyalarında başvurma ve peşin harç alındığı saptanmıştır.

 

Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 21/04/1986 günlü Mütalâası’nda da açıklandığı üzere 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu’nun 19. maddesinde bu kanuna göre kurulmuş ve kurulacak kooperatif bölge merkez birliklerinin icra makamları nezdinde yapacakları takip ve tahsillerle açacakları tazminat davaları ile ilgili her nevi talep, tebliğ kararları, her türlü masraf, vergi, resim ve harçtan muaf tutulduğuna göre, söz konusu kooperatiflerin ve birliklerin işlemlerinden başvurma ve peşin harcın alınmaması gerekeceğinin hatırdan çıkartılmaması,

 

80- Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinden Harç Alınacağı

 

Muaf olduğu gerekçesiyle alacaklısı tarım satış kooperatifi olan … esas sayılı dosyaların, harca tabi kılınmadığı saptanmış denetim sırasında ikmali sağlanmıştır.

 

4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun’un 6. maddesinde icra takip işlemlerinde başvurma ve tahsil harcı alınmayacağına dair bir muafiyet hükmü bulunmadığından eski uygulamanın terk edilmesi,

 

81- Tapuya Yazılan Haciz Müzekkerelerine Borçlunun Açık Kimliği İle Bilinmesi Halinde Taşınmazın Yer, Mevki, Ada ve Parsel Numaralarının Yazılması Gerektiği

 

… esas sayılı dosyalarda, tapu sicil müdürlüğüne gönderilen haciz müzekkerelerinde bilindiği halde borçlunun sahip olduğu taşınmazın yer, mevki, ada ve parsel numaraları ile şahsi hal sicilindeki verilerinin belirtilmediği saptanmıştır.

 

İİK’nın 91. maddesi ile Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 30/01/2006 tarih ve 118 nolu Genelgesi’nin 2. maddesinde belirtildiği üzere haczi bildirilen taşınmazın borçluya ait olup olmadığı mülkiyete getirilen sınırlama açısından büyük önem arz ettiğinden tapu dairelerine yazılacak müzekkerelerde İİK’nın 91. maddede belirtilen hususların yanı sıra borçlunun açık kimliğine yer verilmesi, ayrıca biliniyorsa taşınmaza ait il, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm numaralarının yazılması suretiyle aynı ad ve soyadını taşıyan bir başkasına ait taşınmazın mülkiyet hakkının sınırlanmaması ve hak kaybına neden olunmaması,

 

82- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesi Uygulamasına Dikkat Edilmediği

 

Genel uygulama olarak satışa konu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların 5403 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca bölünmez büyüklükte olup olmadığı hususunun ilgili İl veya İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerinden sorulmadığı belirlenmiştir.

 

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 30/04/2014 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren 6537 ayılı Kanunun 4. maddesi ile değişik 8. maddesi uyarınca “Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılır. Ayrıca Bakanlık tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabilir.Asgari tarımsal arazi büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal araziler, bölünemez eşya niteliği kazanmış olur.

 

Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özelürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemez. Bakanlık asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre artırabilir. Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz. Ancak, tarım dışı kullanım izni verilen alanlar veya çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak ihtiyaçları olan bitkilerin yetiştiği alanlarda arazi özellikleri nedeniyle belirlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünden daha küçük parsellerin oluşması gerekli olduğu takdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir.” Hükmünün göz ardı edilmemesi,

 

83- Tehiri İcra Talebinde Borçlunun Gösterdiği Teminatın İcra Mahkemesince Kabul Edilip Edilmediğinin Araştırılması Gerektiği

 

… esas sayılılarda, kararın temyiz edilmiş olması nedeniyle tehiri icra talebinde bulunan borçlunun gösterdiği teminatın icra mahkemesi tarafından kabul edilip edilmediği araştırılmadan istemin kabulü ile mehil tanındığı belirlenmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi amir hükmüne, müteakip uygulamada riayet edilmesi,

 

84- Tehiri İcra – Teminat Miktarının Tayini

 

İlamlı takiplerde takip ile alakalı davanın temyiz edilmesi halinde, tehiri icra için teminat miktarının icra müdürü tarafından takdir olunduğu müşahede edilmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi mucibince icranın geri bırakılması için depo edilecek teminatın ve miktarının tayini hususunun icra mahkemesine ait bulunduğu hatırda tutularak, bu gibi durumlarda icra mahkemesinden alınacak karara göre davranılması, belirlenen teminatın depo edilmesinden sonra mehil vesikası verilmesinin yöntem haline getirilmesi,

 

 

 

85- Tellaliye Harç Miktarı

 

… esas sayılılarda olduğu gibi, genelde tellâliye resmînin satış bedelinin %2’si oranında tahsil olunduğu saptanmıştır.

 

31/12/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5281 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile değişik 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 70. maddesine göre satış bedelinin tamamı üzerinden değil, 100 Türk Lirasına kadar olanından %2 aşan kısmından ise %1 oranında tellaliye alınacağının unutulmaması,

 

86- Tellâliye Harcının Ödenmesi İçin İhalenin Kesinleşmesinin Beklenildiği

 

… sayılı dosyalarda, tahakkuk eden tellaliye parasının belediyeye ödenmesi için ihalenin kesinleşmesinin beklenildiği saptanmıştır.

 

Yargıtay 12. HD’nin 18/03/2014 tarih ve 2014/33352 E – 2015/406 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tellaliye harcının esasen verilen hizmet karşılığı tahakkuk eden bir para olduğu, ihalenin feshedilmesi halinde bu paranın iade edileceğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla bu paranın ödenmesi için ihalenin kesinleşmesini beklemeye gerek olmadığının bilinmesi,

 

87- Telefon Haczi

 

Telefon kullanım hakkının haczi için yazı yazıldığı gözlenmiştir.

 

406 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ve 11/03/2000 günlü Resmî Gazete’de yayımlanan Maliye Bakanlığının 410 sayılı Tahsilat Genel Tebliği’ne göre telefon kullanım haklarının haczedilemeyeceği karar altına alındığından, bundan böyle sadece cihaz olarak telefon ve faks araçlarının haczinin yapılabileceğinin unutulmaması, telefonların konuşmaya kapatılmasının mümkün bulunmadığının bilinmesi,

 

88- Tetkik İçin Gönderilen Dosya Akıbetinin Araştırılması Gerektiği

 

Tetkik ve iade edilmek üzere mahkemelere gönderilmiş olan ve aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen, iade edilmemiş bazı dosyaların akıbetinin araştırılmadığı anlaşılıp gereği yaptırılmış, incelemek üzere istenen bir kısım dosyaların bu nedenle tetkiki olanağı bulunamamıştır.

 

Mahkeme veya tetkik merciine gönderilen dosyalar akıbetinin muayyen aralarla sorulmasının usul edinilmesi, kaybolması halinde sorumluluk doğurabileceği gibi ihyasının da çok güç olacağının bilinmesi,

 

89- Tetkik ve İade Edilmek Üzere Başka Mercie Gönderilen Dosyaların Yerine Geçici Dosya Oluşturulması Gerektiği

 

… esas sayılı dosyaların talep üzerine tetkik ve iade edilmek üzere başka mercie gönderilirken fotokopisi çekilmek suretiyle onaylı örneğinin veya tarama suretiyle UYAP ortamında geçici dosya oluşturulmadığı anlaşılmıştır.

 

İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 17 nci maddesi gereğince, herhangi bir sebeple takip dosyası bir başka makam veya mercie gönderildiğinde bu dosya yerine geçmek üzere geçici bir dosya düzenleneceği, geçici dosyaya asıl takip dosyasındaki tüm evrakın icra müdürü tarafından onaylı ve okunaklı bir örneğinin konulacağının hatırdan çıkarılmaması,

 

90- Toplu Tahsilat ve Reddiyat Makbuzu Düzenlenmesi

 

Tahsilat ve reddiyat makbuzlarının genel olarak incelenmesinde;

Listeye bağlı olarak gelmeyen ve genellikle 3-4 dosya için mahallinde tahsil edilen paralara ait toplam miktar için tek tahsilât makbuzu düzenlendiği,

 

Ödemelerde de aynı usulün benimsendiği, dairede kalan nüshalarının ilgili herhangi bir dosyaya konulduğu belirlenmiş, tetkikatta güçlük çekilmiştir.

 

Başka yer icra dairesinden gönderilmeyen dosyalarla ilgili olarak ve mahallinde tahsil edilen paralara ait toplam miktar için tek makbuz düzenlendiği,

 

Görülmüştür.

 

İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 61 ve 62. maddeleri gereğince, yalnızca icra ve iflas dairelerine listeye bağlı olarak topluca gelen paralar on ve daha fazla dosyayı ilgilendirdiği takdirde, toplam miktar için tek tahsilat makbuzu kesilebileceğinin, aynı tarzda reddiyat makbuzu düzenlenmesinin ise, başka bir icra ve iflas dairesine PTT aracılığı ile gönderilmesi gereken on ve daha fazla dosya için mümkün olduğunun, bunun dışında toplu tahsilat ve reddiyat makbuzu tanzimine yasal olarak bulunmadığının,

 

Bu kabil makbuzların ise dairede tarih sırasına göre, ayrı kartonlarda saklanması gerektiğinin hatırda tutulması, mevcut uygulamadan vazgeçilerek denetim kolaylığının sağlanması,

 

91- Ziraat Bankası ve Türkiye Elektrik Kurumunun Resmî Daire Sayılamayacağı

 

Türkiye Elektrik Kurumu veya Ziraat Bankasının borçlu olduğu takip dosyalarında, bu kurumlar namına özel kişilere ödenen paralar için düzenlenen reddiyat makbuzlarından, binde 6,6 veya 7,59 oranında damga vergisi alındığı saptanmıştır.

 

İktisadî kamu kuruluşu olup tüzel kişiliği bulunan Türkiye Elektrik Kurumu ile anonim şirket olarak faaliyet gösteren Ziraat Bankasının, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan idareler arasında sayılmadığından, 488 sayılı Damga Vergisi Yasası’nın 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca resmi daire sayılamayacağının ve bu tür ödemelerin damga vergisine tâbi olamayacağının benzeri işlemlerde göz önünde tutulması,

 

92- Vakıflar Genel Müdürlüğünün Resmî Daire Sayılacağı

 

… esas sayılı takipte borçlu görünen Vakıflar Genel Müdürlüğü namına özel kişiye ödenen para için düzenlenen reddiyat makbuzundan, binde 6.6 veya 7,59 oranında damga vergisi alınmadığı görülmüştür.

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Kanunda yer alan II sayılı cetvelin B/17 sırasında özel bütçeli idareler arasında sayıldığından ve bu haliyle 488 sayılı Damga Vergisi Yasası’nın 8/1 hükmü uyarınca resmî daire sayılacağından, özel kişiye ödenen paralar için düzenlenen reddiyat makbuzlarından damga vergisi alınması gerektiğinin benzeri işlemlerde göz önünde bulundurulması,

 

93- Vekâlet Ücretinin Bir Kararla Tayini Gerektiği

 

Avukatla takip edilen bir kısım dosyalarda vekâlet ücretinin karar halinde tutanaklara derç edilmediği, dosya kapağına yapılan hesap tablosunda yer verilmesi ile yetinildiği belirlenmiştir.

İcra İflas Kanunu’nun 138/3. maddesi ve Yargıtay İcra İflas Dairesinin l7.04.l956 gün ve 2322/2306 sayılı içtihadı nazara alınarak, vekâlet ücretinin sadece hesap listesine yazılması yöntem ve yasaya aykırı olduğundan, bundan böyle takdir edilecek söz konusu ücretin bir karar halinde tutanaklara yazılması,

 

94- Vekâletnamelerde Baro Pulu Bulunması İcap Ettiği

 

Dosyalara ibraz edilen vekâletnameler de, baro pulu mevcut olmadığı halde takiplerin kabul edildikleri ve bu güne kadar da eksik pulların tamamlattırılmadığı anlaşılmıştır.

 

10/05/2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4667 sayılı yasa ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 27/3. maddesine göre, bundan böyle avukatlarca vekâletname sunulan mercilerin, elektronik ortamda e-vekalet pulu kullanılanlar dışında, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekâletnameleri ve örneklerini kabul edemeyeceklerinin, gerektiğinde ilgiliye on günlük süre vererek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekâletnamelerin işleme konulamayacağına ilişkin yasal zorunluluğun hatırdan çıkarılmaması,

 

95- Yapılan İşlemlerin Tutanaklara Açıkça Yazılacağı

 

Verilen kararların gerekçeli, yapılan işlemlerin düzgün bir şekilde tutanaklara yazılmadığı, ayrıca tutanaklarda taraflarca açılan taleplerin kabul veya reddi ile haciz işlemlerini yapmakla görevlendirmeye dair verilen kararların hangi görevli tarafından verildiği belirtilmeden sadece imzalandığı anlaşılmıştır.

 

Denetimlere kolaylık sağlanması, kararı verenin tanınması ve sorumluluğunun tespiti ile ileride ihtilafa sebebiyet verilmemesi bakımından, İcra ve İflas Kanunu’nun 8 ve Yönetmeliği’nin 20. maddeleri dairesinde yapılan tüm işlemlerin tutanaklara gerekçeleri ile birlikte geçirilmesi sağlanarak talepleri değerlendirip karar veren görevli memurun isim ve unvanının varsa sicil numarasının tutanağa yazılmasının yöntem haline getirilmesi,

 

96- Yasal Unsurları Taşımayan Bonolarla, Süresinde veya Hiç Bankaya İbraz Edilmeyen ve Karşılıksız Olduğu Saptanmayan Çeklerle Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip Taleplerinin Kabul Edilemeyeceği

 

Alacaklısı (emrine ödenecek olan) veya borçlusu (senedi tanzim eden) gerçek veya tüzel kişi olmayan, tanzim tarihi veya yeri yazılı olmayan bonolar ile (süresinde veya hiç bankaya ibraz edilmeyen ve karşılıksız olduğu saptanmayan çeklerle) kambiyo senetlerine mahsus takip taleplerinin kabul edildiği gözlenmiştir.

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 671 ve 776. maddelerinde gösterilen aslî ve zarurî şartları taşımayan senetlerin, aynı Yasa’nın 672 ve 777. maddeleri gereğince bono niteliğinde sayılması mümkün olmadığından; bu kabil belgelerin kambiyo senetlerine mahsus yolla takip için yeterli olmadığının, İİK’nın 168. maddesi gereğince senedin kambiyo senedi olup olmadığının resen araştırılması gerektiğinin, aksi halde talebin reddine karar verilmesi icap ettiğinin, alacaklı talep ettiği takdirde adi takip yapabileceğinin hatırlanması,

 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 796. maddesi gereğince bir çekin keşide edildiği yerde ödenecekse on gün, keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmesi gerektiği, aynı Yasa’nın 808. maddesine göre de vaktinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğunun muhatap banka tarafından ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla sabit bulunduğu takdirde hamilin cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat haklarını kullanabileceği göz önünde bulundurularak süresinde veya hiç muhatap bankaya ibraz edilmeyen ve karşılıksız olduğu saptanmayan çekler ile müracaat hakkı kullanılamayacağından bu nevi evrakın kambiyo senetlerine mahsus yolla takip için yeterli olmayacağının anımsanması,

 

97- Yazar Kasa Haczinin Mümkün Olmadığı

 

… esas sayılı talimat dosyasında, … tarihinde yazar kasanın (ödeme kaydedici cihazın) haczedildiği gözlenmiştir.

 

Katma değer vergisi mükelleflerinin ödeme kaydedici cihazları kullanmaları mecburiyeti hakkındaki 3100 sayılı Kanun’un 3482 sayılı Kanun’la değişik 9. maddesinin 3. fıkrasında, kullanılan ödeme kaydedici cihazlar, ilgilinin gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti sona ermedikçe haczedilemez hükmü yer aldığından, bu tür cihazların haczinde, borçlunun vergi mükellefiyetinin araştırılması ve sürdüğü takdirde yazar kasanın haczedilmemesi,

 

98- Yediemin Ücreti – Satış Yapılamaması – Malın Yediemine Teslimi

 

Günlük ücret takdir olunarak, yediemine teslim edilmek suretiyle haciz ve muhafaza altına alınmış bulunan menkul malların uzun süre satışı talep edilmediğinden, genellikle ücretini karşılamak üzere yediemine terk zorunda kalındığı beyan ve müşahede olunmuştur.

 

Muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verilebileceğini düzenleyen İcra ve İflâs Kanunu’nun 113. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle, haciz ve muhafaza tutanaklarından birer suretin ayrı bir kartonda toplanarak, belirli fasılalarla gözden geçirilip muhafazası masraflı hale gelen mahcuzların satışı cihetine gidilmesi suretiyle aynı Kanunun 85/son maddesinde öngörülen borçlu menfaatinin de korunmasına özen gösterilmesi,

 

99- Yediemin Ücretinin Fazla Takdir Olunması

 

… esas sayılı takip dosyasında, yediemine teslim edilen traktörün muhafazasına karşılık, 26/10/2008 tarihinden 11/03/2009 tarihine değin geçen süre için … TL yedieminlik ücreti tahakkuk ettirildiği tespit edilmiştir.

 

Yediemine verilecek ücret miktarının tayin ve takdiri memura ait olmakla beraber takdir hakkının, kamu vicdanınca tasvip gördüğü sürece yerinde kullanılmış sayılacağının unutulmaması, emsali yerlere ve işlere göre fahiş ücret takdirinden kaçınılması,

 

 

 

100- Yediemine Ödenen Ücretler İçin Düzenlenen Reddiyat Makbuzlarından Damga Vergisi Alınması Gerektiği

 

Resmî daire sıfatını taşıyan icra müdürlüğünce yediemine ödenen yediemin ücretleri için düzenlenen reddiyat makbuzlarından binde 6.6 veya 7,59 oranında damga vergisi alınmasından sarfınazar edildiği anlaşılmıştır.

 

Yediemine ödenen ücretler için düzenlenen makbuzlardan 5281 sayılı Yasa ile değişik 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na bağlı 1 sayılı Tablonun IV. Makbuzlar ve Diğer Kâğıtlar başlıklı bölümün 1-b ve 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 2. maddesi ve 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 4. maddesi uyarınca (01/01/2010 tarihinden itibaren binde 6,6), (01/01/2013 tarihinden itibaren ise binde 7,59) oranında damga vergisi alınması gerektiğinin unutulmaması,

 

101- Tescil Müdürlüklerine Yazılan Haciz yazılarında Bilgilerin Eksiksiz Yazılması

 

Yapılan denetimlerde zaman zaman icra müdürlüklerince tapu ve trafik tescil müdürlüklerine gönderilen haciz koyma, kaldırma veya aracın yakalanmasına ilişkin yazılarda gayrimenkul veya araç sahibi şahsın kimlik bilgilerinin (T.C. kimlik numarası, baba adı, doğum yeri ve yılı, nüfusa kayıtlı olduğu yer vb.) veya haciz konulacak gayrimenkul veya araca ait bilgilerin eksik yazılmasından dolayı, yanlış hacizler yapılarak gereksiz emek kaybı ve mağduriyete neden olunduğu müşahede olunmuştur.

 

Yanlış emval üzerine haciz konularak mağduriyete neden olunmaması açısından, bundan böyle haciz koyma işlemleri sırasında borçluya ait kimlik bilgileri ile haciz konulacak gayrimenkul veya araç tescil bilgilerinin doğru ve eksiksiz bir şekilde yazılması hususunda gereken hassasiyetin gösterilmesi,

 

102- Borçlulara Ait Adres Bilgilerinin Nüfus Müdürlüklerinden Kâğıt Ortamında Talep Edilmeyeceği

 

… sayılılarda borçlulara ait adres bilgilerinin hâlen nüfus müdürlüklerinden kağıt ortamında talep edilmeye devam edildiği belirlenmiştir.

 

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 14/05/2008 tarihli ve 50688 sayılı yazısında da belirtildiği şekilde, Adres Kayıt Sistemine geçilmesi nedeniyle Türk vatandaşları ile Türkiye’de yaşayan yerleşik yabancıların yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin elektronik ortamda güncel olarak tutulmaya başlandığı ve Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden kurumların paylaşımına açıldığından bundan böyle yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin UYAP ve Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden alınması hususunda gereken hassasiyetin gösterilmesi,

 

103- Süresinde Satış İstenmeyen Dosyalarda Haczin Kaldırılması Gerektiği

 

…. Sayılı dosyalarda hacizli aracın … sayılılarda ise hacizli gayrimenkulün satışının kanuni süreleri içinde talep edilmemesine karşın haczin kaldırılması için resen gereğine tevessül edilmediği belirlenmiştir.

 

Bakanlık Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 02/04/2009 tarih ve 8256 sayılı görüş yazıları ve İİK 110. maddesinde yer alan “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.” Hükmü uyarınca söz konusu şerhlerin kaldırılması gereken hallerde bu durumun zaman kaybetmeksizin malın tescil kaydının bulunduğu kuruluşuna bildirilmesi hususunda titiz davranılması,

 

104- İcra Yazısı ile Trafikten Men Edilen Araçların Süresinde Teslim Alınması

 

… sayılılarda araç tescil dosyalarında “hacizli-yakalamalı” şerhi bulunduğu için trafikten men edilerek oto parka çekilen araçların, teslim alınması için resmi yazı yazılmasına rağmen gereğine tevessül edilmeyerek gecikmelere sebebiyet verildiği gözlenmiştir.

 

Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 09/04/2006 tarih ve 9123 sayılı yazıları ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 81, 357 ve 88. maddelerindeki düzenlemeler uyarınca, haciz ve sonrasındaki muhafaza işlemlerini yapmak görevi icra müdürünün yetki ve sorumluluk alanına girdiğinden, hacizli-yakalamalı olduğu gerekçesiyle, yakalanan ve trafikten men edilen araçların; bu konuda görevli ve yetkili icra müdürlüklerince teslim alınmasına kadar geçecek süre içerisinde, aracın muhafazasında emniyet teşkilatı nezdinde sorunlara yol açacağı hususu da nazara alınarak teslim alınması işlemlerinin üç gün içinde gerçekleştirilmesi ve sonuçlandırılması için azami gayret ve özenin gösterilmesi,

 

105- Yeterli Araştırma Yapılmadan Aciz Vesikası Düzenlenmesi

 

Aciz vesikası düzenlenerek işlemden kaldırılan dosyalarla ilgili olarak yapılan incelemede; … sayılılarda mal varlığı araştırmasına ilişkin müzekkere cevapları beklenmeden, … sayılılarda ise hiçbir araştırma yapılmadan aciz vesikası verildiği saptanmıştır.

 

Bankalar tarafından yapılan takiplerde aciz vesikasına bağlanan alacakların şirket zararı gösterilerek ödenecek yıllık vergiden düşüldüğünün uygulamada nazara alınarak İ.İ.K. 105 ve 143 maddelerinde düzenlenen şartların oluşup oluşmadığının titizlikle araştırılmasından sonra söz konusu belgenin düzenlenmesi, aksi halin devlet zararına neden olacağı ve sorumluluk doğurabileceğinin bilinmesi,

 

106- Kamulaştırmasız El Atma Paralarının Ödenmesi

 

Belediyeler ve Karayolları gibi kuruluşların kamulaştırmasız el atma davalarından kaynaklanan icra müdürlüğündeki ödemelerinden damga vergisi kesintisi yapılmadığı görülmüştür.

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1 sayılı tablonun IV/1-d) maddesi uyarınca İcra dairelerince resmi daireler namına şahıslara ödenen paralar için düzenlenen makbuzlardan 29/12/2009 tarih, 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 2. maddesi ve 24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararname ekinin 4. maddesi uyarınca 01/01/2010 tarihinden itibaren binde 6,6; 01/01/2013 tarihinden itibaren ise binde 7,59 oranında damga vergisi alınması gerektiğinin unutulmaması,

 

 

 

107- Birden Fazla Taşınmazın İlânında Satış Saatinin Ayrı Ayrı Gösterilmediği

 

… sayılı dosyada yapılan satış ilânında, on yedi parça taşınmaz satışının saat 10.00’dan 14.30’a kadar yapılacağının ilân olunduğu belirlenmiştir.

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 26/11/1987 gün ve 28/12207 sayılı içtihadında da izah edildiği üzere, birden fazla taşınmazın satışının aynı satış ilânı ile duyurulması halinde, bu ilânda her taşınmazın satış saatinin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğinin anımsanması,

 

108- Gayrimenkul Satışlarında Bu Yerin İmar Durumunun Önceden Tespit Edilerek Satış Şartnamesi ve İlânlarda Açıklanmadığı

 

… sayılı dosyalarda, arsa ve benzeri taşınmazların satışlarında bu yerin imar durumunun önceden sorulup tespit edilerek satış şartnamesi ve ilânlarda açıklanmadığı görülmüştür.

 

İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 49. maddesinde, gayrimenkullerin son imar durumunun şartnamede belirtilmesi öngörüldüğü gibi, satışa arz olunan taşınmazın ihaleden evvel son imar durumunun saptanarak, artırma şartnamesine ve satış ilanına yazılmasının ihalenin geçerlilik şartı olup, aksine davranışın fesih nedeni olabileceğine değinen 18/06/1958 gün, 11/13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına uyulması,

 

109- Köyde Bulunan Taşınmazların Satış İlânının Köyde Yapılmadığı

 

Köyde bulunan taşınmazlar ile alakalı … sayılı dosyada, satış ilanının köyde yapılmadığı,

 

Köyün sonradan yapılan yasal düzenlemeyle mahalleye dönüştürülmüş olduğundan bahisle … sayılı dosyada satış ilânının taşınmazın bulunduğu mahalde yapılmadığı,

 

Belirlenmiştir.

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 07/06/2016 gün, 2016/14737 Esas ve 2016/16085 sayılı içtihadında da açıklandığı üzere; köyde yer alan taşınmazın satış ilânının köyde yapılmamasının ihalenin feshi nedeni olacağının, taşınmazın bulunduğu köyün sonradan yasal bir düzenlemeyle mahalleye dönüştürülmüş olmasının salt taşınmazın idari yapısına ilişkin bir durum olup, taşınmazın vasfını değiştirmemesi nedeniyle söz konusu ilân zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağının unutulmaması,

 

110- Satılan Taşınmazların Aynından Doğan Vergi Borcu Bulunup Bulunmadığının Araştırılmadığı

 

… sayılı dosyalarda, satılan taşınmazların aynından doğan vergi borcu bulunup bulunmadığının araştırılmadığı müşahede edilmiştir.

 

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 30/son maddesi gereğince ve Maliye Bakanlığının 10/07/1981 tarih GEL:EMLK: 2433128-4 sayılı Mütalâa’larında açıklandığı gibi, taşınmazın ihaleden önceki emlak vergi borçlarının tasfiyesinin, icra müdürlüğünün görevi cümlesinden olduğunun hatırlanması,

 

111- Satış Günleri Arasındaki Süre

 

Taşınır satışlarında, 1 ve 2. satış günü arasında bulunması gereken en az 10 günlük süreye riayet edilmediği, ayrıca artırma ilanı ile satış günü arasında bir aylık süre bırakılmadığı görülmüştür.

 

Taşınmaz satışlarında, 1 ve 2. satış günü arasında bulunması gereken en az 20 günlük süreye riayet edilmediği, ayrıca artırma ilanı ile satış günü arasında bir aylık süre bırakılmadığı görülmüştür.

 

İcra ve İflâs Kanunu’nun 114 ve 126. maddelerinde öngörülen emredici kurallara uyulması ile ihalenin feshine sebep olabilecek benzeri hataların tekrarından sakınılması,

 

112- Satış Günlerinin Tayininde Hatalı Davranılması

 

… sayılıda, taşınmaz malların satış günlerinin talep tarihlerinden itibaren üç ayı aşar şekilde tayin edildiği belirlenmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 123. maddesine göre gayrimenkullerin satış talebinden itibaren üç ay ve taşınır malların ise aynı Yasa’nın 112/1. maddesi uyarınca, satış taleplerinden itibaren iki ay içinde satılması gerektiğinin uygulamada göz ardı edilmemesi,

 

113- Tellalın Satış Yerinde Bulunmaması

 

… sayılıda, satış günü tellâl bulundurulması için usulen yazı yazıldığı halde, belirlenen yere ilgili gün ve saatte gelip bu hizmeti yapmamasına karşın, tellaliye harcı tahakkuk ettirilerek belediyeye verildiği tespit edilmiştir.

         

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02/05/1985 gün ve 4445/4216 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, tellaliye harcı yapılan bir hizmetin karşılığı olup, belediyenin haberdar bulunmasına rağmen ihale yerinde tellâl bulundurmaması halinde tellaliye harcının tahakkuk ve tahsili gerekmediğinin hatırda tutulması,

 

114- Taşınmazların Açık Artırma Satış İlânın Şekli, Artırmanın Tarzı

 

… sayılı dosyanın tetkikinde;

 

Muhammen bedelleri yüksek olan bir kısım taşınmazların açık arttırma satış ilânlarının, Türkiye genelinde yayımlanan ve tirajı elli binin üzerinde olan gazetelerden birinde yapılması gerekirken, bu vasıfta olup olmadıkları araştırılmadan ve ilgili belgeler dosyaya konulmadan ilanların mahalli gazetelere verildiği saptanmıştır.

         

İcra ve İflas Kanunu’nun 114. maddesine göre ilânın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü, gazete ile yapılıp yapılmayacağı satış memurluğunca alakadarların menfaatlerine en uygun gelecek şekilde tayin olunacağı hükme bağlandığı göz önünde bulundurularak; yukarıdaki gibi muhammen bedeli yüksek olan ve ihalesi yapılacak taşınmazların satış ilânlarının Türkiye genelinde yayınlanan ve tirajı elli binin üzerinde olan gazetelerden birinde yapılması gerektiği, aksinin ihaleye katılımın az olmasına ve ihalenin feshine sebebiyet vereceğinin, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14/11/1996 gün ve 1996/13471–14363 esas–karar sayılı ilâmının da bu yönde olduğunun göz ardı edilmemesi,

 

 

 

 

 

115- Uyap Kayıtlarının, Emek ve Zaman Kaybına Yol Açmayacak, Şikayet ve Sızlanmaya Sebep Olmayacak, Denetime Olanak Verecek Şekilde ve Gerçek Duruma Uygun Olarak Oluşturulması İçin Gerekli Hassasiyetin Gösterilmesi,

 

Kalem denetimi sırasında, … sayılı dosyaların esas defteri kayıtlarının aciz vesikası düzenlenerek kapatıldığı şeklinde kayıt düşülmesine rağmen bu dosyalarda aciz vesikası tanzim edilmediği görülmüştür.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun “Elektronik işlemler” başlıklı 8/a maddesi ile İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin “Uyap’ın kullanılması” başlıklı 16. maddesi de dikkate alınmak suretiyle, Uyap kayıtlarının; emek ve zaman kaybına yol açmayacak, şikayet ve sızlanmaya sebep olmayacak, denetime olanak verecek şekilde ve gerçek duruma uygun olarak oluşturulması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi,

 

116- Uzun Zamandır Yedieminde Bulunan ve Hukuken Muhafazasına Gerek Kalmayan Malların Tasfiyesi Konusunda Herhangi Bir Çalışma Yapılmadığı

 

Uzun zamandır yedieminde bulunan ve hukuken muhafazasına gerek kalmayan malların tasfiyesi konusunda herhangi bir çalışma yapılmadığı gözlenmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 88/6. maddesinde; “icra dairesinin, depo ve garajlarda ve yediemin olarak kendisine haczedilen malın bırakılmış olduğu üçüncü kişilerde saklanıp da hukuken artık muhafazasına gerek kalmayan malın, verilecek uygun süre içinde geri alınmasının ilgililere resen bildirileceği, verilen süre içinde eşyanın geri alınmaması halinde icra müdürünün icra mahkemesi kararıyla taşınır mal satışlarına ilişkin hükümler uyarınca bunları satabileceği, elde edilen miktardan muhafaza ve satış giderlerinin ödenerek, artan miktarın 9. madde hükmüne göre muhafaza olunacağı” belirtildiğinden, bu konuda gereken işlemlere bir an evvel başlanması,

 

117- Yapılan Reddiyat İşlemleri Sırasında Alınması Gereken Harç Tutarlarının Hesaplamalarında Gerekli Özenin Gösterilmediği, İşlem Muafiyetinin Olmadığı Dosyalarda Harcın Alınmadığı

 

… esas sayılı dosyada 474.987,19 TL için yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, 2012 yılında satıştan sonra tahsil edilen toplam 100.941,40 TL’den 9.993,20 TL, 2013 yılında yapılan satış sonrası ise 160.000,00 TL’den 18.208,00 TL yerine 3.648,00 eksiğiyle 14.560,00 TL tahsil harcı alınarak toplam 13.641,20 TL tahsil harcının alınmadığı belirlenmiştir,

 

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 26/03/2014 tarih ve 34338 sayılı Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğüne verdiği cevabi yazısında da detaylı olarak açıklandığı üzere; 4603 sayılı yasanın geçici 4. maddesinde düzenlenen muafiyet adı geçen bankaların (Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası A.Ş ve Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’nin) yeniden yapılandırılmasına, hisse satışlarına ilişkin düzenlemelere ve hisselerin tamamına kadarının özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilere satışının gerçekleştirilmesine yönelik olduğu, bu itibarla söz konusu bankaların süreç içerisinde genel bankacılık faaliyetleri çerçevesinde müşterilerine kullandırdığı kredilerle ilgili işlemlerin söz konusu kanun ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığının bilinmesi,

 

 

 

118- İbraz Edilen Sözleşmelerin Damga Vergisi Yönünden Kontrole Tabi Tutulmadığı

 

… esas sayılı dosyada takibe dayanak yapılan 2007 tarihli 4.200,00 TL bedelli işyeri kira sözleşmesi suretinden, binde 1,50 oranı üzerinden 6,30 TL damga vergisinin alınmadığı anlaşılmıştır,

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 26. maddesinde “Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kâğıtların damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlenmek üzere vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.” Şeklinde her türden tereddüdü giderecek tarzda bir hüküm mevcut bulunduğundan, resmi daire olan icra müdürlüklerine tevdi edilen ve damga vergisi alımını öngören tüm sözleşmelerde verginin tam ve doğru olarak tahsil edilip edilmediğinin araştırılması, yoksa maddede izah olunduğu üzere işlem yapılmasının usul olarak benimsenmesi, aksi halin vergi zıyaına yol açacağı gibi sorumluluk da doğurabileceğinin anımsanması,

 

119- Dosyaların ve Gelen Evrakın UYAP Taramasının Çoğunlukla Yapılmadığı

 

Tarama cihaz sayısının daireler bazında ihtiyaca cevap verecek hâle gelmesine rağmen dosyaların ve gelen evrakın UYAP taramasının çoğunlukla yapılmadığı görülmüştür.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 6352 sayılı Yasa ile değişik 8/a maddesinde, icra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin kullanılacağının, her türlü veri, bilgi, belge ve kararın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenip, kaydedilerek, saklanacağı ifade edilmiş olup, konuya ilişkin düzenlenen Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın 10/11/2011 tarih ve 124/1 sayılı Genelgesi ile Müsteşarlık Makamının 04/01/2013 tarih ve 2013/21 sayılı Genel Yazısının da gözden ırak tutulmaması,

 

120- Haciz veya Başka Nedenlerle Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’na Ait Araç Haricinde Özel Ticari Vasıta Kullanılması Durumunda, İMİD Başkanlığı’nın 10/02/2014 Tarih Ve 276/806 Sayılı Yazısına Uygun İşlem Yapılmadığı

 

Haciz veya kıymet takdiri gibi daire dışında işlem yapılması gereken hallerde Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’na ait araç haricinde özel ticari vasıta kullanılması durumunda, Vakıf aracının mevcut olmadığına dair alınan yazıların müdür veya yardımcısı tarafından görüldülerinin yapılmadığı,

 

İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’nın 10/02/2014 tarih ve 276/806 sayılı yazısında da belirtildiği üzere; icra dairelerinde yapılan haciz işlemlerinde hangi memurların, hangi araç kullandığının takibi, araç sorumlusu tarafından Vakıf aracı ile neden gidilmediğine ve hangi saatte bu belgenin verildiğine dair düzenlenen yazıların anında ilgili müdür veya görevli müdür yardımcısı tarafından görüldülerinin yapılıp, her dosya arasına ayrı ayrı konmasının usul haline getirilerek etkin bir denetimin temini, aynı memurun yapmış olduğu haciz sayısına göre makul sayının üzerinde gerçek kişilere ait özel ticari araçlarla belirgin bir şekilde hacze gidilmesi halinde bunların yakından izlenmesi ile sebebinin araştırılması, gerektiğinde yasal yollara müracaat edilmesi, aksi halin sorumluluk doğuracağının bilinmesi,

 

 

 

121- Haciz veya Başka Nedenlerle Kullanılan Araç Bilgilerinin UYAP’ta oluşturulan “Haciz İşlemleri Araç Takip Sayfası”na tam ve zamanında girilmediği

 

Haciz veya başka nedenlerle kullanılan araç bilgilerinin UYAP’ ta oluşturulan “Haciz İşlemleri Araç Takip Sayfası” na tam ve zamanında girilmediği görülmüştür.

 

İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’nın 10/02/2014 tarih ve 276/806 sayılı yazısında da belirtildiği üzere; icra dairelerinde yapılmakta olan haciz işlemlerinde hangi dairelerde, hangi memurların, hangi araç kullandığının takibi ve araçların dengeli kullanımının sağlanması amacıyla Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nca UYAP ekranından 06/06/2013 tarihinden itibaren “Haciz İşlemleri Araç Takip Sayfası” açılmış olup sistemin daha etkin ve verimli kullanılması için icra müdürlüklerinin günlük haciz işlemlerinde kullanılan araçlara ilişkin bilgilerin günü gününe sisteme işleyip işlemediklerinin takip ve denetiminin sağlanması ayrıca bunun Başsavcılıklarca takip edilmesi ve aynı memurun yapmış olduğu haciz sayısına göre makul sayının üzerinde gerçek kişilere ait özel ticari araçlarla belirgin bir şekilde hacze giden memurların her ayın sonunda tespitinin yapılarak bu memurlara gerekli uyarının yapılması ve icra dairelerinde haciz işlemi yapmak isteyen araçların dengeli kullanımının sağlanması,

 

122- Haciz, Muhafaza ve Teslim Zabıtlarının Okunaksız Bir Biçimde El Yazısı İle Düzenlendiği

 

… talimat sayılılarda, haciz, muhafaza ve teslim zabıtlarının okunaksız bir biçimde el yazısı ile düzenlendiği görülmüştür.

 

Haciz tutanaklarının okunaklı ve düzgün bir şekilde düzenlenmesinin usul edinilmesi, olanaklar ölçüsünde daktilo veya bilgisayar kullanılması,

 

123- Tahsil Edilen Paraların Alacaklıların Hesabına Geç İntikal Ettirildiği

 

… esas sayılılarda, tahsil edilen paraların alacaklıların hesabına altı günden on üç güne varan sürelerle intikal ettirildiği müşahede olunmuştur.

 

Müsteşarlık Makamının 04/01/2013 tarih ve 2013/21 sayılı Genel Yazısında da izah olunduğu üzere 5 Ocak 2013 tarihinden itibaren icra ve iflas daireleri tarafından yapılacak her türlü tahsilât ve ödemelerin banka aracılığıyla yapılması gerektiğinden, banka hesap bilgilerinin öncelikle tamamlanarak, icra takipleri sonucu yapılan tahsilât reddiyatlarının, alacaklıların bildireceği banka hesabına üç iş günü içerisinde havale, ödeme talimatı veya internet bankacılığı yoluyla aktarılmak suretiyle yapılması,

 

124- Konut Finansmanından Kaynaklı İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Yapılan Takiplerde ¼ Oranında Tahsil Harcının Alınması, Taşınmazın Açık Artırma Sureti İle Üçüncü Kişiye Satışından KDV Alınmaması Gerektiği

 

… esas sayılı dosyada 69.831,10 TL konut finansmanından kaynaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte alacağın 2012 yılında satıştan sonra tamamen tahsilinde ¼ oranında 1.728,32 TL yerine 5.184,88 TL ziyadesi ile 6.913,20 TL tahsil harcı, taşınmazın açık artırma sureti ile üçüncü kişiye satışında alınmaması gerektiği halde 55.260,00 TL KDV alındığı görülmüştür.

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 30/04/2015 tarih ve 2015/969 esas 2015/11881 karar sayılı ilamındaki “492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifenin ‘(B) İcra ve iflâs harçları’ bölümünün ‘1-İcra harçları’ başlıklı fıkrasının 3/h bendinde yer alan ‘2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, tahsil harçları dörtte biri oranında uygulanır.’ Hükmü 30/12/2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 139. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de, 6362 sayılı Kanunu’nun aynı maddesindeki; ‘… Mevzuatta 2499 sayılı Kanun hükümlerine yapılan atıflar, bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.’ Hükmü nedeniyle, 6362 sayılı Kanun’un 57/1. maddesine atıf yapıldığının ve buna göre konut edinmeleri amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılması ve bu kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kredi kullandırılmasının konut finansmanı sayılacağı, konut finansmanı kuruluşları, konut finansmanı fonları ve ipotek finansmanı kuruluşlarının bu kredilere ve alacaklara dayalı veya bunların teminatı altındaki işlemleri için yapacakları takiplerde tahsil harcının dörtte bir oranında alınacağı” yönündeki açıklama ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21/02/2007 tarihli 5582 sayılı Yasanın 35 maddesi ile değişik 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (ş) bendinde “2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinde tanımlanan konut finansmanı amacıyla teminat gösterilen veya ipotek konulan konutun, konut finansman kuruluşları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, ipotek finansmanı kuruluşları ya da üçüncü kişilere teslimi (müzayede mahallinde yapılan satışlar dâhil) ile bu şekilde alınan konutun, konut finansman kuruluşları, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı veya ipotek finansmanı kuruluşları tarafından teslimi (müzayede mahallinde yapılan satışı dahil)”nin katma değer vergisinden istisna olduğu belirtilmekle, konut edinme amaçlı kullanılan krediler açısından teminat gösterilen yada ipotek konulan konutun devir ve teslimlerinin katma değer vergisine tabi olmayacağının bilinmesi,

 

125- Borçlusu ASKİ Olan Dosyalarda Alacaklılara Yapılan Ödemelerden Damga Vergisinin Alınmaması Gerektiği

 

Borçlusu ASKİ olan …............. Esas sayılı dosyalarda alacaklılara yapılan ödemelerden damga vergisi alındığı gözlemlenmiştir.

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8. maddesi kapsamında resmi daire sayılmayan İSKİ Genel Müdürlüğü adına yapılan ödemelerden damga vergisi kesintisi yapılamayacağının unutulmaması,

 

126- İş Listelerinin Günlük Olarak Kontrol Edilmediği

 

Genel uygulama olarak icra dairesinde çalışan personelin iş listesini günlük olarak kontrol edip gereğini yerine getirmemesi nedeniyle iş birikiminin oluştuğu tespit edilmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 16/2. maddesi gereğince icra müdürü, müdür yardımcısı, kâtip ve diğer personelin iş listesini günlük olarak kontrol etmek ve süresinde gereğini yapmakla yükümlü olduğunun unutulmaması,

 

127- İhale Sonucunda Satış Bedelinin Ödenme Süresinin Gösterilmediği

 

… talimat sayılı dosyalarda, peşin ödenmeyen satış bedelinin tediye süresinin gösterilmediği belirlenmiştir.

İcra ve İflas Kanunu’nun 118. maddesi gereğince menkuller için yedi günü, 130. maddesi uyarınca gayrimenkuller için de on günü geçmemek üzere satış bedelini yatırması için alıcıya mühlet verilebileceği, süresinde ödenmemesi halinde satışın düşeceği veya ihalenin feshine sebep olunacağı hususunun bilinmesi,

 

128- Haciz veya Kıymet Takdiri Kararlarında Masraf Miktarının Açıklanması Gerektiği

 

Haciz veya kıymet takdiri kararlarında yapılması gereken işlemin icap ettirdiği masraf miktarının açıklanmadığı belirlenmiştir.

 

İhtilâflara ve yanlış anlamalara yol açılmaması için, haciz kararlarında masraf miktarının gösterilmesinin kural olarak kabul edilmesi,

 

129- Terekenin Tasfiyesi İşlemlerinde Dosyasının İflas Dosyası Gibi İşleme Tabi Tutulduğu, Gereken Özenin ve Dikkatin Gösterilmediği

 

1 ve 2. İcra Müdürlüklerinde kayıtlı iflas dosyalarının tetkikinde; 2. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası haricindekilerin tamamının mirasın tam ve gerçek olarak reddedilmesi sonucu terekenin tasfiyesine Sulh Hukuk Mahkemesince karar verilenlere ilişkin olduğu, mahkemece terekenin tasfiyesine hükmedilip isim dahi zikredilmeden nöbetçi icra müdürünün tasfiye memuru olarak görevlendirildiği, bunun sonucu olarak Sulh Hukuk Mahkemesi tereke kayıtlarında tutulup, tasfiye memuru veya memurlarınca işlemlerin yapılması yerine dosyaların icra müdürlüğünün iflas esasına kaydedildiği, evrakın çalışanlarca iflas işlemi gibi algılanması neticesinde bazen müdür bazen müdür yardımcıları hatta kâtipler tarafından muamele yapıldığı, tasfiye memuru olarak kimin atandığı ve usulü işlemlerin nasıl icra edileceği konularında kararı veren mahkemeden görüş istenmediği görülmüştür.

 

Mirasçılar tarafından mirasın tam ve gerçek olarak reddi sonucu, terekenin resmi olarak tasfiyesinin Medeni Kanunun 612. maddesinin “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir” hükmü gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi (tereke) esasına kaydedilerek yapılması gerektiği, dosyanın İcra ve İflas Müdürlüğü esasına iflas dosyası gibi kaydedilmesine yasal olarak imkan bulunmadığı, aynı Yasanın 634/1. maddesi “Resmi tasfiye, sulh mahkemesince veya atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır” demesine göre tasfiye memur ya da memurlarının hukuki ve cezai sorumluluk gereği isim olarak açık olarak belirlenmesinin kanunî zorunluluk olduğu, dosyanın iflas dosyası gibi işleme tabi tutulması nedeniyle müdürlükte görevli müdür, müdür yardımcıları ve personel tarafından zaman zaman muamele icra olunduğu, bu itibarla yapılan işlemlerin hukuki içeriğinin itirazlara ve davalara konu edilebileceği, evrakın terekenin resmi olarak tasfiyesi yerine iflas gibi değerlendirilmesinde yapılacak harcamaların kaynağı konusunda da tereddüt oluşturacağının dikkate alınarak sorumluluk doğurabilecek uygulamadan derhal vazgeçilmesi,

 

130- İhale İşlemlerinde Arttırma Bedeli İİK’nın 115 Ve 129. Maddelerinde Belirtilen Oranlara Ulaşmadan Satışın Gerçekleştirildiği

 

… talimat sayılıda, 17.000,00 TL muhammen bedelli otomobilin arttırma bedeli yasada belirtilen orana ulaşmadan 8.250,00 TL’ye ihale edildiği belirlenmiştir.

 

İİK’nın 115 ve 119. maddelerine göre, ihale neticesinde malın satılabilmesi için artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerektiğinin göz ardı edilmemesi,

 

131- Bilirkişi Ücretlerinin Ödenmesi Sırasında, Maliye Bakanlığınca Belirlenen Limit ve Oranlar ile Bilirkişilere Diğer Birimlerce Ödenen Ücretlerin Nazara Alınmadığı

 

Ücret ödemeleri sırasında, bilirkişilerin diğer birimlerdeki görevleri sebebiyle aldıkları ücretler ile Maliye Bakanlığınca tespit edilen kademeli artış oranları ve her yıl yeniden belirlenen limitlerin gözetilmemesi sonucu … yılında … TL, … yılında … TL olmak üzere toplam … TL gelir vergisi noksanlığına sebebiyet verildiği görülmüş, eksiklik rızaen ikmal ettirilmiştir.

 

Bilirkişilerden ücret ödemesi nedeniyle vergi tevkifatı yapılırken, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesinde yer alan ve Maliye Bakanlığının 228 seri nolu Gelirler Vergisi Genel Tebliğinin 5. maddesinde belirtilen kademeli artış oranları nazara alınarak gelir vergisinin hesaplanması suretiyle noksanlığa neden olunmaması,

 

132- Bankalara ve Varlık Yönetim Şirketlerine Yapılan Ödemeler Sırasında Tahsil Harcı Hesabında Gerekli Özenin ve Dikkatin Gösterilmediği

 

… esas sayılı dosyada Garanti Bankasının alacaklı olduğu 7.718,53 TL bedelli taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte 19/10/2010 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle takip çıkışı üzerinden % 9,9 oranıyla 764,13 TL tahsil harcı,

… esas sayılıda Ziraat Bankasının alacaklı olduğu 13.275,37 TL bedelli taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte satıştan elde edilen paranın 15/11/2012 tarihinde ödenmesinde takip çıkışı üzerinden % 9,9 oranıyla 1.314,26 TL tahsil harcı,

 

… esas sayılıda Halkbank’ın alacaklı olduğu 29.161,33 TL bedelli ilamsız takipte alacağın 1.000,00 TL’lik kısmının maaş haczi suretiyle ödenmesinde % 4,55 oranıyla 45,50 TL tahsil harcı

 

… esas sayılıda Garanti Bankasının alacaklı olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte alacağın satıştan sonra 33.047,43 TL’lik kısmının 04/11/2010 tarihinde ödenmesinde % 9,9 oranıyla 3.271,70 TL tahsil harcı,

 

… esas sayılıda İş Bankasının alacaklı olduğu 15.145,71 TL tutarlı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takipte satıştan elde edilen para ile 2012 yılında yapılan ödeme nedeniyle takip çıkışı üzerinden peşin harç olan 75,70 TL’nin düşülmesinden sonra % 9,9 oranıyla 1.423,73 TL yerine 750,63 TL eksiği ile 673,10 TL tahsil harcı alındığı görülmüş, eksiklikler rızaya dayalı olarak tamamlatılmıştır.

 

Varlık Yönetim Şirketlerinin alacaklı olduğu takiplerde kuruldukları yıl ve takip eden beş yıllık süre zarfında tahsil edilen paralardan harç alınmadığı anlaşılmıştır.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03/12/2008 tarih, 2008/12-715 esas 2008/717 karar, 12. Hukuk Dairesinin 03/05/2012 tarih, 2011/31323 esas ve 2012/14987 karar sayılı içtihatlarında da ifade edildiği üzere; 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143/5. maddesinde varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan ve ayrıca maddede sayılan diğer vergilerden ve kesintilerden istisna tutulmuş ise de, bu düzenleme varlık yönetim şirketlerinin istisna olacağı halleri –istisna kurumunun doğal gereği olarak- kendilerinin yaptıkları işlemlerden ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kâğıtlardan dolayı sınırlamış olup, burada sadece taraf muafiyetinin söz konusu olduğu, belirtilen muafiyetin borçlu şahısları kapsamadığının, İcra ve İflas Kanununun 15. maddesi gereğince harç ve masrafların borçluya ait olacağı, 492 sayılı Harçlar Kanununun 28. maddesi uyarınca tahsil harcının alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilmesi gerektiğinin daima hatırda tutulması,

 

Yargıtay 12. HD’nin 30/10/2012 tarih, 2012/13524 – 2012/30438 E-K ve 11/02/2013 tarih, 2012/27921 – 2013/3600 E-K sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; 5230 sayılı Yasanın 11. maddesinde yer alan muafiyetin borçlu şahısları kapsamadığı, (işlem muafiyeti olmadığı) keza, tahsil harcının sorumlusunun daima borçlu olduğu, bu itibarla icra dairesince alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paralardan kanunda öngörülen harçların tahsil edilmesi gerektiğinin unutulmaması,

 

133- Açık Artırmalara Elektronik Ortamda Katılımın Olup Olmadığına Dair UYAP Çıktısının Dosyalar Arasına Konmadığı

 

Açık artırmalara elektronik ortamda katılımın olup olmadığına dair UYAP çıktısının dosya arasına konmadığı görülmüştür.

 

İcra ve İflas Kanunu’nun 6352 sayılı Yasa ile değişik 114 ve 126. maddelerinde açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanacağından, denetim kolaylığının sağlanması ve dosya üzerinde şeffaflığın gerçekleştirilmesi amacıyla ihale katılımcılarının elektronik ortamda teklif verip vermediğine dair UYAP çıktılarının alınarak dosya arasına konmasının usul edinilmesi,

 

134- Çeşitli Nedenlerle Harca ve Cezaevi Yapı Harcına İlişkin Olarak Makbuzun Düzenlendikten Sonra İptal Edildiği

 

Oranın yanlış girilmesi, peşin alınanın mahsubunun unutulması, takibe konu miktarın yanlış hesaplanması, muaf olan kurumlara kesilmesi, mükerrer dosya kaydı ile makbuz tanzimi ve benzeri nedenlerle harca ilişkin olarak 610, cezaevi yapı harcında 239 adet makbuzun düzenlendikten sonra iptal edildiği görülmüştür.

 

Emek ve zaman kaybının önüne geçilip, muhtemel şikâyet ve sızlanmalara sebebiyet verilmesinin engellenmesi amacıyla, sayman mutemedi alındıları ve cezaevi yapı harcına ilişkin makbuzların düzenlenmesi sırasında gereken azami dikkat ve hassasiyetin gösterilmesi,

 

135- İhalesi Yapılan Taşınmazın Birinci veya  İkinci Derecede Korunması Gereken Kültür ve Tabiat Varlığı Olması Halinde Satış İşlemlerinin  KDV Dışındaki Harç ve Vergilerden İstisna Olduğu,

 

… talimat sayılı dosyada 51.100,00 TL bedelle satılan taşınmazın ikinci derecede korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olduğu halde ihale damga vergisi alındığı görülmüştür.

 

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun’un 21. maddesinin “Tapu kütüğüne korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır kaydı konulmuş olan ve I inci ve II nci grup olarak gruplandırılmış bulunan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerine kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parseller her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.” Hükmü ile, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 18/04/2007 tarih ve B.07.1.GİB.0.02.63/6373-2227 sayılı, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki gayrimenkulün alımı satımı ve yeniden inşası ile ilgili tapu işlemlerinin 492 sayılı Harçlar Kanunun 59. maddesinin (m) bendi, bu işlemler dışında kalan ve harç mükellefiyeti doğuran diğer işlemlerin ise 2863 sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca harçtan istisna tutulması gerektiği yönündeki genel yazısı dayanak gösterilmek suretiyle Bursa Vergi Dairesi Başkanlığının 27/08/2013 tarih ve 45404237.140[13-37]/5013 sayılı cevabi yazında belirtilen şekilde, yasa kapsamında bulunan taşınmazlara ilişkin satış işlemlerinin KDV dışındaki harç ve vergilerden istisna tutulması gerektiğinin bilinmesi,

 

136- Dosyalarda Alacaklı Vekilinin Talebi ile Borçluya Ait Araç Bulunup Bulunmadığının İcra Müdürü Tarafından UYAP Üzerinden Sorgulaması Yapıldığı

 

… esas sayılı dosyalarda alacaklı vekilinin talebi ile borçluya ait araç bulunup bulunmadığının icra müdürü tarafından UYAP üzerinden sorgulaması yapıldığı anlaşılmıştır.

 

Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği arasında yapılan 02/05/2011 tarihli protokolün 6/2 maddesine göre “… idareler kendi taraflarında ihtiyaç duyulan veriye erişme/paylaşma servislerini ve yazılımlarını hazırlamakla yükümlüdür. Talepler mevzuatın izin verdiği ve taraflarca mutabakatla tespit edilen sorgulama türleri temel alınarak karşılanır …” hükmü karşısında icra dairesine ekstradan yük getiren bu tip uygulamalardan kaçınılması,

 

137- Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifine Alacağa Mahsuben Yapılan İhaleden KDV Alınmadığı,

 

… esas sayılı 18.688,00 TL takip talepli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasında, 13/09/2010 tarihli birinci artırma sonucu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifince alacağa mahsuben 57.500,00 TL’ye alınan 126 m2 büyüklüğündeki taşınmazdan 575,00 TL KDV alınmadığı görülmüştür.

 

Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 65. maddesi gereğince esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri ve edecekleri gayrimenkuller ile bu kuruluşların görevleri dolayısıyla elde ettikleri gelirlerinin katma değer vergisine tabi olduğunun göz ardı edilmemesi,

 

138- Belediye Mallarının Haczi

    

Belediyenin borçlu olduğu dosyalarda alacaklının haciz talebi üzerine borca yetecek miktarda haczedilebilecek mal göstermesi için 10 günlük mal bildirim süresi tanımadan haciz kararı alındığı,

 

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin son fıkrası gereğince alacaklının haciz talebi üzerine belediyeye borca yetecek miktarda haczedilebilecek mal göstermesi için 10 günlük mal bildirim süresi tanınması hükmüne uyulması,

 

 

 

 

 

C. İFLAS DAİRESİ ÖNERİ METİNLERİ

 

1- Adi Tasfiyeye Karar Verilip İflas İdarelerine Devredilen Dosyalarda İflas İdareleri Tarafından Alınan Kararların Daireye Sunulması Gerektiği

 

Adi tasfiyeye karar verilip ilk alacaklılar toplantısı sonucu oluşan iflas idaresine havale olunan … esas sayılı iflas dosyalarında, iflas idareleri tarafından alınan kararların daireye sunulmadığı, bu nedenle iflas dairesinin bu kararlara karşı itiraz hakkını kullanamadığı saptanmıştır.

 

Her ne kadar İİK'nın 226. maddesine göre, masanın kanuni mümessili iflas idaresi ise de, İİK'nın 227/2 maddesi uyarınca icra mahkemesinin iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisi bulunduğundan ve İİK'nın 223/5 maddesi gereğince de iflas idareleri iflas dairesinin murakabesi altında olduğundan iflas dairesinin alacaklılar toplantısı kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine müracaat ederek itiraz etme görevini yerine getirebilmesi açısından iflas idareleri tarafından alınan bu yöndeki kararların daireye bildirilmesinin usul haline getirilmesi,

 

2-    İflas Dairesince Basit Tasfiyeye Karar Verilmesi Üzerine Alacaklıların İddialarını Bildirmek Üzere İlanla Davet Edilmesi Gerektiği

 

... esas sayılı iflas dosyalarının incelenmesinde, iflas dairesince İİK'nın 218 maddesine göre basit tasfiyeye karar verildiği halde, aynı Yasa'nın 218/2 maddesi uyarınca alacaklıların alacaklarını ve iddialarını bildirmeye davet edilmediği, gerekli ilânın yaptırılmadığı anlaşılmıştır.

 

İflas Dairesince İİK'nın 218/1 maddesi uyarınca basit tasfiyeye karar verilmesi halinde; İİK 218/2 maddesi gereğince, alacaklıların yirmi günden az, iki aydan çok olmamak üzere tayin edilecek müddet içinde alacaklarını ve iddialarını bildirmeye ilanla davet edilmesi gerektiğinin, bu müddet içinde alacaklılardan birisinin masrafları peşin vermek suretiyle tasfiyenin adi şekilde yapılmasını isteyebileceğinin unutulmaması,

 

3- İflas İdareleri Tarafından Seçilmelerinden İtibaren 3 Ay İçerisinde Alacaklıların Sırasını Gösterir Cetvel Yapılmasının İcap Ettiği

 

... esas sayılı iflas dosyalarında, iflas idaresinin seçilmesinden sonra üç ay içerisinde iflas idaresi tarafından alacaklıların sırasını gösterir cetvel yapılmadığı ve üç ayın bitmesinden önce sürenin uzatılmasının icra mahkemesinden istenilmediği, iflas dairesinin de bu durumu icra mahkemesine intikal ettirmediği anlaşılmıştır.

 

İİK'nın 232 maddesi amir hükmü gereğince, alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflas idaresinin seçilmesinden itibaren en geç üç ay içinde iflas idaresi tarafından 206 ve 207. maddelerde yazılı hükümlere göre, alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılacağının ve iflas dairesine bırakılacağının, zorunlu hallerde üç ayın hitamından önce iflas idaresinin icra mahkemesine başvurması halinde icra mahkemesinin bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok üç ay daha uzatabileceğinin, bu süre içinde sıra cetvelinin verilmemesi halinde iflas dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflas idaresi üyelerinin vazifesine son verileceğinin ve yaptıkları hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmeyeceği gibi bir daha aynı iflas idaresinde görev alamayacaklarının kanuni zorunluluk olduğu hatırlanarak, iflas idarelerinin seçilmelerinden itibaren en geç üç ay içerisinde alacaklıların sırasını gösterir cetveli yapıp iflas dairesini verip vermedikleri, bu sürenin dolmasından önce sürenin uzatılması için icra mahkemesine müracaat edip etmedikleri takip edilerek, bu süreler içerisinde sıra cetvelinin verilmediğinin saptanması halinde durumun iflas dairesi tarafından icra mahkemesine bildirilmesinin zorunlu olduğunun gözden ırak tutulmaması,

 

4-    İflas Kararının Daireye Gelmesinden Sonra Yapılması Zorunlu İşlemler

 

İflas kararının ilgili mahkeme tarafından daireye gönderilmesinden sonra, daire tarafından İİK'nın 166/2. maddesi gereğince kararın kendiliğinden ve derhal ilgili yerlere bildirilmesine ve ayrıca kararın gerekli gazetelerde ilân edilmesine rağmen;

 

… esas sayılı iflas dosyalarında olduğu gibi,

 

  1. a) O iflas işine mahsus olmak üzere açılan dosyanın Nizamnamede belirtilen şekilde tutulmadığı,
  2. b) Derhal müflisin mallarının defterinin tutulmasına başlanmadığı,
  3. c) Müflisin mağazalarında, eşya depolarında, imalathanelerinde, perakende satış dükkânlarında, buna mümasil yerlerinde tespit yapılıp mühürlenmesine, paralarının, kıymetli evrakının, ticari ve ev idaresine ait defterlerinin ve sair herhangi ehemmiyeti haiz evrakının muhafaza altına alınmasına çalışılmadığı,
  4. d) Müflisin sorguya çekilmediği,
  5. e) Müflis tarafından gönderilen veya müflisin namına gelen mektup, telgraf ve havalenamelerle paket ve kolilerin, gümrüğe vürut eden ve edecek olan malların ve banka ve noterdeki mevduat ve rehinlerin müflise verilmeyerek masa emrine hazır bulundurulması hakkında Posta ve Telgraf ve Gümrük idareleriyle banka ve noterlere tebligat yapılmadığı,
  6. f) Müflisin mal varlığı bulunup bulunmadığı ayrıntılı bir şekilde araştırılmadan bankalardan ve tapu dairesi ve trafikten gelen yazı cevapları ile yetinilerek İİK'nın 217. maddesi gereğince tasfiyenin tatiline karar verilip ilan edildiği ve akabinde Ticaret Mahkemesinden iflasın kapatılmasının talep edildiği,

 

Anlaşılmıştır.

 

Dosyaların İcra ve İflas Kanunu'nun Tatbikatına Dair Nizamname'nin 20, 36 ve 37. maddelerinde açıklanan şekilde tutulmasına önem verilmesi,

 

İİK'nın 208. maddesi gereğince iflasın açılması tebliğ olunur olunmaz müflisin mallarının defterinin tutulmasına başlanılması, muhafazaları için lazım gelen tedbirlerin alınması,

 

İİK'nın 210. maddesi uyarınca İflas dairesince müflisin mağazalarında, eşya depolarında, imalathanelerinde, perakende satış dükkânlarında ve buna mümasil yerlerinde tespit yapılarak gerektiğinde kapatılıp mühürlemesinin, paraların, kıymetli evrakın, ticari ve ev idaresine ait defterlerin ve sair her hangi ehemmiyeti haiz evrakın muhafaza altına alınmasının yasal zorunluluk olduğunun bilinmesi,

 

İcra İflas Kanunu'nun Tatbikatına Dair Nizamname'nin 39. maddesi gereğince, celp edilen ve icabında zabıta marifetiyle ihzar olunan müflisin nizamnamede belirtilen ve halin icabına göre lazım gelen diğer sorular sorularak sorguya çekilmesi hususuna önem verilerek yöntem haline getirilmesi,

 

İcra ve İflas Kanunu'nun Tatbikatına Dair Nizamname'nin 39. maddesi gereğince, celp edilen ve icabında zabıta marifetiyle ihzar olunan müflisin nizamnamede belirtilen ve halin icabına göre lazım gelen diğer sorular sorularak sorguya çekilmesi hususuna önem verilerek yöntem haline getirilmesi,

 

İcra İflas Kanunu'nun Tatbikatına Dair Nizamname'nin 38. maddesi gereğince, iflas hükmünün icra veya iflas dairesine tebliğini müteakip dairece müflis tarafından gönderilen veya müflisin namına gelen mektup, telgraf ve havalenamelerle paket ve kolilerin, gümrüğe vürut eden ve edecek olan malların, banka ve noterdeki mevduat ve rehinlerin müflise verilmeyerek masa emrine hazır bulundurulması hakkında Posta ve Telgraf ve Gümrük idareleriyle banka ve noterlere tebligat yapılması gerektiğinin unutulmaması,

 

İcra ve İflas Kanunu'nun Tatbikatına Dair Nizamname'nin 38. maddesi gereğince, iflas hükmünün icra veya iflas dairesine tebliğini müteakip dairece müflis tarafından gönderilen veya müflisin namına gelen mektup, telgraf ve havalenamelerle paket ve kolilerin, gümrüğe vürut eden ve edecek olan malların, banka ve noterdeki mevduat ve rehinlerin müflise verilmeyerek masa emrine hazır bulundurulması hakkında Posta ve Telgraf ve Gümrük idareleriyle banka ve noterlere tebligat yapılması gerektiğinin unutulmaması

 

Bankalar, tapu sicil ve trafik tescil müdürlüklerinden gelen yazı cevapları ile yetinilmeyerek İİK 208, 210, 211, İcra İflas Kanunu'nun Tatbikatına Dair Nizamname'nin 38 ve 39. maddeleri gereğince, müflisin mal varlığı bulunup bulunmadığı ayrıntılı bir şekilde araştırıldıktan ve masaya ait hiçbir mal bulunmadığına dair kesin kanaate ulaşıldıktan sonra tasfiyenin tatiline karar verilmesine özen gösterilmesi,

 

Bankalar, tapu sicil ve trafik tescil müdürlüklerinden gelen yazı cevapları ile yetinilmeyerek İİK 208, 210, 211, İcra ve İflas Kanunu'nun Tatbikatına Dair Nizamname'nin 38 ve 39. maddeleri gereğince, müflisin mal varlığı bulunup bulunmadığı ayrıntılı bir şekilde araştırıldıktan ve masaya ait hiçbir mal bulunmadığına dair kesin kanaate ulaşıldıktan sonra tasfiyenin tatiline karar verilmesine özen gösterilmesi,

 

5- İflas Kararının Daireye Tebliğinden İtibaren 3 Ay İçerisinde Tasfiyenin Adi Veya Basit Şekilde Yapılmasına Karar Verilmesinin İcap Ettiği

 

… esas sayılı iflas dosyalarında, iflas kararının daireye tebliğinden itibaren üç ay içerisinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağının tespit edilmediği (yasal süre geçtikten sonra tespit edildiği) anlaşılmıştır.

 

İcra İflas Kanunu'nun 208/3. maddesi gereğince iflas dairesinin, iflas kararının kendisine tebliğinden itibaren, en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorunda olduğunun unutulmaması,

 

İcra ve İflas Kanunu'nun 208/3. maddesi gereğince iflas dairesinin, iflas kararının kendisine tebliğinden itibaren, en geç üç ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorunda olduğunun unutulmaması,

 

6- İflas Kararının Kesinleşip Kesinleşmediği Araştırılmadan İİK'nın 217. Maddesine göre Tasfiyenin Tatiline ve İlânına Karar Verilemeyeceği ,

 

… esas sayılılarda, iflas kararının ilgili mahkeme tarafından daireye gönderilmesinden sonra İİK'nın 164/2 maddesi gereğince, iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan müflisin mal varlığı bulunmadığından bahisle İİK'nın 217. maddesine göre tasfiyenin tatiline ve ilanına karar verildiği görülmüştür.

İİK'nın 164/2. maddesi gereğince, iflas kararının temyizi iflasın ilanına ve masanın teşkiline mani olmamakla birlikte iflas kararı kesinleşmeden iflasın tatiline karar verilemeyeceğinin bilinmesi,

 

7- İflasın Açılmasından İtibaren 6 Ay İçerisinde Tasfiye Sonuçlandırılmadığı Halde İcra Mahkemesinden Sürenin Uzatılmasının İstenilmesi İcap Ettiği

 

… esas sayılı iflas idaresi tarafından yürütülen dosyalarda olduğu gibi, iflasın açılmasından itibaren 6 ay içerisinde tasfiye sonuçlandırılamadığı halde, icra mahkemesinden sürenin uzatılmasının istenilmediği, iflas idaresi memurlarının bu konuda zamanında uyarılmadığı saptanmıştır.

 

İİK'nın 256. maddesi gereğince iflas açıldıktan sonra altı ay içerisinde tasfiye edilmesi gerektiğinin, bu müddet içerisinde tasfiye muamelesi bitmediği takdirde alacaklıların toplanıp çoğunlukla basit tasfiye usulünün tatbikine karar verebileceğinin, böyle bir karar verilmemişse icra mahkemesinin icabına göre bu müddeti uzatabileceğinin anımsanması,

 

8- İflasın Kapatılmasına İlişkin Kararın Yurt Düzeyinde Tirajı Ellibinin (50.000) Üzerinde Olan Ve Yurt Düzeyinde Dağıtımı Yapılan Gazetelerden Birinde Yayınlanması Gerektiği

 

… esas sayılı iflas dosyalarında; iflasın kapatılmasına ilişkin kararın, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmakla birlikte, masraf bulunmadığı gerekçesi ile yurt düzeyinde karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayınlanmadığı görülmüş ve beyan edilmiştir.

 

İflasın kapanmasına ilişkin kararın İİK'nun 166/2 ve 3. maddesi gereğince maddede belirtilen ve lazım gelen yerlere bildirilmesi yanında Ticaret Sicil Gazetesi ile tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde ilân edilmesi gerektiğinin, bunun için gerekli avansın peşin olarak alınmasının sağlanması için gereğinin yapılmasının unutulmaması,

 

9- İlgili Mahkeme Tarafından İflasın Kapanmasına Karar Verildikten Sonra Bu Kararın İflas Dairesince İflas Açılırken Bildirilen Yerlere Duyurulmasının Zorunlu Olduğu

 

… esas sayılı iflas dosyalarının incelenmesinde, ilgili mahkeme tarafından İİK'nın 254. maddesi gereğince iflasın kapanmasına karar verildikten sonra, bu kararın iflas dairesince İİK 166/2 maddesine göre ilan edilmesine rağmen, ayrıca iflas açılırken bildirilen yerlere duyurulmadığı gözlenmiştir.

 

İİK 166/3 maddesi gereğince, iflasın kapandığının da aynı surette iflas dairesi tarafından kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, menkul kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bildirilmesinin zorunlu olduğunun hatırdan çıkarılmaması, 

 

  
23.12.2018 15:41:30

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim