Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Alıntı Makaleler
0 Yorum

DOSTLAR “HAYIRLI CUMALARDA” GÖRSÜN






Whatsapp, Messenger, her yöne 1000 SMS gibi, ücretsiz iletişim kanalları çıktı çıkalı yeni bir ritüel türedi: “hayırlı cumalar”…

Cuma’nın Müslümanlar için özel olduğuna itiraz eden yok… Cuma namazı vaktinde, işi gücü bırakıp camiye gitmenin farz kılındığı hususunda da en ufak bir tereddüt yaşanmıyor…

Eğer gerçekten günü dolu dolu yaşama iddiasındaysanız oturun sizden önceki takva ehlinin yaptıklarına bakın, yeterli...

Her ne kadar meselenin psikolojik arka planını idrak etmekten acizsem de, bu konuda ne düşündüğümü izah etmekten vazgeçecek değilim…

Hüsnü zannı elden bırakmadığımda; o güne dair güzel duygu ve düşüncelerinizi sair Müslümanlarla paylaşmak istiyorsunuz... Bu meyanda “hayırlı cumalar” temennisinde bulunmakla görevinizi ifa edeceğinizi zannediyorsunuz…

Lakin iletişim kanallarının bedavalaşmasıyla eşzamanlı tezahür eden gayretinizin esasında güzel kavramlarımızı da ucuzlattığını ya da en azından değer aşımına uğrattığının farkında mısınız, bilemiyorum…

Az birazcık suizanlı empati yaptığımda ise aklıma şunlar gelmekte: “Herkes sabah akşam bir şeyler paylaşıyor… Onlarla ilgili düşünce ve kanaatlerimi açıklasam birileri tarafından yanlış anlaşılırım, yıllardır sükutla inşa etmeye çalıştığım aerodinamik kişilik yapıma zarar verir, durduk yere hedef olurum, istikbalde sıkıntıya yol açar vs. vs… İyi ama bir şekilde ölmeyip halen yaşadığımı da göstermem gerekiyor. O halde suya sabuna dokunmayan, telif hakkı da gerektirmeyen hamaset içerikli sloganlar ne güne duruyor, sıradaki temenni tüm dostlara gelsin “hayırlı cumalar…”

Peki, bu basmakalıp kopyala-yapıştır mesajların muhatabınızda ne tür etkiler uyandırdığınız farkında mısınız, bilemiyorum…

Bendenizin Cuma günü ve Cuma namazıyla bir problemi olduğunu düşünmüyorsunuzdur herhalde… Ama inanır mısınız, artık gına geldi… Perşembe akşamından başlayıp Cuma akşamına kadar telefonun ekranına patır patır düşen mesajları okumadan sileceğim diye bir hal oldum…

Sonunda baş edemeyince otomatiğe bağlanan mesajlarla başedebilmek için, otomatik engel koyan enstrümanlara başvurmak zorunda kaldım…

Bu kez başka iletişim kanallarından uluşarak “abi bir hatamız mı oldu? Niye beni engelledin” türü sorularla karşılaşmaya başladım… “Problem yok hayırlı cumalar” dediğimde, “abi sana da tekrar hayırlı cumalar deyip” … Allah’a ısmarlıyor…

Sağlık açısından faydası tartışmasız olan nice vitaminler bile dozaşımına girdiğinde zehre dönüşmekte... Bir şeyin haddinden fazla kullanılması sempatiyi değil tam tersine antipatiye yol açmakta…

Bu Cuma kutlaması işi o kadar yaygınlaştı ki, alnı secde görmemiş insanların bile gündeminde yer almaya başladı… Geçenlerde bu neviden bir arkadaşa “yaw senin bir gün cumaya dahi gittiğini görmedim ne diye grupta hayırlı cumalarınız olsun” şeklinde paylaşımlarda bulunuyorsun” dediğimde… “ne yapalım sizinkilerin hoşuna gittiği için” demez mi”... Demek ki, nabza göre serum vermek için hemşire olmaya gerek kalmadı…

Her kim cumasını hayırlamak istiyorsa otursun kendi ibadet ve taatına yoğunlaşsın… Sağa sola “hayırlı cumalar” demekle, bonus mahiyetinde kazanacağınız hiçbir sevap yok…

Basmakalıp (ç)alıntı sözlerle yapılacak Cuma paylaşımlarının hiçbir manevi tesiri olmadığı gibi “din, samimiyetten ibarettir” tespitinde bulunan sevgili peygamberimizin (S.A.V) işaret ettiği noktadan da fersah fersah uzaklaşmış oluyoruz...

ABDULLAH YAMAN-YARGITAY ÜYESİ
  
24.2.2018 22:34:39

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim