Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Kolluk tarafından hazırlanan soruşturma evraklarında yer alan 'Savcı görüşme tutanağı' başlıklı belgenin hukuki dayanağı ve geçerliliği



 Kolluk tarafından hazırlanan bütün soruşturma evraklarında 'Savcı görüşme tutanağı' başlıklı bir belge düzenlenmektedir.


Bu belgeye dayanak olarak  CMK'nun 161/3 madde ve fıkrasında yer alan "Cumhuriyet Savcısı adli kolluk görevlilerine emirleri yazılı, acele hallerde sözlü olarak verir. Sözlü emir en kısa sürede yazılı olarak da bildirilir" hükmü gösterilmektedir.

Görüşme tutanakları, anlık el konulan olaylarla ilgili kolluk görevlisi ile günün nöbetçi Cumhuriyet Savcısı arasında gerçekleştirilen telefon iletişimi nedeniyle  , görüşmeyi yapan ve genellikle hiç bir rütbe ve sorumluluğu bulunmayan bir  kolluk görevlisi tarafından, kişisel ve mesleki algısına göre düzenlenmekte, ardından Cumhuriyet Savcısının imzasına sunulmak suretiyle tamamlanmaktadır.

Ceza Muhakemesi Kanunun anılan maddenin de içinde yer aldığı İkinci Kitabının ,"Soruşturma" başlığını taşıyan Birinci Kısmının , "Soruşturma İşlemleri" başlığını taşıyan İkinci Bölümünde yer alan hükümlere göre, Cumhuriyet Savcısı soruşturma işlemlerinde adli kolluk amir ve memurlarına emir verme yetkisine sahip bulunmaktadır.

 161 nci madde metnindeki açıklığa göre yazılı emir Cumhuriyet Savcısı tarafından bildirilmektedir. Buna göre emrin ,emri veren Cumhuriyet Savcısı yerine,onu alıp uygulama sorumluluğunu taşıyan birimdeki herhangi  bir görevli tarafından tutanağa bağlanması madde metni ile bağdaşmamaktadır.

Maddede yer alan hükmün,anlık el konulan olay soruşturmaları işlemleri için değil, Cumhuriyet Savcısının elinde bulunan,kayda girerek numara almış, yazılı hale getirilmiş derdest dosyalardaki soruşturma işlemleri için verilen emirler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Madde hükmü ile Cumhuriyet Savcısından, elinde bulunan derdest soruşturma dosyalarında kolluğa öncelikli olarak yazılı emir vermesi istenmekte, acele hallerde sözlü emir verme yetkisi tanınmaktadır.

Nitekim CMK'nun 91/3 ve 119/1 madde ve fıkralarında Cumhuriyet Savcısının kolluk görevlilerine göz altı süresinin uzatılması ve arama hususunda vereceği emirlerin yazılı olması koşulu aranırken, kanunun başka  maddelerinde yer alan,göz altı emri,beden muayenesi ve örnek alınması emri,fizik kimliği tespiti emri, serbest bırakma emri gibi diğer tüm  soruşturma işlemleri bakımından, Cumhuriyet Savcısının kolluk görevlilerine yazılı emir vermesi koşulu aranmamıştır.

 

Soruşturmanın asıl sevk ve idarecisi Cumhuriyet Savcılarıdır.Kolluk amir ve memurlarının Cumhuriyet savcısına karşı sorumluluklarını daraltan herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. CMK nun 161 inci maddenin beşinci fıkrası metninde ,diğer madde ve fıkra metinlerinden ayrı olarak "adli kolluk" yerine "kolluk amir ve memurları ile en üst dereceli kolluk amirleri" ibaresi kullanılmıştır.Bu şekilde adli iş ve işlemlere ilişkin sorumluluk , bu hususta Cumhuriyet Savcısınca görev verilen bütün kolluk görevlilerine teşmil edilmiş, hiyerarşik ve fonksiyonel yapılanmada adli kolluk görevi alanlarla sınırlandırılmamıştır.Aynı maddenin gerekçesinde en üst dereceli kolluk amirlerinin adli görevlerinin bulunduğu açıkça belirtilmiştir.En üst dereceli amirlerin, idari yönden Mülki Amire karşı , adli iş ve işlemler çerçevesinde de Cumhuriyet Başsavcılıklarına karşı sorumlu olmaları,hiyerarşik yapılanmanın, organik bir bölünme değil, sadece görevlerin daha etkili ve verimli yürütülmesi için fonksiyonel bir iş bölümü olarak ihdas edildiğini göstermektedir.


Bu itibarla ,adli kolluk hizmetlerinin etkili ve verimli yürütülebilmesini temin amacına yönelik olmak üzere;


Adli emir ve talimatlar gereğinin , halen kurulmuş ve örgütlenmiş bir adli kolluk birimi olmaması, bütün kolluk birimlerinin gerektiğinde veya Cumhuriyet Savcısının emri ile adli kolluk görevlerini yerine getirmekle yükümlü olduğuna ilişkin açık hüküm bulunması karşısında , zorunluluk bulunmadıkça, teşkilattaki fonksiyonel iş bölümüne göre takibi yönteminden vazgeçilerek, evrakın niteliğine nazaran genel olarak il ve ilçe kolluk birimlerinin en üst dereceli amirince veya görevlendireceği dereceli diğer amirlerce yazılı usule bağlı doğrudan takip edilmek suretiyle sürekli ve etkin bir şekilde denetimin sağlanması gerektiği, ancak bu durumda yetki kullanımı sırasında eksiklik ve aksaklıklara dayalı olarak ortaya çıkan yasal sorumluluğun önüne geçilebileceği ,


Anlık el konulan nöbete dair soruşturma işlemlerinde, kolluk görevlisi ile Cumhuriyet Savcısı arasındaki telefon iletişimi sırasında Cumhuriyet Savcısının kanun gereği veya olaya özel takdiri kapsamında  yazılı emir  verebileceği, bu nevi bir yazılı emir verilmesinin düşünülmesi halinde emrin  bizzat Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanması gerektiği, bu emirlerin muhatabanın en üst dereceli kolluk amirleri olduğu ,bu anlayışa uygun hareket edilmesi halinde  kolluk memur ve amirlerinin soruşturma işlemlerindeki özen sorumluluğunun olması gereken seviyelere çıkarılabileceği değerlendirilmektedir.

 

Saygılarımla. 

 


 



 















Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim