Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

KHK, MEŞRU MÜDAFA, TEK TİP ELBİSE





KHK, MEŞRU MÜDAFA, TEK TİP ELBİSE
696 Sayılı KHK, birçok tartışmayla gündemi meşgul etmeye devam ediyor… Öyle ki, suskunluğuyla maruf eski cumhurbaşkanını dahi, dile getirdi… Bir vekilin “itlerini salıvermek için altyapı hazırlıyorlar” mealindeki sözleriyle de iş çığırından çıkmaya başladı…

Madde, aynen: “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır" diyor…

15 Temmuz’a kadar kimsenin bir şey dediği yok… Esas mesele “…bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması…”cümlesinde yatmakta…

Bu maddeyi en iyi “deprem ve artçı sarsıntıları” üzerinden izah edebiliriz… Yani 15 Temmuz ana deprem ise artçı sarsıntıların da aynı fay hattından kaynaklanması ve müstakil bir mahiyet arz etmemesi gerekiyor… Mesela ABD'nin beş yıl sonra ulusalcı-Kemalist fay hattını tetikleyerek başlatacağı yeni bir darbenin bu madde kapsamına girmeyeceği kanaatindeyim… Bu bakımdan düzenlemeden şiddetle rahatsız olan bazı Kemalisterin rahatlamalarında fayda var…

Bu madde yürürlüğe girdiğinde, bazı özel milis güçlerinin, yanı başındaki komşularını FET֒cü diye infaz ederek cezadan bağışıklık kazanacaklarına dair varsayımda bulunanların, fantezi üretirken biraz daha haz odaklı davranmalarında kişisel fayda var…

İyiniyetli olduğunu düşündüğüm bir kısım yorumcular ise, maddenin sınırlılık ve belirlilik ilkesini bertaraf ettiğini; muğlak ifadelerle kaosa yol açacağını ifade etmekteler…

Tepkilerin en ilginci ise “devletin silahlı güvenlik güçleri var… Onlarla darbeye karşı koymak mümkün iken ne diye sivilleri bu işe alet ediyorsunuz” diyen sivri zekalılardan geliyor…

Şu ana dek gerçekleşen beş darbeden üçünün Orman Muhafaza Memurları, İkisinin de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden bihaber, yakın tarih bilgisine hakim olmayan bir bakanlar kurulundan ancak bu kadarlık bir KHK beklenir…

Ne bileyim mesela: Darbe TSK tarafından yapıldığında, Emniyet Genel Müdürlüğü… Kara Kuvvetleri tarafından yapıldığında, Jandarma Genel Komutanlığı… Deniz Kuvvetleri tarafından yapıldığında ise Hava Kuvvetleri Komutanlığınca bertaraf edileceğine dair bir düzenlemeyi neden yapmazlar ki? Ardı sıra cezai hükümlerle de işi tahkim ederek; darbeye karşı koymayan yetkililerin, memuriyet görevini ihmalden yargılayacağını da ekledin mi, al sana bal gibi her türlü darbeye karşı düzenleme...

Ciddiyet bir yana, “bu düzenleme sivilleri terörize eder, kaos çıkartır” iddiasını dillendirenler her zaman ki gibi milletin sağduyusunu görmezden geliyorlar… 15 Temmuz gecesi bir çırpıda 50’ye yakın Özel Harekatçıyı katleden aşağılık FETÖ köpeği bile tek parça halinde yargıya teslim edildiyse var gerisini siz düşünün…

15 Temmuz gecesinde darbecilere karşı bedenini siper eden vatandaşlarımızdan hiçbirisi sokağa çıkmadan evvel “dur hele bir mevzuat araştırması yapayım, ya da avukatımı arayayım eylem suç teşkil ediyorsa evde kalayım” türü ön muhasebeyle zaman kaybetmedi…

Yarın tekrar sokağa çıkmaları gerekse “önce şu meşhur 696 sayılı kanuna bakayım bize ne tür yetkiler tanımış ona göre çıkayım” da demeyecekler…

Bu maddeye orantısız tepki gösterenlerin kahir ekseriyeti, 15 Temmuzdaki halkın refleksinden derin rahatsızlık duymuşlardır… 15 Temmuz sivil inisiyatifi yalnızca, FET֒cüleri değil aynı yönteme umut bağlayan bir kısım Kemalistlerin de müteakip darbe hayallerini ebediyen tarihe gömdüğü için ürkütücü gelmektedir…

15 Temmuz darbesi, adeta millette darbeye karşı antikor üremesine yol açan aşı vazifesi görmüştür…
ABD mikrobu hangi formda gelirse gelsin… Bir daha asla bu bünyeye nüfuz edemeyecektir…

TEK TİP ELBİSE MESELESİ
Bu konuda konuşulmayacak tek şey, FET֒cülere yakışıp yakışmayacağı konulu değerlendirmelerdir…

Malum tartışma, kiralık beyinli bir şakirdin üzerinde HERO yazılı tişörtle duruşmaya çıkmasıyla başlamıştı… Tuvalet, yeme içme ihtiyacını giderme dışında hiçbir şakirdin cüzi iradesiyle hareket etmediğini biliyoruz…

Ona bu aklı veren şeytani zeka, muhtemeldir ki, devletin vereceği refleksi de hesaba katarak hareket etmiştir… Bir bakıma sempatinizi kazanamayacağını anlayanlar, bu kez öfkenizi lehine tahvil etmeye oynuyorlar…

Bacağınızın refleksini ölçmek için dizkapağınızın altına çekiçle vuruyorlar… İnsanlar öfkeye kapılabilir ama devletler biraz daha sağduyulu hareket etmek durumundadır…

Birer arkeolog misali topladığı delillerle mesafe almaya çalışan Türk yargısını AİHM nezdinde mahkum ettirecek en sıkıntılı durum Tek Tip Elbise anlayışıdır…

“Giydireceğimiz tek tip elbise öfkenizi yatıştırabilir… lakin yarın AİHM den yüklü tazminatlar olarak geri döndüğünde epeyce can sıkıcı olacaktır… Milletten toplanan vergilerin önemli bir kısmının FET֒cülere tahsisini doğuracak bu anlayıştan umarım en kısa zamanda dönülür…

Abdullah Yaman-Yargıtay Üyesi 
  
28.12.2017 15:28:44

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim