Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

Yargıtay'dan kiracılar için emsal karar





Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinde, bedelin ne şekilde artacağına ilişkin madde bulunmadığından, artış miktarını ödemeyen kiracının tahliyesinin istenemeyeceğine hükmetti.

Yozgat'ın Yerköy ilçesinde evini kiraya veren bir kişi, kiracıyla yaptığı sözleşmeye kira bedelinin ne şekilde artacağına ilişkin madde koymadı.

Ancak daha sonra kiracıdan Üretici Fiyat Endeks (ÜFE) oranında artış talep eden ev sahibi, kiracının bunu ödememesi üzerine, evin boşaltılması istemiyle dava açtı. Ev sahibi, davalının artış yapmadığını, yıllık eksik ödenen farkın ödenmesi için ihtar gönderdiğini ancak kira farkının ödenmediğini ileri sürerek, kiracının temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etti. Kiracı ise sözleşmede artış maddesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istedi.

Yerköy Sulh Hukuk Mahkemesi, davayı kabul ederek, kiracının evi tahliye etmesini kararlaştırdı.

Kiracının kararı temyiz etmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracılar lehine emsal bir karara imza atarak, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle bozdu.

"KİRA TUTARININ İSPATI KİRAYA VERENE AİTTİR"

Dairenin kararında, kira akdinin sona erme sebeplerinden birinin de kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda akdin feshinin biçim ve koşullarının Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlendiği belirtildi.

Buna göre, istenen kira parasının verilen sürede ödenmemesi halinde akdin feshedileceği, bu durumda kiracıya verilecek sürenin, konut ve çatılı iş yeri kiralarında en az 30 gün, ürün kiralarında en az 60 gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az 10 gün olduğu kaydedildi.

Kural olarak, kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfetinin davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfetinin ise davalıya düştüğü bildirilen kararda, şu tespitler yapıldı:

"Taraflar arasında imzalanan ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 350 lira olarak kararlaştırılmış, sonraki yıllar kira bedelinin artırılacağına dair bir düzenleme yapılmamıştır. Davacı, dava dilekçesinde kira bedellerinin yıllık ÜFE artışına göre ödenmediğinden bahisle temerrüt nedeniyle tahliye talep etmiş ise de sözleşmede artış maddesi bulunmamakla davaya konu kira tutarının ispatı kiraya verene aittir. Davacının tek yanlı kira oranı ve kira bedeli belirlemesine itibar edilemez. Davacı kiraya veren, kira miktarının ÜFE ile artırılacağını ispat edemediğine göre, aylık kiranın sözleşmede yazılı olan 350 lira olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir."

T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi


Esas No:2017/7358
Karar No:2017/16789
K. Tarihi:30.11.2017 

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; kira sözleşmesne göre aylık kira bedelinin 350 TL olduğunu, yıllık ÜFE artışı ile 01.11.2014 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 363 TL, 01.11.2015 tarihinden itibaren aylık 405 TL olması gerektiğini, ancak davalının artış yapmadığını, yıllık eksik ödenen farkın ödenmesi için ihtar gönderdiklerini ancak kira farkının ödenmediğini ileri sürerek davalının temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. 
Davalı, sözleşmede artış maddesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
Kira akdinin sona erme sebeplerinden biri de kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda akdin feshinin biçim ve koşulları 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde (818 Sayılı BK.nun 260.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre, istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. 
Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalıya düşer. 
Taraflar arasında imzalanan 01.11.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 350 TL olarak kararlaştırılmış, sonraki yıllar kira bedelinin artırılacağına dair bir düzenleme
yapılmamıştır. Davacı, dava dilekçesinde kira bedellerinin yıllık ÜFE artışına göre ödenmediğinden bahisle temerrüt nedeniyle tahliye talep etmiş ise de, sözleşmede artış maddesi bulunmamakla davaya konu kira tutarının ispatı kiraya verene aittir. Davacının tek yanlı kira oranı ve kira bedeli belirlemesine itibar edilemez. Davacı kiraya veren, kira miktarınının ÜFE ile artırılacağını ispat edemediğine göre, aylık kiranın sözleşmede yazılı olan 350 TL olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 
  
28.4.2018 06:34:19
Kaynak: Haberturk
http://www.haberturk.com/tv/ekonomi/haber/1938435-yargitaydan-kiracilar-icin-emsal-karar

Haberin devamını Okumak İçin Tıklayın

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim