Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Örgütlü suçlar-Terör haberleri
0 Yorum

Eski savcı Gültekin Avcı'nın FETÖ davası başladı





Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) avukatlık  yapılanması kapsamında tutuklanan eski savcı ve avukat Gültekin Avcı'nın,  ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ve ''terör örgütü propagandası yapmak''  suçlarından 22,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık  Gültekin Avcı'nın cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile  bağlanması sağlandı.

İddianame özetinin okunmasının ardından savunması alınan sanık  Avcı, eski savcı olduğunu ve daha sonra avukatlık yapmaya başladığını belirterek,  "Müvekkillerimin hukuki haklarını korumak adına savunmalar yaptım. Bu örgütün  amacıyla örtüşüyor gibi görünse de asıl amacım savunma yapmaktı benim." dedi.


Hiçbir zaman terör örgütü  propagandası yapmadığını ve avukat olması  nedeniyle sadece müvekkillerinin haklarını koruduğunu öne süren Avcı, "FETÖ'ye  göre değil, Avukatlık Kanunu'nun bana verdiği yetkiye göre yaptım müvekkillerimin  savunmasını. Ben Fetullahçıların veya terör örgütünün propagandası için değil,  müvekkilimin hakkı için açıklama yaptım." diye konuştu.

"65 KİŞİNİN TAHLİYESİ EDİLMESİNDE KANUNA AYKIRILIK YOKTU"

Eski emniyet müdürlerinin de aralarında bulunduğu FETÖ sanığı 65  kişinin yetkisi olmadığı halde tahliye edilmesi yönünde karar alan, FETÖ  üyeliğinden tutuklu eski hakimlerle ilgili konuşan Avcı, şunları söyledi:

"Tahliye edin, kararı veren hakimin FETÖ'cü olduğu kabul edilse bile,  FETÖ'cü olduğuna dair kesinleşmiş bir yargı kararı yoktu. Müvekkilim hakkında  tahliye kararı çıkmıştı neticede. Ben de tahliye olmasını sağlamaya çalıştım.  Kararı infaz savcısına götürdüm. Hakimlerin örgüt mensubu olduklarını bilmem  mümkün değil ki. Mahkemenin kararına aykırı hareket edildi. Usulen tahliyelerin  yapılması gerekirdi. Tahliyelerden sonra cumhuriyet savcısı derhal yakalama  kararı talep edecekti. O zaman Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) usulüne göre hareket  edilmiş olurdu. Sulh ceza hakimlerinin görevleri sıralanmıştır. İşlemde herhangi  bir kanuna aykırılık yoktu. Müvekkilim hakkında da tahliye vardı. İşlemler kanuna  ve usule uygun olduğu halde tahliye edilmediği için eleştirmiştim. Bunun örgütle  herhangi bir ilgisi yok. İstanbul 10. Sulh Ceza hakimi, yanlış bile olsa asliye  ceza mahkemesi kararını uygulamamazlık edemez. Çünkü alt derece mahkemedir. O  kararla Türk hukuk tarihinde maalesef bir ilk yaşandı. Anayasa Mahkemesi'nin  kararını tanımamak da bir ilkti. Ben nereden bileyim hakimin FETÖ'cü olduğunu.  Hakim 50 kişiyi bile öldürmüş olsa bence o kararı uygulanmalıydı."

Tahliye kararlarını götürdüğü infaz savcısının kendisine, "haklı  olduklarını, kişilerin tahliye edilmesi gerektiğini ancak sürgün yemekten  korktuğunu" söylediğini iddia eden Avcı, terör örgütü amacının propagandasını  yapmanın terör örgütü propagandası yapmak anlamına gelmediğini, bazen örgütle  avukatların görüşlerinin ve amaçlarının örtüşebileceğini, FETÖ'nün amacının bu  kişilerin tahliye edilmesi olabileceğini ve ama kendisinin avukatlık amacıyla  hareket ettiğini savundu.

KOZA ALTIN'DAN HESABINA YATAN PARA

Bank Asya'da para artışı olduğu yönündeki iddiayı da yalanlayan Avcı,  kendisinin bu bankaya hiçbir zaman para yatırmadığını, paraların da kapatılan  Bugün gazetesi ve STV'de yaptığı yayınlar sonucu yatırıldığını kaydetti.


Yayın kuruluşlarıyla arasındaki ilişkinin örgütsel değil, profesyonel  iş ilişkisi olduğunu ve her ay maaşı yattığı için para artışı göründüğünü öne  süren Avcı, Mahkeme Başkanı'nın, "Koza Altın işletmesinden hesabınıza yatan  parayı nasıl açıklarsınız? Normalde Koza İpek Medya'dan yatırılması gerekmiyor  muydu paranızın?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Bugün gazetesinde yazı yazmıştım ve televizyonlarda da program  yaptım. Dış yapımlar da vardı. O çalışmalarımın karşılığı olarak yatırmıştır  şirket. Parayı kimin yatırdığını niye sorayım? Altın şirketinde hiçbir görevim  olmadı. Pek çok bağlantılı şirketi vardı. Bank Asya'ya değil, diğer bir bankaya  yatırmışlar zaten. Gidip, 'Hesabımda para var mı?' diye soruyorum, 'Kim yatırdı?'  diye sormuyorum. Aynı miktarlar hep. Farklı miktarlar olsa merak ederdim."

Hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 18 Eylül 2015'te gözaltına  alındığını ve bu tarihten sonra Fetullahçıların medya kuruluşlarından, henüz  kayyum atanmadan kendi isteğiyle ayrıldığını ileri süren Avcı, aynı yılın haziran  ayında tahliye olduğunu Özgür Düşünce gazetesinin yazı yazması için teklifte  bulunduğunu ancak paraya ihtiyacı olduğu halde kabul etmediğini, çağrıldığı Can  Erzincan TV'ye de gitmediğini ve röportaj taleplerini bile geri çevirdiğini dile  getirdi.

"HİÇBİR ZAMAN CEMAATÇİ OLMADIM"

Fetullahçı medya kuruluşlarının her biriyle gözaltına alınması  sonrasında ilişkisini kestiğini ve araya mesafe koyduğunu savunan Avcı, "Çünkü bu  durumda sizi de cemaatle özdeşleştiriyorlar. Bir suç örgütü olduğunu hiç  düşünmemiştim. İçlerinde cemaatçi olmayanlar da vardı. Ben hiçbir zaman cemaatçi  olmadım. İnançlı bir insanımdır, onun dışında hiçbir cemaate biat etmem." dedi.

ByLock kullanmadığını, ByLock tespit edilen bazı kişilerle HTS kaydı  çıktığı ve iletişim kurduğu yönündeki iddiaların da iddianameye suçlama yaratmak  için konulduğunu ileri süren Avcı, kimin bu programı kullandığını bilmesinin  imkansız olduğunu, avukatlarla örgütsel değil, mesleki ilişkisi olduğu için  görüştüğünü, ceza avukatı olduğu için çevresinin fazla olduğunu ve kendisini  birçok kişinin arayıp mesaj attığını kaydetti.

Hakkında fazla delil olmayınca iddianameye Günün Mağdurları Derneği'ne  üye olduğuna yönelik suç isnadı konulduğunu dile getiren Avcı, tanınmış biri  olarak kendisine ısrarla teklif edildiğinde reddedemediğini, derneğin tüzüğünü  incelediğini ve kendisine insani bir dernek gibi göründüğü için istemeyerek de  olsa ısrar sonucu üye olduğunu anlattı.

"VİTRİNE KENDİNDEN OLMAYAN İNSANLARI KOYUYORLARDI"

Mahkeme heyetinin sorusuna karşılık derneğin başkanının eski emniyet  müdürü Nazmi Ardıç olduğunu söyleyen ve tanınmış üyelerinin de bulunduğunu  belirten Avcı, görüştüğü Nazmi Ardıç'ın kendisine, "CHP Milletvekili Mahmut  Tanal'ın da derneğe üye olacağını" söylediğini dile getirdi. Gültekin Avcı,  derneğe üye olduktan 1 ay sonra zaten tutuklandığını, hiçbir faaliyetine  katılmadığını ve tedirgin olduğu için cezaevindeyken mektup gönderip istifasını  istediğini de önü sürdü.

Sanık Avcı savunmasının son bölümünde FETÖ ile ilgili bazı açıklamalar  yaptı. Fetullahçı yapının vitrine özellikle kendilerinden olmayan insanları  koyduğunu ve Zaman gazetesinde cemaatçi olmayan çok insan çalıştığını anlatan  Avcı, "Cemaatçi savcı ve hakimler de aşırı tedbirliydi. Çoğunun eşinin başı  başörtülüydü. Talimat gelince eşleri başlarını açtı, alkol bile aldılar. Bir  cemaatçi hakim ve savcıyla çok şey konuşamazsınız. Çünkü dikkat çekmek  istemedikleri için görüşlerini belli etmezler. Alt seviyede gizlenme, üst  seviyede de iyi yere gelince gereken tavrı sergileme şeklinde yürüyordu işler.  Cemaatçi olmadığın için beni hiçbir zaman başsavcı veya yetkili savcı  yapmadılar." diye konuştu.

Avcı'nın savunmasının ardından avukat talebi ve savcı görüşünü alan  mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı.

Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden heyet, duruşmayı  erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar bürosunca  hazırlanan iddianamede, Avcı'nın, FETÖ şüphelisi polisler ile örgütün üst düzey  yöneticilerinden olduğu belirtilen Hidayet Karaca'nın avukatlığını yaptığı  dönemde, söz konusu kişiler hakkında Nisan 2015'te ''yetkisiz mahkemece'' tahliye  kararı verilmesinde aktif rol oynadığı vurgulanıyor.

Söz konusu bu örgütsel eylemin talimatını FETÖ elebaşı Fetullah  Gülen'in 19 Nisan 2015'te verdiği belirtilen iddianamede, aralarında eski emniyet  müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Yakub Saygılı, Tufan Ergüder, Ömer Köse, Yurt  Atayün, Erol Demirhan, Ramazan Akyürek ile Hidayet Karaca'nın bulunduğu 63  şüphelinin birçok soruşturma kapsamında tutuklu bulunduğu,  bu kişilerin  avukatları aracılığıyla verilen reddihakim ve tahliye dilekçelerinin, yetkisi ve  görevi olmadığı halde dönemin İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Metin  Özçelik tarafından incelemeye alındığı belirtiliyor.

İnceleme sonucunda reddihakim talebinin kabulüne karar verip, tahliye  talebini de o dönem 32. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Mustafa Başer'e gönderdiği,  Başer'in de tahliye kararı verdiği anlatılan iddianamede, her iki hakimin de  yetkisi olmamasına rağmen bu kararı verdikleri, bu olayın ardından Mustafa Başer  ve Metin Özçelik'in tutuklandığı, daha sonra da meslekten çıkarıldığı  kaydediliyor.

Bu olayın üzerine I?stanbul 10. Sulh Ceza Hakimlig?i tarafından  tahliye kararlarının hukuken gec?ersiz olduğuna ve sanıkların tutukluluk  hallerinin devamına dair karar alındığı hatırlatılan iddianamede, örgu?tu?n hukuk  ayag?ında yer alan avukatlarca da ülkede hukuk kaosu yas?andıg?ı go?ru?ntu?su?  verilmeye ve kamuoyunun yargıya olan gu?veni s?ekillendirmeye yo?nelik lehe ve  aleyhe algı c?alıs?ması yapıldıg?ı anlatılıyor.

İddianamede, bu süreçte örgütün talimatıyla rol alan sanık Avcı'nın  İstanbul adliyesi önündeki o dönem yaptığı açıklamalarına yer verilerek, bu  kişinin yargı makamlarına karşı sözler sarf ettiği ve yalan beyanlarda bulunduğu  ifade ediliyor.

Kayyum atanan veya kapatılan kurumlardan Avcı'ya yüklü miktarlarda  ödemelerin yapıldığı aktarılan iddianamede, kanun hükmünde kararname ile  kapatılan Günün Mağdurları Derneği üyesi de olan Avcı'nın, örgüt talimatı  sonrasında Bank Asya'daki hesabında artış olduğu da öne sürülüyor.

İddianamede, Avcı'nın ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ve ''terör  örgütü propagandası yapmak'' suçundan 9 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle  cezalandırılması isteniyor.
  
14.2.2018 19:22:51
Kaynak: Milliyet
http://www.milliyet.com.tr/eski-savci-gultekin-avci-nin-feto-gundem-2610061/

Haberin devamını Okumak İçin Tıklayın

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim