Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Davalar-Soruşturmalar-Ceza Hukuku
1 Yorum




Ana cadde üzerinde, egzozundan yüksek ses çıkan aracı ile patinaj çeken sürücü 'trafik güvenliğini tehlikeye sokmak' suçundan hakim karşısına çıktı. Mahkemenin beraat kararı verdiği maganda sürücüye Yargıtay'dan kötü haber geldi. Yargıtay kararında, "Patinaj çekip yayaların can güvenliğini tehlikeye sokan sürücüye mahkumiyet yerine beraat verilmesi yasaya aykırıdır" denildi.
Bir sürücü yaya trafiğinin yoğun olduğu caddede saat 14.00 sularında egzozundan yüksek ses çıkaran aracı ile patinaj yapmaya başladı. Bu sırada yolun karşısına geçmeye çalışan bir yayaya çarpmaktan son anda bir direksiyon hamlesi ile kurtaran sürücü, birkaç kez daha patinaj yaptıktan sonra kaçtı. Plakası alınan aracın sürücüsü polis tarafından yakalandı. İfadesi alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan sürücü hakkında Sapanca Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'Trafik güvenliğini tehlikeye sokma' suçundan dava açıldı. Mahkeme, sürücünün 'Olay anında aracı ben kullanmıyordum' beyanı gerekçesiyle beraatine hükmetti. Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı, kararı temyiz edince dava dosyası Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin önüne geldi. Daire, emsal bir karara imza attı.

GÜVENİLİR TANIK, SÜRÜCÜNÜN OYUNUNU BOZDU


Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında, egzozundan yüksek ses çıkan aracı ile patinaj yapıp trafik güvenliğini tehlikeye sokan sürücünün, suçunu önce inkar ettiği, bir süre sonra itiraf etmek zorunda kaldığı belirtildi. Kararda, şu ifadelere yer verildi:

"Sürücünün aracı ile patinaj çekmek şeklindeki eylemini bir kaç kez tekrarlamak ve bu sırada yolun karşısına geçmeye çalışan bir yayaya çarpma tehlikesi oluşturmak sureti ile atılı suçu işlediği iddia edilmektedir. Olayın yargılaması sonunda söz konusu aracı sanığın kullanmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de duruşmadaki ifadesine itibar edilen tanığın soruşturma sırasında alınan ifadesinde açıkça aracı daha önceden de tanıdığını söylediği, sanığın kullandığını bildirmiş olması ve sanığın soruşturma sırasında alınan beyanında aracı kendisinin kullandığını kabul etmiş bulunması karşısında mahkumiyeti yerine beraatına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden mahkeme kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verildi".

'Trafik güvenliğini tehlikeye sokma'suçunu kapsayan Türk Ceza Kanunu'nun 179. maddesinde ise şu ifadelere yer veriliyor:

"Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hâle getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir. Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır."

Öte yandan, Bursa polisi zaman zaman drift yapan patinaj çeken sürücülere yönelik operasyonlar yapıyor. Son yapılan denetimlerde çılgın sürücülere 12 bin lira ceza kesilmişti. Bursalı modifiye tutkunu genç sürücüler ise şovlarını trafiğe kapalı alanda yapmak istediklerini, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan pist istediklerini her defasında dile getiriyor.

İlgili kararın tam metni : 


12. Ceza Dairesi         2016/8427 E.  ,  2017/4593 K.

"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Hakaret, Seçim Verme Süresi İçinde Umuma Açık Yerlerde İspirtolu İçki Verme veya İçme
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında TCK'nın 179/1,62/1,50/1,52. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanık ... hakkında TCK nın 179/1,62,53/1,58,125/1,125/3-a, 125/4,62,53,58. Maddeleri, 3627 sayılı Kanun'un 170. maddesi ile TCK'nın 62,53,58. maddeleri gereğince mahkumiyet


Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, hakaret, seçim verme süresi içinde umuma açık yerlerde ispirtolu içki verme veya içme suçlarından sanık ...'un, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'un mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasının zaman aşımı süresi içinde hükme bağlanması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak;
1-Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA; 
2-Sanık ... hakkında seçimde oy verme süresi içinde umuma açık yerlerde ispirtolu içki verme veya içme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında seçimde oy verme süresi içinde umuma açık yerlerde ispirtolu içki verme veya içme suçundan hüküm kurulurken Kanun maddesinin ''298'' yerine ''3627'' olarak gösterilmesi;
İsabetsiz olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık ... hakkındaki seçimde oy verme süresi içinde umuma açık yerlerde ispirtolu içki verme veya içme suçundan kurulan hüküm bölümünün 1 numaralı bölümündeki ''3627'' ibaresinin ''298'' olarak değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
3-Sanık ... ile sanık ... hakkındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemeye gelince;
Olay gecesi sanık ...'un 1.53 promil alkollü olduğu halde sevk ve idaresindeki aracı ile seyirle, ışıklı kavşak mahallinde dört tam tur patinaj hareketi yapması üzerine çevredeki araçlara ve seçim sonucu bekleyen vatandaşlara zarar vermesine engellemek amacıyla sanık idaresindeki aracın durdurulduğu, sanığın kolluk görevlileri ile çevrede bulunan vatandaşlar ve adliye çalışanlarına hakaret edip, aynı zamanda görevli polis memurlarından birini darp edip görevlerini yaptırmamak için direndiği olayda; 
a-Sanık ...'un eyleminin TCK'nın 179/3-2. maddesindeki alkol veya uyuşturucu madde etkisi ile emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 179/1. maddesi gereğince hüküm kurulması;
b-Sanık ... hakkında Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesinde zorunluluk bulunması;
c-Dosyada mevcut olay tutanakları ile müşteki polis memurları ve tanık polis memurunun beyanlarında; olay anında aracı kullanan kişinin sanık ... olduğunun belirtilmesi sebebiyle, olay anında alkollü olmayan sanık ...'un aracı kendisinin kullandığına dair beyanının gerçeği yansıtmadığı ve bu sanık hakkında TCK'nın 179/3-2. maddesi kapsamındaki suçun oluşmadığı anlaşılmakla, sanık ...'un eyleminin suç üstlenme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA; 01.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 







  
9.11.2017 20:26:29
Kaynak: Mobil
http://mobil.hurriyet.com.tr/drift-yapanlar-simdi-yandi-yargitaydan-ornek-karar-40639338

Haberin devamını Okumak İçin Tıklayın

Yorumlar


12. Ceza Dairesi         2013/17179 E.  ,  2014/16082 K.


"İçtihat Metni"

Tebliğname No : 12 - 2013/138760

Mahkemesi : Alaca Sulh Ceza Mahkemesi

Tarihi : 24/01/2013 

Numarası : 2012/213 - 2013/23

Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma


Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, üst ve mahalli Cumhuriyet savcıları tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Oluşa ve dosya kapsamına göre sürücü belgesiz sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile öğrencilerin okulda olduğu sırada, beyanına göre şoförlüğünü kanıtlamak ve gösteri yapmak amacıyla kullandığı otomobil ile drift diye tabir edilen hareketi okulun bahçesinde yaparken, olay yerine gelen okul hizmetlisi S.. G..'ın ayağının üzerinden geçerek yaraladığı, ancak Sami'nin şikayetçi olmadığı olayda; sanığın eyleminin kişilerin hayatı, sağlığı ve malvarlığı açısından tehlikeye sebep olduğu, bu itibarla üzerine atılı kasten trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, üst ve mahalli Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Cevapla

Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim