Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
AYM-İnsan Hakları Mahkemesi
0 Yorum

AYM'DEN HUKUKA AYKIRI DELİL KARARI





HUKUKA AYKIRI DELİLLERE DAYANILARAK MAHKÛMİYET KARARI VERİLMESİ NEDENİYLE ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİNE İLİŞKİN KARARIN BASIN DUYURUSU


Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 1/2/2018 tarihinde, Orhan Kılıç (B. No: 2014/4704) başvurusunda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

M.E. ve Ö.Ö., olayların geçtiği tarihlerde bir ilçe emniyet müdürlüğünün çocuk büro amirliğinde polis memurudur.

Anılan polis memurlarının iddiasına göre, kendisini Sertif Kılıç olarak tanıtan başvurucu, kendilerine uyuşturucuya ihtiyaçları olup olmadığını sormuş; bunun üzerine daha fazla uyuşturucu madde ele geçirmek için başvurucunun yaşadığı eve gidilmiş ve evde bulunan uyuşturucu maddeye el konulmuştur.

Anılan konutta ele geçirilen uyuşturucu maddeler muhafaza altına alındıktan on sekiz saat sonra durum Cumhuriyet savcısına bildirilmiş ve bu işlemle ilgili olarak tutanak düzenlenmiştir. Tutanakta, polislerin daha fazla uyuşturucuya ulaşmak düşüncesiyle başlangıçta alıcı gibi hareket ettikleri, evden hassas terazi, çok sayıda uyuşturucu hap, değişik miktarlarda kokain ve eroin maddesi ele geçirildiği ifade edilmiştir.

Cumhuriyet savcısının talimatı ile sonraki işlemler başka emniyet görevlileri tarafından sürdürülmüştür.

Açılan kamu davası üzerine başvurucu uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiştir.

Öte yandan M.E. ve Ö.Ö. hakkında yasal işlem yapmama karşılığında başvurucu ile anlaşma yaptıkları gerekçesiyle rüşvet suçundan soruşturma başlatılmış, açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda anılan polis memurlarının cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

Ayrıca anılan polis memurları hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından da kamu davası açılmıştır. Yargılama sonunda atılı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilmiştir.

İddialar

Başvurucu, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verildiğini ve bu suretle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi bu iddialar kapsamında özetle aşağıdaki değerlendirmeleri yapmıştır:

Ceza yargılamasında hukuka uygun yöntemlerle delil elde edilmesi, hukuk devletinin temel ilkelerinden sayılmaktadır. Bu kapsamda Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrasında da kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır.

Somut olayda konuttaki aramanın kanuna aykırı şekilde yapıldığı açıktır. Zira kolluk görevlilerinin konutta arama yapmaları için hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri bulunmamaktadır. Ayrıca arama uzun bir süre geçtikten sonra nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirilmiştir.

Mahkeme kararından anlaşıldığına göre mahkûmiyet hükmü, belirleyici olarak gerçekleştirilen hukuka aykırı arama sonucunda elde edilen delillere dayandırılmıştır. Mahkûmiyet hükmünün esaslı ve belirleyici delilleri, aramada ele geçirilen hassas terazi ve uyuşturucu maddelerdir. Dayanılan diğer deliller ise arama yapan ve rüşvet suçundan mahkûm olan polis memurlarının ifadeleri ile başvurucunun uyuşturucu madde kullandığına dair beyanıdır. Hâlbuki mahkûmiyet kararı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilmiştir. Kararda, başvurucunun aramanın icra ediliş şekline yönelik iddia ve itirazları hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır.

Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme yetkisi kural olarak yargılamayı yapan mahkemeye ait olmakla birlikte somut olayda, hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilen arama sonucu elde edilen delillerin belirleyici delil olarak kullanılmasının bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelediği görülmektedir. Aramanın icrasındaki “kanuna aykırılığın” yargılamanın bütünü yönünden adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, açıklanan nedenlerle adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
  
11.4.2018 23:11:58

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim