Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

CEZA ADALETİNDE KUSUR DAĞILIMI



CEZA ADALETİNDE  KUSUR DAĞILIMI

Mahkemeler yargılama yaparken önüne gelen suçluyu hedef alır ve onun üzerinden yürüyerek adalete ulaşmaya çalışır. Rasyonel ve ferasetli bir bakış açısıyla bu, eksik ve hatalı bir yoldur. Zira suçluyu o suça iten, zorlayan veya adeta mecbur bırakan unsurları atlamış oluruz. Şöyle bir örnek verelim. İki şehir hayal edin “A” isimli şehirde belediye ve valilik el ele vermiş trafiği sıkı denetime almışlar tüm kavşaklara kamera koymuşlar, kamera olmayan yerlerde trafik polisleri sıkı denetim yapıyor ve hiçbir hatayı affetmiyorlar.  “B” isimli bir başka şehirde polisler hiçbir denetim görevini yapmıyor kavşaklarda kamera yok ve trafik ihlalleri alışkanlık halini almış.

Şimdi “A” kentinde bir sürücü kırmızı ışıkta geçerken bir adama çarparak öldürse tüm kusur çarpan sürücüde diyebilir miyiz?  Savunamayız zira o kişi kuralsızlıkların olduğu bir şehirde kurallara uymamayı alışkanlık edinmiştir. Bunu savunmak hak ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil eder. Böyle bir davada adil bir karar ancak tüm unsurların kusur oranında yargılanması ile yapılır ve ceza tespit edilen faktörlere verilir. Şayet bu tespit yapılamıyorsa o kusur oranında cezai indirim yapılır.  Bu yüzden biz adaleti hakkıyla anlayamıyor ve adalettin hoşnut olamıyoruz. Tüm kusuru sanığa yüklüyoruz sonra vicdanen rahatsız oluyoruz ve sanığı affetme yoluna gidiyoruz. Haliyle bu kez suç işlemek o ülkede alışkanlık halini alıyor ve kontrolü hepten kaybediyoruz. 






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim