Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Avukatlık-Barolar
0 Yorum

Yargıyı karıştıran intihal krizi





Anayasa Mahkemesi geçen günlerde çok kritik bir dosyayı karara bağladı.

Odatv okuyucuları o kararı herkesten önce öğrendi.

Dosyayı önemli kılan, dosyanın bir tarafının mahkeme üyesi Serdar Özgüldür olmasıydı. Özgüldür’ün yıllar önce doktora tezinde intihal olduğu delilleriyle mahkeme taşınmış, AYM Başkanı Haşim Kılıç devreye girerek şikayetçinin vazgeçmesini sağlamıştı.

Ancak intihal dosyasının peşini bırakmayan hukuk profesörü Kemal Gözler, konu üzerine yazdığı kitapta “usulsüz alıntı”ya 74 örnek vermişti. Serdar Özgüldür, Kemal Gözler’in kendi sitesinde de yer alan kitabın kendisiyle ilgili bölümlerine erişim engeli getirmiş, Gözler itirazını Anayasa Mahkemesi’ne kadar götürmüştü.

4 yıldır bekleyen dosya sonunda karara bağlandı. Serdar Özgüldür’ün girmediği duruşmada 1’e karşı 4 oyla, mahkeme Kemal Gözler’i haklı buldu. AYM üyesi Özgüldür’ün şikayetiyle gerçekleşen engelleme kararının hukuksuz olduğu, böylece resmen kabul edilmiş oldu.

Hem de Özgüldür’ün hakimi olduğu mahkeme tarafından.

DOSYANIN RAPORTÖRÜ KİM ÇIKTI

Odatv’nin yargı kulislerini karıştıran haberi daha çok konuşulacak gibi.

Zira, söz konusu dosya yıllardır Serdar Özgüldür’ün sırtında bir kambur gibi duruyordu. Eğer bu dosya Özgüldür aleyhinde yıllar önce sonuçlansaydı belki de bunca yıldır AYM’de hakimlik yapamayacaktı. Ancak dosyanın üzerindeki bir el kimi zaman mahkemede durdurarak, kimi zaman arşivlerde bekleterek süreci uzattı. Haliyle AYM üyesi Özgüldür’ün bu dönem içerisinde verdiği kararlar hep tartışıldı, üzerindeki şüpheler büyüdü, “acaba”lar eklendi…

Gelelim konumuza…

Serdar Özgüldür’ün taraf olduğu davanın dosya numarası 2014/5232’dı. Dosyanın da ilginç bir raportörü vardı: Emir Kaya.

Raportör Kaya’nın adı size tanıdık gelebilir.

Zira 15 Temmuz darbesinden 2 yıl önce, yargı halen FET֒nün kontrolündeyken çok konuşulacak açıklamalar yapmış, “Fethullah Gülen cemaati olarak bilinen oluşum, Mahkemenin tüm resmi ve gayriresmi noktalarını ele geçirmiştir” ifadelerini kullanmıştı. Emir Kaya o gün açıklamalarında durumu da şöyle anlatmıştı: “Anayasa Mahkemesi'ndeki 17 üyenin 7'si paralel, paralellerin de 4'ünü Abdullah Gül seçti. AYM üyelerinin 3'ü cemaat mensubu 4'ü cemaatin güdümünde 3-4 tanesi de güce göre pozisyon alıyor."

Bu açıklamaların ardından Raportör Kaya’nın AYM ile ilişkileri kesilmişti. Diğer ifadeyle raportör, mahkemeden kovulmuştu.

İşte AYM’nin arka yüzünü o günlerde anlatan Kaya, Serdar Özgüldür’ün AYM’deki dosyasının ilk raportörüydü.

“BANA BASKI YAPTILAR”

Haberden sonra Kaya ile görüştük.

Acaba dosyada neler olmuştu?

Haberi okuduğunda şaşırdığını söyleyen Kaya şöyle devam etti: 

“Kararda geçen bireysel başvuru dosyası sebebiyle Anayasa Mahkemesinden kovulmuştum. 2014 Nisan'ında kayda alınan bu dosya bana tevzi edilmişti. Başvuruyu bekletmem, hiçbir işlem yapmamam yönünde başraportör Hüseyin Ekinci bana iki aydan uzun bir süre baskı yapmıştı. Ben de dosyanın sırasının geldiğini söylemiş ve Temmuz ayında karar taslağını yazıp göndermiştim. Sonrasında da kamuoyuna AYM usulsüzlüklerini duyurmuş ve 12 saat geçmeden kovulmuştum.”

Peki eski Raportör Kaya’nın kendisine baskı yaptığını söylediği Hüseyin Ekinci neredeydi?

Emir Kaya, Ekinci’nin akıbetini şöyle anlattı:

“Hüseyin Ekinci, 15 Temmuz sonrasından beri hapistedir. Bana kendisinin baskı yapmadığını, emir kulu olduğunu, baskının Haşim Kılıç ve Serdar Özgüldür kaynaklı olduğunu açıklamıştı.”

4 YIL SONRA NEDEN ŞİMDİ

Peki bu dosya neden 4 yıldır AYM’de bekledi? Hedef neydi? Ne yapılmaya çalışıldı?

Eski Raportör Emir Kaya, herkesin aklından geçen bu soruya şöyle yanıt veriyor:

“Benim için AYM'de bardağı taşıran son damla olan bu dosya, benim icabıma bakılmasından sonra yani dört yıldır AYM'de kasten bekletiliyordu. Hatta Serdar Özgüldür'ün 2020'de emekli olmasına kadar bekletilecekti. Öyleyse niçin erken(!) karar verilmişti? İşte buna şaşırdım.”

Kaya’nın konuda farklı teorileri de var. Şöyle anlattı:

“Birinci neden; başvurucu Kemal Gözler'in AYM'yi atlayıp AİHM'e konuyu taşıması olabilirdi.

İkinci neden ise usulsüzlükleri ifşa ettiğim için AYM'den kovulan benim, bu hafta AİHM'e başvuru yapacağımın, başvurumda başta bu dosya olmak üzere pek çok hukuksuzluk vakasını ifşa edeceğimin bilinmesi idi. 

İki durumda da bu karar bir ön alma kararıdır. AYM'nin ‘Gerekeni yaptık’ diyebilmesi için, elinde bahane ve savunma olabilmesi için öne aldığı bir karardır. Tabii dört yıl sümen altı ettikten sonra... Zira artık mızrak çuvalı delip geçmiştir.”

AYM SİTESİNDEN SİLMİŞ

Bu süreçte sessiz sedasız bir gelişme daha yaşanmıştı. Hiçbirimizin bundan haberi olmamıştı. Raportör Emir Kaya şöyle aktardı: 

“İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Etik Kurulunun Serdar Özgüldür'ün doktorasında intihal tespit etmesinin tarihi 24 Eylül 2014'tür. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun Serdar Özgüldür'ün Dr. unvanını geri almasının tarihi ise 7 Ocak 2015'tir. Sessiz sedasız AYM sitesinden Dr. unvanı sildirildi de başvurucu Kemal Gözler nasıl yıllarca bekletilebildi? AYM Başkanlığı uzun süre idare ettiği -ve belki de etki altında tuttuğu- Serdar Özgüldür'ü artık idare edemez, risk alamaz hale gelmiştir. Kararın tek izahı budur.”
 

ÖZGÜLDÜR İÇİN ÖZEL YASA
 

Kaya’nın çok daha kritik bir iddiası var. Emir Kaya’nın aktardığına göre AYM üyesi Serdar Özgüldür’ü rahatlatacak bir yasal düzenleme de yapıldı. Kaya durumu şöyle açıkladı:

“Bu kötü(!) günler öngörülmüş ve gereken yıllar önce yapılmıştır. 2011 yılında FETÖ ve AYM başkanının girişimiyle çıkartılan 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 18. maddesine şu cümleler eklenmiştir: ‘Disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin öğrenilmesinden itibaren bir yıl geçmiş olması hâlinde disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde disiplin cezası verilemez.’ Yani akademik hırsızlığı tescillenmiş Serdar Özgüldür yıllardır olduğu gibi oy kullanmaya, halkın kaderi üzerinde söz sahibi olmaya devam edecektir.”

Belki de karardan sonra Özgüldür’e bir yaptırım uygulanamasa da “çekilmesi” istenecek, bilemiyoruz…

AYM’DE FET֒YÜ SORUŞTURANLAR KİM ÇIKTI

Emir Kaya’nın anlattığı tüyler ürperten iddialar bununla da sınırlı değil. Raportör Kaya’nın aktardığına göre 15 Temmuz’a kadar FET֒cüleri kurum içinde koruyan AYM, 15 Temmuz’dan sonra FETÖ ile mücadele için iki komisyon kurmuş, iki komisyonun başkanı da şaibeli çıkınca görevden alınmıştı: 

“Al gülüm - ver gülüm mantığını kurum içinde mükemmel işleten AYM, 15 Temmuz sonrasına yani kendi etekleri tutuşuncaya kadar FETÖ'cü mensuplara sahip çıkmadı mı? Hala da çıkmıyor mu? Başta ben olmak üzere oyun bozanları dışlamadı mı? Kurulan iki FETÖ'cü soruşturma komisyonunun ikisinin de başkanı itirafçılar tarafından FETÖ'cülükle itham edilince ikisi de genel sekreter yardımcılığından alınıp kurumda pasif yerlere kaydırılmadı mı? Ve daha neler neler... Günü gelince devletimiz hepsinin hesabını soracaktır.”

SORUŞTURACAK KENDİLERİ

Eski Raportör Kaya, hukukun geldiği noktayı ise şöyle özetliyor:

“Serdar Özgüldür ve onu koruyan AYM başkanları hak ettikleri cezaya çoktan çarptırılmalıydı. Görevi ihmalden haklarında suç duyurusunda bulunsam soruşturacak olanlar da yine kendileri... Türkiye bu insanlardan kurtulmalıdır!”

Üyesi olduğu mahkemenin kararını konuşmak için Özgüldür’e ulaşmaya çalıştık. Ancak Özgüldür’den olumlu yanıt alamadık.

Ülkede hukuku gerekirse iktidara karşı bile koruyacak AYM’de durum bu!

Sahi et kokarsa tuzlarsınız ya tuz kokarsa?

Barış Terkoğlu

Odatv.com
  
18.5.2018 21:06:37

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim