Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
AYM-İnsan Hakları Mahkemesi
0 Yorum

Zorunlu topuk kanı uygulamasının yasal dayanağının olmadığı iddiası- Başvuru şartları





32. 6216 sayılı Kanun’un "Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar" kenar  başlıklı 46. maddesinde kimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre; bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir.

Bu ön koşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı, başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, bu ihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak” ve “doğrudan” etkilenmiş olması ve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur” olduğunu ileri sürmesi gerekir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42). 

33. Kamu makamlarının başvurucu aleyhine belirli adımlar atmaya karar verdiği ve müdahalenin yalnızca kararın icrasından ya da infazından ibaret olacağı durumlarda, ilgili temel hakka yönelik işlemden doğrudan etkilenme tehdit veya tehlikesiyle karşı karşıya olunduğu durumlarda bireysel başvuru yapılabilir
(Halime Sara Aysal [GK], B. No: 2013/1789, 11/11/2015, § 36).

Ancak bireysel başvuruda bir hakkın ihlal edildiğine karar verilebilmesi için mağdurluk statüsünün ve/veya başvuruya konu olan kamu gücü kullanımına dayalı temel nedenlerin başvurunun yapıldığı anda mevcut olması ve başvuru hakkında karar verileceği zamana kadar devam etmesi gerekir.

Mağdurluk statüsünün varlığı konusunda değerlendirme yapılırken başvurucunun şikâyet ettiği hususların gerçekleşip gerçekleşmediği, hâlâ mevcut olup olmadığı ve muhtemel hak ihlalinin etkilerinin giderilip giderilmediği incelenmelidir (Arman Mazman, B. No: 2013/1752, 26/6/2014, § 41; Yeliz Kasım, B. No: 2013/6771, 15/12/2015, § 44).

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ



 
BİRİNCİ BÖLÜM
 


KARAR


(Başvuru Numarası: 2014/4255)


 
Karar Tarihi: 22/11/2017

BİRİNCİ BÖLÜM


KARAR



Başkan : Burhan ÜSTÜN
Üyeler : Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd. :  Hikmet Murat AKKAYA
Başvurucu :
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, zorunlu topuk kanı uygulamasının yasal dayanağının olmadığı iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 24/3/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR 
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
9. 1/11/2013 tarihinde başvurucu dünyaya gelmiştir.
10. Doğumun meydana geldiği hastanedeki sağlık görevlileri başvurucunun topuğundan kan almak istemişler ancak yasal zorunluluk bulunmadığından bahisle başvurucunun temsilcileri bu duruma 2/11/2013 tarihinde rıza göstermemişlerdir.
11. Temsilcilerin 14/11/2013 tarihinde ikinci topuk kanı alınmasına da rıza göstermemesi üzerine Sağlık Bakanlığı Mersin Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü, 10/12/2013 tarihli yazı ile çocuk hakkında Mersin 1. Çocuk Mahkemesi nezdinde tedbir talebinde bulunmuştur.
12. Mahkeme, 11/12/2013 tarihli kararı ile 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi  uyarınca çocuk hakkında sağlık tedbiri uygulanmasına karar vermiştir.
13. Anılan kararın infazı için 10/1/2014 tarihinde başvurucunun evine gidilmiştir.
14. 10/1/2014 tarihinde Mersin 1. Çocuk Mahkemesinden kararın geri alınması, aksi hâlde kararın kaldırılması için itirazın bir üst Mahkemeye gönderilmesi başvurucunun temsilcileri tarafından talep edilmiştir.
15. Mahkeme itiraz üzerinde baktığı dosyada kararda bir değişiklik yapılmasına yer olmadığına, itiraz hususunda karar vermek üzere dosyanın Mersin Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine 14/1/2014 tarihinde karar vermiştir.
16. Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi 16/1/2014 tarihli kararla itirazı reddetmiştir.
17. Bununla beraber 5/2/2014 tarihinde yazılan dilekçe ile başvurucunun temsilcilerinin karara tekrar itiraz ettiği, itiraza bakmaya yetkili mercinin en yakın çocuk mahkemesi olduğu, sağlık tedbirinin kaldırılmasının talep edildiği görülmektedir.
18. Usule ilişkin yapılan itiraz Mersin 1. Çocuk Mahkemesi tarafından kabul edilmiş ve itirazın yetkili merci tarafından incelenmesi için dosyanın Mersin 2. Çocuk Mahkemesine gönderilmesine 5/2/2014 tarihinde karar verilmiştir.
19. Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli kararına ilişkin itiraz, nihayetinde Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin 12/2/2014 tarihli karar ile reddedilmiştir.
20. Mersin 2. Çocuk Mahkemesinin kararı, başvurucunun temsilcilerine 3/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
21. Başvurucunun temsilcileri velayeten başvurucu adına 27/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
22. Sonraki süreçte Mahkeme kararının uygulanması için başvurucunun velileri davet edilmiştir. Başvurucunun getirilmemesi üzerine kolluk kuvvetleri ve sağlık personeli ile beraber başvurucunun yaşadığı eve, topuk kanı alınması ve Mahkeme kararının infazı için tekrar gidilmiştir. Ancak başvurucunun ailesi Mahkeme kararının uygulanmasına engel olmuştur. Bunun üzerine başvurucunun ailesinin Mahkeme kararının uygulanmasına izin vermediğine dair değişik tarihlerde tutanakların tutulduğu anlaşılmaktadır. Daha sonra da Mersin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü 20/5/2014 tarihli yazıyla konuyla ilgili tutanakların ve Mahkeme kararlarının Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne gönderildiğini bilgi olarak Mersin 1. Çocuk Mahkemesine sunmuştur.
23. Bunun üzerine Mahkeme tarafından dosyanın tekrar ele alındığı anlaşılmaktadır.  Mahkeme ek kararında yapılan müdahalenin tıbbi müdahale olduğunu, tıbbi müdahaleler açısında aydınlatma ve rıza şartının arandığını belirtmiştir. Bu kapsamda yasal mevzuat ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E.2014/149, K.2014/8841 ile aynı Dairenin E.2014/33, K.2014/8131 kararlarını gerekçe göstererek başvurucu hakkında topuk kanı alınması için verilen sağlık tedbiri kararının kaldırılmasına ilişkin ek karar vermiştir.
24. 23/6/2017 tarihli yazıyla başvurucu hakkında topuk kanı alınmasına ilişkin tedbir kararının infaz edilip edilmediğine ilişkin Mezitli (Mersin) Toplum Sağlığı Merkezinden bilgi istenmiştir.
25. 4/7/2017 tarihli yazıyla gönderilen belge ile başvurucudan topuk kanı alınmadığı anlaşılmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
26. Mahkemenin 22/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
27. Başvurucu hakkında topuk kanı alınması hususunda zorunlu sağlık tedbiri uygulanmasının, başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkına müdahale oluşturmaktadır.
28.  Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. ...”
29.  30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
30.  6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.” 
31. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi şöyledir: 
“(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:
…
ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.”
32. 6216 sayılı Kanun’un "Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar" kenar  başlıklı 46. maddesinde kimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre; bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı, başvurucunun “güncel bir hakkının ihlal edilmesi”, bu ihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak” ve “doğrudan” etkilenmiş olması ve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin “mağdur” olduğunu ileri sürmesi gerekir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42). 
33. Kamu makamlarının başvurucu aleyhine belirli adımlar atmaya karar verdiği ve müdahalenin yalnızca kararın icrasından ya da infazından ibaret olacağı durumlarda, ilgili temel hakka yönelik işlemden doğrudan etkilenme tehdit veya tehlikesiyle karşı karşıya olunduğu durumlarda bireysel başvuru yapılabilir (Halime Sara Aysal [GK], B. No: 2013/1789, 11/11/2015, § 36). Ancak bireysel başvuruda bir hakkın ihlal edildiğine karar verilebilmesi için mağdurluk statüsünün ve/veya başvuruya konu olan kamu gücü kullanımına dayalı temel nedenlerin başvurunun yapıldığı anda mevcut olması ve başvuru hakkında karar verileceği zamana kadar devam etmesi gerekir. Mağdurluk statüsünün varlığı konusunda değerlendirme yapılırken başvurucunun şikâyet ettiği hususların gerçekleşip gerçekleşmediği, hâlâ mevcut olup olmadığı ve muhtemel hak ihlalinin etkilerinin giderilip giderilmediği incelenmelidir (Arman Mazman, B. No: 2013/1752, 26/6/2014, § 41; Yeliz Kasım, B. No: 2013/6771, 15/12/2015, § 44).
34. Somut olayda Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli kararına karşı yapılan itirazın Mersin 2. Çocuk Mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine 27/3/2014 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır. 11/12/2013 tarihli kararın infazı için başvurucunun bulunduğu yere müteaddit defa gidilmiş, her defasında Mahkeme kararının uygulanmasına başvurucunun temsilcileri tarafından izin verilmemiştir. Başvurucu hakkındaki Mahkeme kararının uygulanmasına direnç gösterilmesi üzerine Mersin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü, durumu ilgili evrakla beraber Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Mersin İl Müdürlüğüne bildirmiş ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına nezdinde de suç duyurusunda bulunmuştur. Yaşanılan bu süreç ayrıca Mersin 1. Çocuk Mahkemesine 20/5/2014 tarihinde bilgi olarak sunulmuştur.
35. Bunun üzerine verilen kararın tedbir kararı olması nedeniyle dosya tekrar Mahkemesi tarafından ele alınabilmiş, Mahkeme tarafından bireysel başvuru yapıldıktan yaklaşık iki ay sonra 26/5/2014 tarihinde verilen ek karar ile sağlık tedbiri kararı kaldırılmıştır. Başvurucunun kaydının bulunduğu Toplum Sağlığı Merkezinden istenen müzekkere neticesinde 4/7/2017 tarihli yazıyla başvurucudan topuk kanı alınmadığı da anlaşılmıştır.
36. Bu kapsamda İçtüzük'ün 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendine göre başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmadığı anlaşılmaktadır.
37. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin düşmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmaması nedeniyle DÜŞMESİNE,  
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.



      Başkan                        Üye                        Üye
Burhan ÜSTÜN                        Hicabi DURSUN         Hasan Tahsin GÖKCAN




                          Üye              Üye
          Kadir ÖZKAYA           Yusuf Şevki HAKYEMEZ
  
7.1.2018 20:50:45

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim