Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Makaleler
0 Yorum

Karşılıksız Çekin ileri vadeli olarak düzenlenilmesine ilişkin BAM ceza kararları





T.C.                                                                           
GAZİANTEP  BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
                     12. CEZA DAİRESİ                                

        
                             TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

Esas No               : 2017/2196 
Karar No : 2017/1591
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. İcra Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2017
NUMARASI : 2016/296 (E) ve 2017/184 (K)

SUÇLAR                                            : Karşılıksız Çek Düzenleme
SUÇ TARİHİ : 10/10/2016
HÜKÜMLER : Beraat 
TEBLİĞ-İSTİNAF TARİHİ : Müşteki vekili 20/06/2017-20/06/2017

          
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla,  dosya görüşüldü:
Her ne kadar dava konusu çekin ileri tarihli vadeli olarak düzenlendiği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, çekteki  keşide ve ibraz tarihinin 10/10/2016 olduğu, 5941 sayılı yasayı değiştirerek karşılıksız çek düzenlemeyi suç haline getiren 6728 sayılı yasal düzenlemenin 09/08/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği; çekin üzerinde yazılı keşide ve ibraz tarihlerine göre suçun subutu yönünde  değerlendirme yapılması gerekmekte olup, çekin yasal değişiklik yürürlüğe girmeden önce ileri tarihli düzenlendiğinden bahisle verilen beraat kararının yasaya uygun olmaması, 
                           Sanık   kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT nin 2. kısım, 2. bölüm 5. bendi uyarınca 600-TL maktu vekalet ücretinin müştekiden alınarak sanığa verilmesi gerekirken 660 TL ye hükmedilmesi,
Karar başlığında suç tarihinin 10/10/2016 yerine, 19/12/2016 olarak gösterilmesi,
                      Hususlarında hükmün yeterli gerekçeyi içermemesi hukuka aykırı bulunmuş, müşteki vekilinin istinaf başvurusu bu yönlerden yerinde görülmekle CMK' nun 280/1-d, 289/1-g, 230/1-b-c  maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,   24/11/2017  tarihinde oy çokluğu ile kesin olarak karar verildi.


Başkan 38186
 M.KOPER
e-imzalı
Üye 42085
İ.BÜLBÜL 
e-imzalı
Üye 37690
M.ILGAZ 
e-imzalı
Katip 144034
R.A.BOZKURT 
e-imzalı


Muhalefet Şerhi: Çekin fiilen keşide edildiği 25/05/2016 tarihinde karşılıksız çek düzenlemek suç olmayıp kabahat olduğundan mahkumiyet kararı verilmeyip sadece çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesi gerektiğini düşündüğümden bu yönden çoğunluk görüşüne katılamıyorum.



                                                                                                         Muhalif Üye 42085
                                                                                                               İsmail Bülbül

                       T.C.
                 ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
           9. CEZA DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2017/4267
KARAR NO : 2017/3545

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 4. İcra Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/06/2017
NUMARASI : 2017/125 (E) ve 2017/162 (K)

SUÇ : Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme
SUÇ TARİHİ : 09/05/2016
HÜKÜM : Red
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA 
BULUNAN : Müşteki vekili, 08/06/2017
DAİRE KARARI                        : Karar düzeltilerek sanığın beraatine  ve idari yaptırım
                                                        kararı verilmesine yer olmadığına
DAİRE KARAR TARİHİ : 21/11/2017

İlk derece Mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla,  başvurunun reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi, dosya incelenip görüşüldü;
DOSYANIN İNCELENMESİNDE:
 Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan, çek hesabı sahibi tüzel kişi yetkilisi M. hakkında yapılan şikayet üzerine açılan davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, müştekinin şikayet hakkı bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayet dilekçesinin incelenmesinde, müşteki vekili tarafından mahkemeye verilen 26/09/2016 havale tarihli şikayet dilekçesi ile, S.Tic. Ltd. Şti. yetkilisi şüpheli Me.'nın karşılıksız çek verme suçundan cezalandırılmasının talep edildiği, suça konu çekin dosyadaki suretinin incelenmesinde de  adı geçen şirketin Yapı Kredi Bankası A.Ş. nezdindeki çek hesabından keşide edilen 47.300,00 TL bedelli, 4387418 numaralı çekin keşide ve ibraz tarihinin 07/04/2016 olduğu anlaşılmıştır.
 DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Somut olayda çözülmesi gereken mesele, ilk derece mahkemesince "...şikayete konu çek 09/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren yasa hükmü gereğince ibraz tarihi esas alındığında yasadan önce 07/04/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının şerh edildiği göz önünde bulundurulduğunda, belirtilen yasanın yürürlük tarihinden önce işleme tabi tutulduğundan müştekinin söz konusu yasa ve maddeleri gereğince şikayet hakkı bulunmadığından, 5941 Sayılı Kanunun 5/1.maddesi gereğince şikayetin reddine..." gerekçesi ile verilen şikayetin reddi kararının hukuka uygunluğunun tespitine ilişkindir.
Suça konu çekin ibraz tarihi olan 07/04/2016 suç tarihi olduğundan, fiilin 6728 Sayılı Kanun değişikliği öncesi 5941 Sayılı Kanunun 5. maddesine mümas olduğu,  bu maddeye göre, çek hesabı sahibi gerçek ya da tüzel kişi hakkında Cumhuriyet Savcısı tarafından çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilebileceği,  6728 Sayılı Kanun değişikliği öncesi 5941 Sayılı Kanunun 5. maddesinin idari yaptırıma ilişkin olması ve karar merciinin Cumhuriyet Savcısı olarak belirtilmesi, şikayet edilenin ise çek hesabı sahibi tüzel kişi değil, tüzel kişi yetkilisi gerçek kişi olması nedeniyle, Türk Ceza Kanunu'nun 7/1-2 maddesi uyarınca lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekeceği, bu değerlendirmenin de, 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesi uyarınca, hem cezai hüküm hem de idari yaptırım kararı verebilecek olan mahkemece yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre;
 6728 Sayılı Kanun değişikliği öncesi 5941 Sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede: Fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan maddede, ibraz edilen çekin karşılığını bulundurmayan çek hesap sahibi gerçek ya da tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilebileceğinin düzenlenmesi, çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması, şikayetin ise çek hesap sahibi tüzel kişiyle ilgili değil, tüzel kişi yetkilisiyle ilgili yapılmış olması itibariyle, çek hesap sahibi olmayan gerçek kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açmaya yönelik idari yaptırım kararı verilemeyeceğinden, sanık hakkında idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. 
6728 Sayılı Kanunla değişik 5941 Sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede: Fiilin işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren maddede, ibraz edilen çekin karşılığını bulundurmayan, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren çek hesabı sahibi gerçek kişi ya da çek hesabı sahibi tüzel kişi yetkilisi hakkında adli para cezasına ve çek düzenleme ile çek hesabı açma yasağına karar verilebileceğinin düzenlendiği, tüzel kişi yetkilisi olan sanığın fiilinin, bu haliyle maddede düzenlenen suç tanımına uyduğu; ancak, TCK'nın 7/1 maddesindeki, "işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez" hükmü uyarınca, fiilin, fiil tarihinden önce kabahat eylemi niteliğinde olması, fiil tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun uyarınca suç oluşturması nedeniyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceğinden, "fiilin (fiil tarihi itibariyle) kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın TCK'nın 7/1 maddesi delaletiyle,  Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine" karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan ve yargılamaya konu eylemin daha fazla araştırılıp aydınlatılması gerekmediğinden, aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir. 
HÜKÜM  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Müşteki vekilinin istinaf başvurusu yukarıda açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden ve yargılamaya konu fiilin daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden, Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 4. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2017/125 esas, 2017/162 karar sayılı ve 08/06/2017 tarihli kararının hüküm kısmı kaldırılarak  yerine "1-Sanık hakkında, çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan 6728 Sayılı Kanunla değişik 5941 Sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle şikayet dilekçesiyle dava açılmış ise de, fiilin (fiil tarihi itibariyle) kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın TCK'nın 7/1 maddesi delaletiyle,  CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine; 2-Sanığın çek hesabı sahibi olmaması nedeniyle 6728 sayılı kanun değişikliği öncesi 5941 sayılı kanunun 5. maddesi uyarınca sanık hakkında idari yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin müşteki üzerinde bırakılmasına"  ibaresi yazılmak suretiyle hüküm düzeltilerek istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,
3-Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, 
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-d maddesi uyarınca kesin olarak, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Bahadır ÇOŞLU                  Fahreddin HASDEMİR      Onur TEKER
  Başkan 34367 Üye 39742        Üye 40828



Kararına uygundur.
Yz. İşl. Md. MBK
*Bu belge, 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince elektronik imza ile onaylanmıştır.

  
14.2.2018 15:28:07

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim