Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

BİR BABA-OĞUL HİKAYESİ

1 kişi beğendi


BIR BABA-OĞUL  HİKAYESİ


2008-2009 yillari Ordu'nun Ulubey ilçesinde geçici olarak görev yapıyorum. Asliye Ceza Mahkemesi durusmasindayim.  Bir dosya geldi önüme . Baba-oğul kavgası.


 Baba oğlunun kafasına orakla  vurmuş. Kafaya 15 dikiş atılmış halde duruşma salonuna geldiler tabi üzüldüm .

Prensip olarak aile içi kavgaları sulh ile çözmeye çalışırım.   

Baba ile oğulu nasihat ile barıştırmaya ikna etmeye çalıştım ancak gördüm ki husumet uzun boylu ve fazlaca derin .


15 yıldır konuşmuyorlarmis.  Babasının kardeşler arasında ayrım yaptığını  kendisine herhangi bir mal vermediğini söylüyordu. .  

15  20 dakika bunlari iknaya çabaladim. Baba daha ılımlı ancak oğlu hiç ikna olmuyor.  Şu babanın elini öp barışın dedimse de oğlu şu cümleyi kullandı .


Hakim Bey benim gırtlağını kessseniz Ben bu adamın elini öpmem  o benim babam olamaz diyordu.


 İkna çabaları sonuç vermeyince ben duruşmaya devam ettim ve duruşmayi bitirdim.


Önce baba çikti salondan  tam  oğlu çikarken hislerim devreye girdi onu durdurdum ve içeriye alıp  oturttum .


Empati metodunu deneyerek  damardan duygularına girmeye çalıştım.


Söze şöyle başladım  


Senin çocukların var mı dedim. Evet  Üç tane Ellerinizden öper .dedi. 

Peki Allah bağışlasın dedim Peki sen çocuklarının kötülüğünü ister misin dedim.

Hiddetlendi 

 O nasıl söz Hakim Bey bir baba çocuğunun kötülüğunu ister mi dedi.


Bak dedim kendin söylüyorsun bir baba çocuğun kötülüğünü istemez diye.


 Peki dedim bu çıkan adam senin baban değil mi Neden senin kötülüğünü istersin. hiç düşündün mü?

Senin bunda hatan yok mu Bütün suç Bu adamın mı?

 Hem dedim Bak bu adam 70 küsur yaşında bir ayağı mezarda neredeyse..


Şu adliyenin çıkışında düşüp ölse ne olacak. Sana şu anda kalbi doğrulmuş değil sana hakkını helal bile etmiyor.  Sen bu halinle cenneti nasıl kazanacaksın biliyorsun anne ve babanın rızasını almadan cennete girmek kolay değil Ve sen babanı kaybettikten sonra kafanı şu duvardan duvara da vursan ne yazar .Ne onu geri getirebilirsin ne de Onun rızasını alabilirsin. dedim.


Bu duygusal konuşmaya dayanamadı ve oturup ağlamaya başladı ve kendine geldikten sonra şöyle bir cümle kurdu 


Hakim Bey ben babamın elini öpüp helallik  isteyeceğim dedi.


Mübaşire hemen fırla koş git bu adamın babasinı bul gel dedim 10 dakika sonra babasını bulup getirdiler.

Duruşma salonuna girerken babaya 

Söyle dedim.


Bak dedim  ben Oğlunuzu ikna ettim elinizi öpmeye karar verdi  sizden helallik isteyecek Benim de senden  tek bir ricam var babalık hakkını bu çocuğa Helal edeceksin. babasının gözleri ışıldadı ve Hakim Bey ben dünden razıyım dedi.


 Bunlar sarıldılar helalleştiler Çocuk babasının elini öptü....Herkes saşkin ve mutlu.  Bunlar duruşma salonundan çıkarırken babasının kullandığı bir cümle Hala benim kulaklarımda çınlar.


Hakim bey biz yıllardır Buraya böyle Hakimler bekliyorduk ama maalesef bugüne kadar böyle   hakim hiç gelmedi.!!!


Omuzlarımizdaki yükün bize ögretilenden daha ağır olduğunu anladım o an.






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim