Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Hukuk Medeniyeti
0 Yorum

Sahte Kredi Kredi Kartı Üretilmesi Suçu





Sahte banka veya kredi kredi kartı üretilmesi suçu  TCK nun 2452 nci madde ve fıkrasında   düzenlenmiştir. Suçun maddi unsurunu  "Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi "eylemleri oluşturmaktadır.

Kredi kredi kartı  üretilmesi suçu hakkında  5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 37/2 madde ve   fıkrasında da bir hüküm yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre suçun maddi unsurunu  "Kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapmak  veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz etmek" eylemleri oluşturmaktadır.

 Mevcut yargı uygulamalarına göre TCK nun  245/2 madde ve fıkrasının   bir "kredi kartı sözleşmesi düzenlenmesi  ile sözleşmeye bağlı kart üretilmesi halinde" uygulanabileceği, "kredi kartı sözleşmesinin düzenlenip imzalanması aşamasına kadar olan süreçte" ise  5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 37/2 maddesi uyarınca uygulama yapılması  kabul edilmektedir.

TCK nun 245/2 madde ve fıkrası hükmü,1 Haziran 2015 günü yürürlüğe girmiştir,5464 sayılı yasanın 37/2 maddesi ise  01/03/2006 günü yürürlük kazanmıştır. 5464 sayılı  hükmü 5237 sayılı yasada yer alan hükmün varlığı bilinerek konulmuştur. Anılan  görüşün kabulü, kanun koyucunun kredi kartı sahteciliği  bakımından bir yasada düzenleme bulunmasına rağmen, bunu göz ardı ederek aynı konuda başka bir kanunda yeni bir düzenleme yaptığını kabul etmek anlamını taşımaktadır.

TCK nun 245/2 madde ve fıkrasında kredi kartının varlığının ve üretiminin  bir sözleşmeye bağlı olup olmadığına  ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Hali hazırda kredi kartı  5464 sayılı  Kanununun 3. maddesinde “Nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarası” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre kredi kartının basılı olabileceği gibi, fiziki varlığı bulunmadan, bir numara olarak da  ifade edebileceğinin tanımlanmış olması karşısında,  ceza maddesindeki  tarifin ,  bir sözleşmeye bağlı olarak  üretilmeyen kredi kartlarını da kapsadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla TCK nun 245/2 madde ve fıkrasının sadece kredi kartı sözleşmesi düzenlenmesi  ile sözleşmeye bağlı kart üretilmesi halinde uygulanabileceği, buna karşılık kredi kartı sözleşmesinin düzenlenip imzalanması aşamasına kadar olan süreçte uygulanamayacağı yönündeki görüş temelsiz kalmaktadır.

5464 sayılı yasanın 37/2 maddesine göre kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapılması veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edilmesi suç teşkil etmektedir. Aynı maddenin birinci fıkrasında ise bir banka ya da kredi kartının sahibi olan şahsın bu kartı kaybettiği ya da çaldırdığı yolunda gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kartı kullanması veya başkasına kullandırtması ile bu nevi kartın bilerek kullanılması suç olarak tanımlanmıştır.

 5464 sayılı yasanın 37.maddesinin her iki fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, madde ile kredi kartı sözleşmelerindeki sahteciliğe ilişkin ayrı bir tarif yapılmadığı, kredi kartı sözleşmelerindeki sahteciliğin , banka kartı sözleşmeleri sahteciliği, banka kartı ve  kredi kartı sahteciliğini de kapsayacak şekilde bir bütün halinde TCK nunda düzenlemiş olduğu,5464 sayılı yasadaki suçun failinin kartın sahibi olan kimse olarak anlaşılması gerektiği, tariflerin kartın sahibi olan şahsın gerçekleştirdiği eylemlere yönelik olduğu, kartın sahibi olmayan başkası tarafından gerçekleştirilen eylemlerle ilişkili bulunmadığı,   "kartın sahibi olan " şahsın kartı kaybettiği ya da çaldırdığı yolunda gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kartı kullanması veya kullandırtması ya da bu vasıftaki kartın bilinerek kullanılması ile kartın sahibi olan şahsın kartın tesisine esas teşkil eden sözleşme veya eki belgelerinde sahtecilik yapması ya da sözleşmeyi imzalamak amacıyla sahte belge ibraz etmesi eylemlerinin cezalandırılmasının amaçlandığı, "kartın sahibi olmayan" bir başkası tarafından gerçekleştirilen eylemler bakımından TCK' nun 245.maddesinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmaktadır. 


Sacit Akdağ

Cumhuriyet Savcısı

  
14.4.2018 18:06:25

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim