Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

BAKIŞ AÇINIZI KORUYUN



BAKIŞ AÇINIZI KORUYUN


-
Eski bir hikayeye göre bir gün, oldukça hasta olan bir adam tekerlekli sandalye ile, cam kenarındaki bir yatakta yatan başka bir hastanın bulunduğu bir hastane odasına getirilir. İki hasta, arkadaş olduktan sonra, cam kenarında yatan hasta saatlerce pencereden dışarısını seyredip arkadaşına dış dünyanın canlı tasvirini yapar. Bazı günler hastenenin karşısındaki parkta ağaçların ne kadar güzel göründüğünü ve rüzgarda nasıl dans ettiklerini anlatır. Bazı günler de, hastanenin etrafında yürüyen insanların neler yaptıklarını birebir anlatarak arkadaşını eğlendirir. Ancak zaman geçtikçe, yatalak hasta arkadaşının ona anlattığı güzellikleri bizzat kendi göremediğinden dolayı hayal kırıklığı yaşamaya başlar. Git gide ondan hoşlanmamaya başlar, nihayetinde ondan iyice nefret eder.
Bir gece, kötü bir öksürük krizi esnasında cam kenarında yatan hasta nefessiz kalır. Diğer hasta düğmeye basıp yardım çağırmak yerine, hiçbir şey yapmamayı seçer. Ertesi sabah, camdan olan biteni anlatarak arkadaşını mutlu etmek için onca çaba göstermiş olan hastanın öldüğü açıklanır ve sedye ile hastene odasından çıkarılır. Diğer hasta vakit kaybetmeden yatağının pencere yanına yerleştirilmesini rica eder ve hemşire bu ricasını kabul eder. Ama adam camdan dışarıya baktığında, gördükleri karşısında derinden sarsılır: pencere tuğla bir duvara bakmaktadır. Eski oda arkadaşı canlandırmaya çalıştığı o inanılmaz manzaraları, sadece arkadaşını zor zamanlarında biraz rahatlatmak için sevgisinin bir göstergesi olarak hayal etmiştir; ona çıkarsız bir sevgi sunmuştur.
------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu hikayeyi her düşündüğümde kişisel bakış açımda bir değişiklik oluşur. Zor bir duruma düştüğümüzde, daha mutlu yaşamak, daha tatminkar bir hayat sürmek için bakış açımızı değiştirmeli ve sürekli kendimize, “bu olumsuz gibi görünen duruma daha öğretici, daha zeki bir bakış açısıyla bakılabilir mi?” diye sormalıyız. En büyük fizikcilerden Stephen Hawking, bir röportajında yüz trilyon galaksiden birinde, orta büyüklükteki bir yıldızın bir gezegeninde yaşadığımızı söylemişti. Bakış açısında bir değişim için buna ne dersiniz? Bu bilginin ışığında baktığınızda sorunlarınız gerçekten o kadar da büyük mü? Yaşadığınız sıkıntılar ya da sık sık yüzleştiğiniz engeller gerçekten de sizin düşündüğünüz kadar ciddi mi?

Bu gezegende o kadar kısa bir süre kalıyoruz ki... her şeyin genel bir şeması alındığında, yaşamlarımız sonsuzluğun içinde bir nokta gibi. O HALDE BU YOLCULUKTAN KEYIF ALACAK BILGELIĞE SAHIP OLUN VE YAŞAM SÜRECINIZIN TADINI ÇIKARIN.






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim