Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Çalışma hayatı-Sosyal güvenlik
0 Yorum

Yargıtay, 15 dakika erken çıktığı için kovulan işçiyi haklı buldu






Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mesaisinin bitimine 15 dakika kala giriş çıkış kartını çalışma arkadaşına vererek işyerinden ayrılan kişinin iş akdinin feshedilmesinin haksız olduğuna hükmetti.

Yargıtay, mesai bitimine 15 dakika kala giriş çıkış kartını çalışma arkadaşına vererek, işyerinden ayrılan kişinin iş akdinin feshedilmesini haksız buldu.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararında, "işverenin, iş sözleşmesine aykırı davranan işçiye, eylemiyle orantılı yaptırım uygulaması gerektiği" vurgulandı.

GİRİŞ-ÇIKIŞ KARTINI ARKADAŞINA VERDİ

Dairenin kararına göre davacı işçi, çalıştığı demir çelik şirketindeki mesaisinin bitimine 15 dakika kala işyerinden ayrıldı. Davacı işçi, işyerinden ayrılmadan önce giriş çıkış kartını da çalışma arkadaşına verdi. Durumun farkına varılması üzerine işverenince savunması istenen işçi, "hata yaptığını ve bir daha tekrarlamayacağını" belirtti.

Ancak işveren, çalışanın iş akdini feshetti. İşçinin işe iade talebiyle açtığı dava da yerel mahkeme tarafından bozuldu.

YEREL MAHKEME İŞVERENE HAK VERDİ

Yerel mahkemenin gerekçeli kararında, işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesine göre, "işte çalışmadığı veya işe gelmediği halde saat kartını başkası aracılığıyla bastırmanın" yaptırımının iş akdinin feshi olarak belirlendiğine, bu sebeple iş akdinin feshinin haklı olduğuna yer verildi.

YARGITAY KARARI BOZDU

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin kararını bozdu.

Daire, yerel mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, işçinin işe iadesine, süresi içinde başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halindeyse kıdemi, fesih nedeni ve talebi de dikkate alınarak, dört aylık brüt ücreti tutarında işçiye tazminat ödenmesine karar verdi.


9. Hukuk Dairesi         2016/15221 E.  ,  2017/10917 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. 
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I 

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalılar arasında alt-asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Vekili Cevabında Özetle:
Davalılar vekili; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı işveren ... Şirketinin fesih bildiriminde belirtilen konuda davacıdan 15/07/2015 tarihinde yazılı savunma talep edildiği ve davacının 15/07/2015 tarihinde kendi el yazısı ile "Belirtilen tarihte hata yaptım, bir daha tekrarlamayacağıma arz aderim" şeklinde yazılı savunmada bulunduğu; işyeri özlük dosyası içerisinde mevcut davalı şirkette gözetim görevlisi olarak çalışan ... ile ..., vardiya amiri ... tarafından tanzim edilen 15/07/2015 tarihli tutanak ile davalı ... şirket çalışanı olan ...'ın da imzalı beyanından 15/07/2015 tarihinde meydana gelen savunmada ve fesih bildiriminde belirtilen olayı doğruladığı; Toplu İş Sözleşmesinin 37. maddesinde iş disiplini ile yasaklara aykırı fiil ve hareketlerde uygulanacak cezaların düzenlendiği; bu maddenin 34. bendinde " İşte çalışmadığı veya gelmediği halde saat kartını başkası aracılığı ile bastırmak veya bu işe aracı olmak saat kartında silinti veya kazıntı yapmak (İŞTEN ÇIKARMA)" olarak belirlendiği; davacının iş akdinin aralarında alt-asıl işveren ilişkisi olan alt işveren ............. demir Çelik Şirketi tarafından TİS'in 37/34. maddesi uyarı feshedilmesinin yasaya ve usule uygun bulunduğu; davacı taraf iş akdinin yazılı bildirim yapılmaksızın ve sebep bildirilmeksizin şifaen feshedildiği iddiasının dosya kapsamına uygun olmadığı; davacının iş akdinin neden feshedildiği gerekçesini bildiği; işveren tarafından usulüne uygun savunmasının alındığı ve fesih konusunda davacıya yazılı bildirim yapılmak istendiği ancak fesih bildirimini imzalamaktan
imtina ettiği; bu suretle davacının iş akdinin davalı alt işveren ........ Demir Çelik şirketi tarafından haklı olarak usule uygun bir şekilde feshedildiği konusunda mahkememizde tam bir kanaat hasıl olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz: 
Karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı ... Şirketinin sigortalısı olarak diğer davalı Şirkete ait işyerinde şoför olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin davalı ... Şirketi tarafından 27/07/2015 tarihinde feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalılarca fesih nedeni olarak, davacının 15/07/2015 tarihinde işyerini 15 dakika erken terk ederek kapı giriş kartını ... isimli işçiye okutturduğu savunulmuş ve durumun iş disiplini ve çalışma barışı açısından diğer çalışanlara kötü örnek teşkil etmemesi gerekçesi ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık; davacının eyleminin işverene haklı nedenle fesih hakkı tanıyıp tanımadığı, davacının eylemi ile işverenin işten çıkarma cezası arasında orantı bulunup bulunmadığı ve bu doğrultuda davacının işe iadeye hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. 
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
Diğer taraftan, İşveren, iş sözleşmesine aykırı davranışta bulunan işçiye yaptığı eylemle orantılı bir yaptırım uygulamalıdır. Yapılan eylemle orantılı olmayan ve ölçüsüz olarak nitelendirilebilecek bir yaptırım mazur görülemez. Sonuç itibariyle fesihte bir cezadır. Ölçülülük ilkesi uyarınca, uygulanacak önlem, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalı bir başka anlatımla tedbir uygun olmalı, ulaşılmak istenen amaç açısından
gerekli olmalı ve uygulanacak tedbirin sonucu olan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç, ölçüsüz bir oran içerisinde bulunmamalıdır. Bu ilke uyarınca yargıç feshin geçerli olup olmadığını kararlaştırırken, işçinin davranışının ağırlığını dikkate alarak, her olayın özelliğine göre işçinin davranışı ile işverence uygulanan fesih türü arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığını takdir edecektir. İşçinin davranışının haklı ve geçerli fesih olarak değerlendirilmesi ağır ve gerekli olmayan bir sonuç ise feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekecektir.
Keza feshin geçersizliğini etkileyen ilkelerden biri de olumsuz öngörü ilkesidir. Özellikle işçinin iş sözleşmesinin feshinde, bu fesih aynı zamanda olumsuz bir öngörüyü şart kılmalıdır(olumsuz öngörü ilkesi). Kısaca işçinin davranışlarının veya verimliliğinin geçerli neden olması için, bunun gelecekte de devam ederek işçinin iş görme borcunu tam veya kısmen ifa edemeyeceğinin ve bu nedenle işverenin işyeri ve işletmeye ilişkin menfaatlerinin zarar göreceğinin kanıtlanması gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının olay tarihinde iş bitimine 15 dakika kala işyerinden çıkarak kartını okutması için başka bir işçiye verdiği, tutanaklar ve davacı savunması ile sabittir.
Davacının hizmet süresi boyunca feshe konu olay dışında hiçbir herhangi bir ihtar, ücretten kesme v.b. bir disiplin cezası almadığı da anlaşılmaktadır. Disiplin cezasına gerekçe yapılan TİS.nin 37/34 maddesinde, işte çalışmadığı veya gelmediği halde saat kartını başkası aracılığı ile bastırma veya bu işe aracı olma durumunun düzenlendiği, dosyadaki Disiplin Kurulu Kararı ve tutanaklardan ise, davacının 15.07.2015 tarihinde 08:00-16:00 vardiyasına geldiği, ancak işyerini 15 dakika erken terk ettiği saptanmıştır. Bu durumda davacının iş sözleşmesinin TİS hükümlerine aykırı ve de ölçüsüz olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. TİS'nin ilgili maddesinde işe hiç gelinmemesi halinde işten çıkarma cezasının öngörüldüğü, oysaki davacının vardiyasında çalışmakla birlikte 15 dakika önce işten izinsiz ayrıldığı ve kartını okutması için diğer bir işçiye verdiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışı, işyeri kurallarına aykırı olmakla birlikte işyerinde ne tür olumsuzluklara yol açtığı kanıtlanamadığı gibi davacının bu davranışını iş ilişkisi devam etmesi halinde ilerde tekrarlanacağına dair bir olguda yoktur. Yaptırımının işten çıkarma olarak uygulanması gerek TİS hükümleri gerekse çalışma güvenliği açısından ağır bir sonuç olup, yanı zamanda yapılan fesih ölçülülük ilkesine de aykırıdır.
Bu maddi ve hukuki olgulara göre fesih geçerli nedene dayanmamaktadır. Feshin geçersizliğine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır. 
Tanık beyanları, disiplin kurulu kararı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden davacının, davalılardan ............... Demir Şirketinin işçisi olarak diğer davalı şirkette kamyon şoförü olarak çalıştığı, davalılar arasında alt-asıl işveren ilişkisi bulunduğu, bu nedenle davacının davalılardan .................Demir Şirketi nezdindeki işine iadesi ile her iki davalının işe iadenin mali sonuçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı .....Aş nezdinde İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni ve davacının talebi de dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 307,50 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
7- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. si uyarınca belirlenen 1.980,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8- Gider avanslarından kullanılmayanların istekleri halinde ilgilisine iadesine,
9. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 
Kesin olarak 19.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


  
29.12.2017 00:04:17
Kaynak: Sabah
https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2017/12/28/yargitay-15-dakika-erken-ciktigi-icin-kovulan-isciyi-hakli-buldu

Haberin devamını Okumak İçin Tıklayın

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim