Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

Taksilere kamera takılması kararına mahkemeden iptal





Muğla 2. İdare Mahkemesi, Bodrum Şoförler Odası tarafından açılan idari dava sonucunda Muğla Büyükşehir Belediyesi UKOME Kurulunun aldığı “Taksilere görüntülü ve sesli kamera takılması” kararını iptal etti. Türkiye’nin 81 ilinde emsal olarak kabul edilebilecek kararla birlikte İçişleri Bakanlığınca 81 İl Valiliğine gönderilen 2017/7 sayılı genelgesinin iptali de gündeme geldi.
Son günlerin gündemi meşgul eden minibüs, otobüs ve taksilere görüntülü ve sesli kamera takılması için İçişleri Bakanlığınca 81 İl Valiliğine 2017/7 sayılı bir genelge gönderildi. Gönderilen genelge ile İl Trafik Komisyonları ve Büyükşehir Belediyeleri UKOME’lerince minibüs, otobüs ve taksilere görüntülü ve sesli kamera takılmasına dair tüm illerin gerek İl Trafik Komisyonları gerekse Büyükşehirlerdeki UKOME'lerce genelge uyarınca minibüs, otobüs ve taksilere görüntülü ve sesli kamera takılmasının zorunlu olduğuna dair kararlar alındı.

Bu kararlarda 31.12.2018 tarihi kamera takılması için son gün olarak ilgili minibüs, otobüs ve taksi esnafı ile tüm şoförler odalarına tebliğ edildi. Bu kararların ve İçişleri Bakanlığının ilgili genelgesinin iptali için birçok ilde gerek esnaf, gerek şoförler odaları ve gerekse STK’larca birçok dava açıldı. Bu davalardan biri de Muğla İdare Mahkemesine Bodrum Şoförler Odası tarafından açıldı.

Davayı açan ve mahkemece alınan iptal kararını sosyal medya hesabından paylaşan Bodrum Şoförler Odasının avukatı Barış Eğilmez şunları söyledi: “Bu olayın birçok yönü var. Ekonomik tarafı taksi esnafını ilgilendiriyor ki çok ciddi maliyetlere katlanmak zorunda bırakılıyor. Ticari tarafı yüz binlerce taksiye takılacak olan bu sistemleri kuran işletmeleri ilgilendiriyor ki taksi başına ortalama 4-5 bin liralık bir sistem ve ülke çapındaki toplam bedeli düşününce de çok ciddi bir ticari değer olarak ortaya çıkıyor.”



ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL

İptal kararını aldıran Avukat Barış Eğilmez, açılan davanın hukuki tarafının ise tüm vatandaşları ilgilendirdiğine işaret ederek, “Bu genelge muhakkak ki gerek şoför esnafının, gerekse vatandaşların can güvenliğini korumak, özellikle son dönemde terör bağlantılı olayların önüne geçmek için gereken bir uygulama olarak düşünülmüş. Bu kadar çok yönlü olan ve toplumun farklı kesimlerini farklı gerekçelerle etkileyen bu kararın bir bakanlık genelgesine dayanarak yerel belediyelerce alınması öncelikle konunun ehemmiyetine uygun düşmeyen bir kararlar silsilesi olmuştur. Mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği gibi anayasal güvence altında olan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ile güvenliğin sağlanabilmesi adına alınması gereken bu kararın tüm tarafların kabulüyle sonuçlanacak bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılacak ve anayasal güvenceleri de ihlal etmeyecek bir kanunla olmalıydı. Bu nedenle de Muğla Büyükşehir Belediyesi UKOME kurulunun 12.05.2017 tarih ve 2017/3-230 sayılı kararı ile minibüs, otobüs,taksilere sesli ve görüntülü kamera takılması zorunluluğuna dair aldığı karar, tarafımızca açılan idari dava sonucunda Muğla 2.İdare Mahkemesinin 2017/989 E - 2018/1240 K sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bahse konu UKOME kararı İçişleri Bakanlığı'nın 2017/7 sayılı genelgesi doğrultusunda alınmıştı. Bahse konu genelge içeriğine bakıldığında minibüs,taksi ve otobüs türü tüm toplu taşıma araçlarına getirilen bir zorunluluk olarak karar altına alınmıştır. Ancak biz bu davamızı açarken minibüs ve otobüsler için herhangi bir iptal talebinde bulunmadık. Sadece taksiler açısından bu sesli ve görüntülü kamera zorunluluğunun iptalini istedik. Sonuçta mahkemece verilen kararın gerekçesinde de belirtildiği gibi bahse konu UKOME kararı özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin korunması hakkının ihlali sonucunu doğuracak bir karardı. Ancak minibüs ve otobüsler toplu olarak bulunulan araçlar ve bu araçlar içerisinde bulunan insanların zaten toplu olarak bir arada olmaları neticesinde özel hayatın gizliliğinin konu edilebileceği ve kişisel verilerin korunması hakkının ihlalini doğuracak bir mecra değildir. Bu düşüncemizi de dava dilekçemize yansıttık ve mahkemece de bu karar alındı" dedi.

KABLI: “ÜYELERİMİZE KARŞI BİR ÖDEVİMİZİ DAHA YAPMIŞ OLDUK”



Bodrum Şoförler Odası Başkanı Hasan Kablı ise yaptığı açıklamada, “Avukatımız Şoförler Odasına üye binlerce şoför esnafı adına bu davayı açtı ve nihayetinde bu karar alındı. Ancak otobüs ve minibüs esnafının da şu aşamada beklentisini de belirtmem lazım. Bu türden devletin asli sorumluluğunda olan bir güvenlik uygulamasının maliyetine sadece şoför esnafının katlanmak zorunda bırakılması ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu maliyete devletin de belli oranda katlanması ve gerek faizsiz kredi gerekse belli miktar hibe ile bu esnafın kamera takma maliyetini belli oranda kendi üzerine almasında da fayda olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. 

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden iptal kararı sonrasında yapılan yazılı açıklamada şunlara yer verildi: “2107/3-220 sayılı UKOME kararı İçişleri Bakanlığının 2017/7 ve 2017/9 sayılı Genelgeleri esas alınarak düzenlenmiştir. İçişleri Bakanlığı Genelgesine göre çıkarılan UKOME kararının mahkeme tarafından reddine yönelik yapılacak işlem yine İçişleri Bakanlığına görüş sorulmak suretiyle gerçekleştirilecektir.” 
  
30.7.2018 15:15:58
Kaynak: Mobil
http://mobil.hurriyet.com.tr/gundem/taksilere-kamera-takilmasi-kararina-mahkemeden-iptal-40912928

Haberin devamını Okumak İçin Tıklayın

Yorumlar


Değerli Hukuk Medeniyeti mensupları, izleyicileri,

Son zamanlarda gündem olan araçlarından çıkarak yürüyen sürücüsüz araç yanında dans etmek ve akan trafiğin önünde trafiği durdurarak ve benzeri eylemlerin trafik suçu dışında bir suç olarak değerlendirilmesi söz konusu olsa; bana göre esrar taşınan araç, kaçak orman ürünü taşınan kamyon, yakalamada kullanılan mutfak bıçağı gibi suç işlemede kullanılan suç aleti olarak değerlendirmek de doğru olacaktır ve eylemin karşılığında verilecek ağır hürriyeti kısıtlayıcı cezaya ek olarak suç aletinin zoralımına karar verilmesinde uygun olacaktır. Ayrıca yüz kızartıcı suçlar gibi tamamen kamu düzenine karşı kendi keyfiyeti ne öne çıkartarak kamu düzenini hiçe sayan kişinin hak mahrumiyeti ile de cezalandırılması adil olacaktır kanaatindeyim. Ayrıcada eylem trafiğe açık alanda ve trafik aracı ile tamamen keyfi yapıldığından ve idari uygulama olduğu için aynı suçtan mükerrer ceza kapsamına girmeyecek olan, ehliyetinin iptali yüksek  trafik para cezasıda uygulanmalı diye düşünmekteyim. 


Bu düşüncemin siz değerli hukukçular tarafından HUKUK MEDENİYETİ mecrasında başlatılarak ülkem hukuk gündemine taşınmasını taktirlerinize arz ederim. 

Fahrettin DURMAZ

Emekli İcra Müdürü

Cevapla Düzenle Sil

Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim