Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Banka kartının kötüye kullanılması ile bilişim sistemi aracılığında hırsızlık suçu ayrımı.



 TCK nun 245 nci maddesi ,"Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması" başlığını taşımaktadır .

Maddenin 1 nci fıkrasında ," başkasına ait bir banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimsenin kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin  bilgisi ve rızası dışında  kartı kullanılması", ikinci fıkrasında  "başkasına adına sahte olarak banka veya kredi kartı üretilmesi", üçüncü fıkrasında ise  "sahte olarak üretilmiş banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlanması" fiilleri suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır.

 Mevcut yargı uygulamalarına göre, bir kişinin  kredi kartı bilgilerinin bilgisi ve rızası dışında kullanılması  suretiyle yarar sağlanması  eylemi de   TCK'nun 245/1 madde ve fıkrasında tarifini bulan banka kartının kötüye kullanılması suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

Buna karşılık  bir kişinin  banka kartı bilgilerinin bilgisi ve rızası dışında kullanılması  suretiyle yarar sağlanması  eylemi    TCK'nun 142/2-e madde ve fıkrasında tarifini bulan ilişim sistemi aracılığında hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmektedir.

 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu”nun 3. maddesinde;Banka Kartı; “Mevduat hesabı veya özel cari hesapların kullanımı dâhil bankacılık hizmetlerinden yararlanmayı sağlayan kart” Kredi Kartı ise; “Nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarası” şeklinde tanımlanmıştır.

Kredi kartı bilgilerinin kullanılması  suretiyle yarar sağlanması  eyleminin   banka kartının kötüye kullanılması suçu kapsamında değerlendirilmesine esas teşkil eden düşünce ,5464 sayılı yasada  kredi kartı ile ilgili olarak yapılan, kredi kartının fiziken üretilebilmekle birlikte, sadece bir kart numarası olarak da  üretilebilir olmasına ilişkin tanıma dayandırılmaktadır. 

Her yasa metni,yasa koyucununun iradesinin açıklanması mahiyetini taşımaktadır.Bir yasa metninde sözler ve sözcükler odak öğe konumundadır. Maddenin yorumunda, odak öğeler çıkış ve varış noktalarını oluşturmaktadır. Ceza maddesi,metnin içinde kalarak,ondan uzaklaşılmadan yorumlanmalıdır. Yorum yoluyla yasa metnindeki odak öğelerin içeriğinin geniş olarak yorumlanması mümkündür.Ancak bu şekilde yasa metninin kapsamının   genişletilmesi mümkün değildir.

Kredi kartının bilgilerinin kullanılması şeklinde gerçekleşen eylemlerin banka kartının kötüye kullanılması suçuna konu edilmesi, ceza maddesinde  yer alan ,  kartın bilgilerinin değil, kendisinin kullanımının suç olarak tanımlanmasına ilişkin tarifin açıklığıyla bağdaşmamakta;aksine ,yasa koyucunun lafzı, anlamı ve amacı bakımından açık bir şekilde düzenlediği kuralı yorum yoluyla değiştirmek, esasen uygulayıcı eliyle yasa değişikliği yapmak anlamına gelmektedir.

5464 sayılı yasadaki tarif ,bir  varlığa  kredi kartı vasfı verilebilmesi için yeterli görülen koşulları ifade etmekte,  salt numaranın dahi kredi kartı sayılabileceğini öngörmektedir. Hali hazırda  kredi kartlarının çoğunlukla basılı olarak üretildikleri de bilinen bir gerçektir.

Ceza maddesi  ise  suçu tarif ederken fiziki olarak  üretilmiş bir kredi kartının kullanımını esas almış  bulunmaktadır.

Bir varlığın kredi kartı sayılabilmesi için yeterli görülen unsurların tarifi ile bu kartın veya bilgilerinin kullanılarak  yarar sağlanmasının suç sayılmasına ilişkin  tarifler  birbirinden farklı ve bağımsız  olarak değerlendirilmelidir. 

Bu itibarla kredi  kartının fiziki varlığının kullanılması halinde   TCK ‘ nun 245/1 maddesinin uygulanması mümkün iken,kartın bilgilerinin kullanılması halinde aynı madde  uyarınca uygulama yapılması mümkün değildir. Bu halde TCK nun 142/2-e maddesi uyarınca bilişim sistemi aracılığında hırsızlık suçundan uygulama yapılmalıdır.

Bir kişiye ait banka kartının bilgilerinin kullanılması  suretiyle yarar sağlanması ile kredi kartının bilgilerinin kullanılması suretiyle yarar sağlanması eylemleri arasında ,eylemlerin işleniş tarzları ve ortaya çıkan sonuç bakımından hiç bir fark bulunmamaktadır.

Bu nedenle   banka kartının bilgilerinin kullanılması  suretiyle yarar sağlanması eylemleri için bilişim sistemi aracılığında hırsızlık suçundan uygulama yapılırken, kredi kartının bilgilerinin kullanılması  suretiyle yarar sağlanması eylemleri için banka kartının kötüye kullanılması suçundan uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmaktadır.

Banka kartının kötüye kullanılması suçunu düzenleyen 245 nci maddenin birinci fıkrasında  yer alan “her ne suretle olursa olsun” ifadesi ile kartın yasalarda suç oluşturmayan  eylemlerle ele geçirilmesi  kastedilmektedir. Kart hukuka uygun yöntemlerle ele geçirilse dahi,kullanımın rızaya aykırı olması  maddedeki  suçu eşkil etmektedir. Ancak kartın   hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi halinde, aykırılığın  niteliğine göre hırsızlık veya dolandırıcılık suçları oluşabilecektir. 

Hırsızlık suçunun unsurları TCK nun 141 nci maddesinde gösterilmiştir. Buna göre hırsızlık suçunun unsurlarını,  başkasına ait  taşınır bir malın, sahibinin veya zilyedinin  bilgisi ve rızası dışında faydalanmak kastıyla  bulunduğu yerden alınması oluşturmaktadır. Bu unsurları taşıyan bir hırsızlık eyleminin, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde TCK nun Madde 142/2-e madde ve fıkrasına göre ceza verilmektedir.

Bilişim sözcüğü, bilginin otomasyona tabi tutulması sonucunda işlenmesini, başka deyişle, verinin saklanmasını, organize edilmesini, değerlendirilmesini, nakledilmesini, çoğaltılmasını  kapsamaktadır.Bilişim sistemi, TCK’nın 243. maddesinin gerekçesinde , verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistem olarak tarif edilmiş, “veri” kavramı tüm bilişim suçları için suçun konusu olduğu kabul edilmiştir. Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi’nin “Tanımlar” başlıklı birinci maddesine göre ise bilişim sistemi; bir veya birçok unsuru, bir programın işleyişi aracılığıyla verilerin otomatik olarak işleme tabi tutulmasını sağlayan, birbirine bağlanmış veya benzeşen tek veya toplu tertibatı ifade etmektedir.Bu tanımlamalardan da anlaşıldığı üzere, bilişim sistemi, bilgisayara göre daha geniş bir alanı kapsayan bir üst kavramdır.


Banka veya kredi kartının bilgilerinin bilişim sistemi aracılığında kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarında “alma” fiili;  failin mağdura ait olup  banka sistemi aracılığında ulaşılabilen  bilgileri haksız bir şekilde ele geçirip   işlemesi, saklaması, organize etmesi, değerlendirilmesi, nakletmesi  ve  çoğaltılması gibi eylemlerle  kullanması ,bu şekilde ,mağdura tanımlı    parayı kendi veya başkası adına açtırdığı hesaba geçirmesi ya da mağdura tanımlı  para ile bir mal alıması  suretiyle gerçekleştirilmektedir.

Bu itibarla suç tipinde verilerin çalınması değil,bilişim sistemi aracılığıyla  ulaşılabilen verilerin  kullanılması suretiyle elde edilen  para veya mal gibi somut nesnelerin çalınması söz konusudur.

Saygılarımla. 


Sacit Akdağ   

C.Savcısı

 


 

 

 

 

 

 






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim