Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin


Yargıda birlik ve adalet



 

YARGIDA BİRLİK 
VE ADALET

Ülke zor koşullardan geçerken milli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmış bu derneğin günah ve sevap galerisini ülkedeki büyük fırtına dindiğinde elbette daha açık ve daha sert tartışacağız .

Adaletin en hassas noktalarına kadar sızmış ultra kripto fetöcülerin adalete ihanet tasarruflarının masum perdelemelerinden bile gafil kadrolara sesimizi duyuramamanın derin üzüntüsü içinde belki bir şeyler düzelir ümidiyle 10 ay beklemenin nedameti icindeyim... Lakin Ankaranın gündemi ile adaletin gündeminin kesişme noktalarındaki kaçaklara muttali olmak ve sonunda bir hayale uyanmak ne acı..

Bu satırları birliğe büyük ümitler bağlamış ancak yaşanan derin hayal kırıklığı nedeniyle istifa etmiş bir yargı mensubu olarak kaleme alıyorum.

Düşmanın her gün acımasızca pusu kurduğu bir savaş ortamında orduyu eleştirmenin ne derece hassas bir konu olduğunun da farkındayım. Bu nedenle sözlerimi özenle seçmeye gayret ediyorum. Lakin bir takım hataların tekrarına ve olası kul hakkına mani olurum temennisiyle öne alınmış bir yazıdır bu..

Lokal dahi olsa adaletin tuz buz edildiği olaylara atfen açık yüreklilikle icerde yanlışları savunmuş olmamız bile bazılarınca manipüle edilmeye çalışılmış olsa da. Fırtına dindiğinde bu yazışmalar birilerinin önüne Z raporu olarak konulacaktır.

YBP nin ve dolayisi ile Hsyk nin cimentosunu olusturan  gruplara dahi ne oranda eşit ve adaletle yaklaştığı asikar  iken derneğe üye olmayan başka yargı mensuplarına hangi adaletle muamele edildiğini tüm yargı mensuplarının muhayyilesine ve takdirine bırakıyorum.

Elbette bugün birtakim ünvanların sağladığı suküt nedeniyle konuşulmayan ve dile getirilmeyen hakikatler elbette bir gün konuşulmaya başlanacak....Kaderden kaçış olmaz .  Ancak o gün başların öne eğilmesinin de bir önemi olmayacak.

Önce dernek kurulurken bizlere ne sözler verildi onlara bir göz atalım.
Derneğin ilke ve amaçları(https://www.ybd.org.tr/ybd-hakkinda/tuzuk)

Gerek istinaf atamalarında gerekse Unvan dağılımında ne kadar adaletli ve hakkaniyetli davranıldığını burada tekrarlamama gerek yok. Yıllardır eleştirdiğimiz her ünvanın bir kriteri olmalı savı ne yazık ki yine sav olarak kalmaktan öteye geçemedi.. Söz konusu adalet ve tarafsızlıktaki kriter YBD ne olan bağlılık ve vefa mı yoksa adalete olan baglilik ve vefa mı ? .. Bunu önümüzdeki günlerde ayrıca tartışacağız..

İstinaf atamalarındaki haksızlıklar bir yana bu atamalara yapılan mazeretli itirazların tüm çağrılarımıza rağmen HSYK nin bunu ilan etmekten kaçınmasının perde arkasındaki nedenlerin neler olduğunu elbette biliyoruz. Bunları da zamanı gelince konuşacağız 

Yargıda yaşanan haksızlık ve adaletsizlikleri işin sorumlularına  iletmemize rağmen cevap olarak sadece sessizligin ezgisine vakıf olmak ve değişen bir şeyin olmayışı ise ayrı bir hayal kırıklığı olarak vicdanlarımızda kanamaya devam edecek gibi.. Bir hakim kendi itirazına ne oranda hakkaniyetle yaklaşıldığını  nasıl öğrenecek.  sanırım şeffaflıktan kastedilen bu olsa gerek

Bu uygulamadan sonra hala birlige güvenin diyen aklın  hukmunu de meslektaslara degil gelecek kusaklara bırakıyorum. 

Henüz teşkilat mensupları içinde adaletin hakkıyla tesis edilemediği, bir grup iş yükü altında ezilirken birilerinin lale devri yaşadığına vakıf olmanın ümitsizliği adalet adina tahammul edilir gibi degil..

Etik kurallarının oluşabilmesi için birliğin kendi içinde etik anlayışı içinde hareket etmesi beklenir ..Bugüne kadar henüz ortaya konulmuş ve somutlaşmış bir etik anlayışına tanık olamadık ne yazık ki.. Birlik şayet bu vaatlerinde samimi olmuş olsaydı kurulduğu andan itibaren mutad olarak 6 ayda bir adalete güven araştırması yapardı. Zira bunu yapacak butcesi oldugunu iyi biliyoruz   Hala zaman kaybedilmiş değil. Önümüzdeki günlerde bunu sabırsızlıkla bekliyoruz.

Ünvanlı atamalar başta olmak üzere coğrafi yer tayinlerinde hangi kriterlerin baz alındığı henüz açıklanmış değildir. Geçmiş dönemlerde eleştirdiğimiz pek çok hususa rahmet okutacak orandaki haksızlığın mahiyyetini çözmekte zorlandığımı ifade etmek istiyorum.. Yıllardır oluşmuş teamüller bile alt üst edilerek yapılan atamaları hangi vicdan sahipleri kabullenir bilmiyoruz.

SONUÇ
Adalet bir ülkenin omurgasıdır. Omurgayı çökertirseniz ülke diye bir şey kalmaz. Toz pembe vaatlerle toplanan ümitlerin bir hayal olduğunu anlamak gerçekten can sıkıcı ve sinir bozucu..
Gelinen noktada şunu anladık ki bu ülkede gerçek bir adaletin inşasını kuracak kadrolar henüz TEŞKİLATTA değil. Ümidimizi bir sonraki kuşağa bağlayarak hepinize adaletli ve birlikli! günler dilerim.
 
Necati DAŞTAN
GAZİANTEP 






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim