Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Alıntı Makaleler
0 Yorum

HAKİMİN BELEDİYE HAR(A)ÇLARINA TAKILAN BAHÇELİ EV HAYALİ





DELİ DUMRULŞEHİR BELEDİYESİNİN HAR(A)ÇLARI
Şehrin hengamesinden bunalan birçok insanın, hafta sonlarında kaçabileceği, eline kazma-kürek alarak debeleneceği bir bahçe hayali olmuştur…

Sonunda Allah nasip etti... Gölbaşı-Haymana yolu üzerinde birbuçuk dönümlük imarlı bir tarla almaya muvaffak olduk…

Ağaç, fidan, bostan derken nefis bir türlü körelmiyor… İçinde şöyle “pembe panjurları” olan müstakil bir ev de olsa fena mı olur, hevesine kapıldık…

Sağdan soldan tanıdık mimar mühendislerle konuştuk… Kırk- ellibin TL’den başlayan çelik evlerden tutun da villa projelerine varıncaya dek farklı seçeneklerle karşılaştık…

Amma velakin işin başında numeretajmış, aplikasyonmuş, zemin etüdüymüş, plan projelermiş derken birçok merciden bir sürü belge temin etmen gerekmekte…

Aslan payını da “yol katılım bedeli” altında belediyeler alıyormuş… Ama her ne hikmetse metrekaresi belli olan bahçe için ne miktar har(a)ç ödeyeceğimizi falcılar bile kestiremiyor…

Ancak ve ancak plan proje de dahil olmak üzere yaklaşık 20.000 TL masraf yaptıktan sonra bu rakamı öğrenme şansına sahip olabiliyorsunuz…

İki üç aylık ön hazırlık işleminden sonra nihayet Büyükşehir belediyesinin kapısını çalacak aşamaya geliyorsunuz… İnşaat ruhsatı alabilmek için önünüze 74.000 TL lik bir fatura çıkarıyorlar….

Bilahare başvuracağımız ilçe belediyesinden sizleri hangi sürprizlerin beklediğinden haberiniz yok… İşin uzmanlarına göre, sağa sola 100.000 TL yi aşkın har(a)ç ödedikten sonra ancak bismillah deyip inşaatın temelini atabiliyorsunuz… Sizin anlayacağınız kendi imarlı bahçenize yapacağınız müstakil evin toplam maliyetinden daha fazlasını daha işin başında devlete ödemek durumunda kalıyorsunuz…

Çarpıklık sadece bununla kalsa iyi… 
Toprak yolun öbür tarafında geçen elektrik hattının önüne, sıcak asfalt dökmekte olan belediyeciye “ilerde abonesi olacağım elektrik için, siz daha asfalt döşemeden kepçeyle kazıp kablo borusunu yerleştirsem ve bir daha asfaltı yarıp zarar vermesem olmaz mı” dediğinizde, adamcağız “ister şimdiden döşeyin, isterseniz asfalt attıktan sonra asfaltı yarıp altına döşeyin her halükarda sizden asfalt bozma ve yeniden tamir etme parasını alacağımız için faydası olmaz” demesine rağmen yine de milli servettir, tekrar kazılmasın diye parasını tekraren ödemeyi göze alarak boruyu alta oturtuyorsunuz…

Hani sokak ve caddelere serdikleri sıcak asfaltın daha dumanı tüterken; telekom hattıymış, internet koblosu döşeniyormuş gerekçesiyle birileri tarafından tekrar kırılıp tahrip edilir ya… Meğerse hepsi belediyelerin dolaylı kazanç kapısı haline geldiği için yapılıyormuş… Yani “ben yaptıktan sonra sen boz ki, senden üç misli yama parası alma imkanım doğsun” zihniyetiyle yolların delik deşik edilmesine müsaade ediliyormuş… Bu arada aniden önüne çıkan hendeğe düşen arabanın amortisörü patlamış, çocuğun bisikleti devrilmiş kimin umurunda…

Öte yandan, evin temeline denk gelen toprağı dışarıya götürmek yerine bahçenin yüzeyine yayıp araziye derinlik kazandırayım diyorsunuz, adamlar buna rağmen temelden ne miktarda hafriyat çıkacağının metreküp hesabını yaparak belediyenin toprak deposuna götürme har(a)cını peşinen tahsil edip gerisini takdire bırakıyorlar…

Su ve kanalizasyon aboneliğine sıra gelmediğinden, belediyenin bunlar için ne tür “kuru yolum” taktikleri geliştirdiğinden bihaberiz…

Siz istediğiniz kadar dikey yapılaşma yerine yatay yapılaşmayı tercih edin… Şehrin kasvetli ortamında legovari kiprit kutuları içinde ömür törpülemektense sükunet içinde yaşayabileceğiniz tabiatla barışık evler taahhül edin… Lakin tüm hayallerinizin içine edecek Deli Dumrulşehir belediyelerine toslamanız mukadderdir…

Bunca masraf ve emekten sonra vazgeçsen şu ana dek yaptığın masraf yanına kar kalacak… Devam etsen belediyelere vereceğin har(a)çlardan sonra yaptıracağın eve para kalmıyor…

Tam kedere gark olmuştum ki, okuduğum bir kitaptan Nuh (a.s) peygamberin bir kıssasına denk geldim… Bin yıla yakın ömür süren Nuh (a.s) kamıştan bir kulübede yaşıyormuş… Etraftakiler “keşke bundan daha sağlam bir ev yapsaydın” dediklerinde “ölecek bir kimse için bu bile çok” demiş…

Nuh (a.s) gibilerini dünyalık sevdasından alıkoymak için “takvaları” yetmekte… Bizim gibi ehli dünya için o takvanın caydırıcılığı yerine belediyenin har(a)çları rol almakta… Her şerde bir hayır varmış… Önümüze çıkardığı bunca harç ve vergi bariyeriyle dünyevi hazlarımıza dur diyen Ankara Büyükşehir Belediyesine sonsuz şükranlarımızla…

Dünya beşten büyük olabilir ama Büyükşehirden asla...



Abdullah Yaman-Yargıtay üyesi

  
21.12.2017 23:52:13

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim