Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin


Tehiri icra








İLAMLI TAKİPLERİN

YARGITAY'DAN ALINACAK «YÜRÜTMENİN DURDURULMASI»

(TEHİRİ İCRA) KARARI İLE DURDURULMASI

(İ.İ.Y. Madde : 36)



TAlih UYAR







İİY. mad. 36’da, yerine getirilmesi (uygulanması - icrası) «kesinleşmesine bağlı olmayan» ilamlara ilişkin icra takiplerinin —güvence (teminat) karşılığında, Yargıtay'dan alınacak— «yürütmenin durdurulması» (tehiri icra) kararı ile durdurulması konusu düzenlenmiştir.


«Yürütmenin (icranın) durdurulması (geri bırakılması)» (tehiri icra), bir hükmün yasa yollarına başvurulması sonucunda değiştirilmesi, bozulması olasılığı (ihtimali) 'için kabul edilmiştir (1). ,


I —- Îlamın borçlu tarafından temyiz edilmesi kural olarak, takip konusu ilamın uygulanması (yerine getirilmesini- icrasını) etkilemez. Ancak;

a — Taşınmazlara ve bunlara ilişkin ayni (nesnel) haklara dair hükürpler (HUMY. mad. 443/IV),

b — Aile ve kişinin (şahsın) hukukuna ilişkin hükümler (HUMY.

mad. 443/IV) —nafaka hükümleri hariç (HUMY. mad. 443/III, ÎÎY. mad. 36/IV)—,

c ■— Hakem kararları (HUMY, mad. 536),

d—Yabancı mahkeme ilamları (HUMY. mad. 544),

e— Sayıştay ilamları (Sayıştay ~Y. mad. 55),

f — TY, mad. 36 ve 36/IV'deki durumlarda,

g — Ceza ilamlarının tazminata ye yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkraları (CUMY. mad. 395, As. Mah. Kur. Yar. U. Y. mad. 344)

,h — Kira tesbitihe ilişkin ilamlar (12.11.1979 T. 1/3 sayılı îçt.

Bir. K.), kesinleşmeden takip konusu yapılamazlar yani bu ilamların yerine getirilmesi (icrası) istenemez (2).


II — Temyizin icrayı durdurmadığı hallerde yani «yerine getirilmesi (uygulanması) kesinleşmesine bağlı olmayan» ilamlann takip konusu yapılmasında, temyiz nedeniyle «yürütmenin durdurulması» (tehiri icra) için, borçlunun Yargıtaydan karar getirmesi gerekir (HUMY. mad; 443/1, 1ÎY. mad. 36). Yürütmenin durdurulmasına (icranın geri bırakılmasına) Yargıtay karar vereceğinden, borçluya Yargıtay’dan bu konuda karar getirmesi için icra memürunca «uygun bir süre» verilir. Borçluya, icra memurunca bu sürenin verilebilmesi için;


1 — Borçluya icra emri gönderilmiş olmalıdır. Çünkü, ilam icraya konmamışsa, icranın geri bırakılması da gerekmez.

2 — Borçlu, süresi içinde ilamı temyiz ettiğini mahkemeden alacağı ve icra dairesine vereceği bir belge ile kanıtlamalıdır.

3 — a) Hükmedilen para ya da eşya resmi bir merci, icra dairesine veya mahkeme veznesine depo edilmiş olmalıdır.

b) Yahut, hükmedilen para ya da eşya kıymetinde Tetkik Merciince kabul edilecek

aa — Menkul rehni,

bb — Hisse senedi,

cc — Borç senedi,

dd — Taşınmaz rehni (ipotek),

ee — Muteber banka teminat mektubu, teminat olarak gösterilmiş olmalıdır.

c) Veya, borçlunun hükmedilen para ya da eşyayı karşılaya cak malı haczedilmiş olmalıdır. Maddede, «borçlunun hükmedilen para ve eşyayı karşılayacak malı haczedilmişse» güvence (teminat) gösterme koşulunu yerine getirmiş farzedilerek —kendisine icra memuru tarafından «yürütmenin durdurulması kararı» getirmek üzere— süre verileceği öngörülmüştür. Borçlu, hakkında yürütülen io , ra takibinin durdurulması için, , kendi liginden göstereceği taşınır ya da taşınmaz mallarının —teminat yerine geçmek üzere— haczedilmesini isteyebilir mi? Maddede bu konuda açıklık yoktur. Sadece, borçlunun «menkul ya da gayrimenkul rehni» gösterebileceğine değinilmiştir. Taşınır ya da taşınmaz malm rehnedilmesi bir


(2) Bknz: Uyar, T. Para ve Teminat Verilmesine İlişkin İlamları icrası , (Yasa D. 1980/4, Sh. 503 vd.)



takım formaliteleri gerektirir. Haciz işlemi, rehin işlemine nazaran daha pratiktir. Bu nedenle, kanımızca, taşınır ya da taşınmaz malını teminat olarak rehin edebilecek olan borçlu, bunları —Tetkik Merciine başvurup karar almak suretiyle— haciz de ettirebilmeli- dir. Amaç, hükmedileli şeyi güvence altına almak olduğuna haciz yolu ile de bu amaca ulaşılacağına göre, maddeyi dar değil geniş yorumlamalıdır.


4 — Borçlunun icra dairesine —Yargıtay'dan «yürütmenin durdurulması» hakkında karar getirmek üzere— kendisine süre verilmesi için başvuruda bulunması bir süre ile sınırlanmamış olduğundan, borçlu her zaman —yukarıdaki koşullan

yerine getirerek— icra dairesinden süre isteyebilir (3).


III— Borçlunun, icranın durdurulması için, Yar- gıtaydan karar getirmek üzere süre isteyebilmesi için, alacağın tamamı kadar bu maddede öngörülen —ve az önce belirttiğimiz— türden güvence (teminat) göstermesi yeterlidir. Gösterilecek güvence miktarı, takip konusu ilama göre belirlenir. Tahliye (boşaltma) takiplerinde borçlu —-kiracı ne kadar güvence göstere* çektir? 1ÎY. mad. 36—-aşağıda açıklayacağımız gibi— hem genel mahkemeler ve hem de Tetkik Mercii tarafından verilen «tahliye» (boşaltma) kararlarına uygulanacağından, borçlu kiracıdan istenecek güvence miktarı önem taşır. Bu konuyu düzenle- yen açık bir hüküm yasada yoktur. Nitekim, Yargıtay da 4.12.1957 T. ve 10/25 sayılı îçt. Bir. Kararının gerekçesin de (4); «... —ÎÎY. mad. 269'a göre yapılan tahliye takiplerinde— borçlu tahliye kararını temyiz edip de üç aylık kira karşılığını vezneye yatırdığı takdirde —yalnız 6570 sayılı Kira Kanununa tâbi gayrimenkullere mahsus olmak üzere— ÎÎY. mad. 36’nm kıyas suretiyle ve içtihat , yolu ile uygulanarak takip durdurulmaktadır...» diyerek, bu konuda yasada açık bir hüküm bulunmadığım ancak uygulamada öteden beri «tahliye kararının temyizi halinde» üç aylık kira bedelinin «teminat olarak» yatırıldığını belirtmiştir. Yargıtay îcra ve İflas —12. Hukuk— Dairesinin içtihatları da bu doğrultudadır (5).


İçtihat yolu ile, tahliye ilamlarının temyizinde «3 aylık kira bedelinin teminat olarak yatırılması» usulünün benimsenme nedeni,


(3) Berkin, N. İcra Hukuku Rehberi, sh. 130.

(4) Bknz: 12. H.D. 15.11.1979 T. 9141/8742



tahliye kararlannm yaklaşık bu süre içinde ancak Yargıtayca incelenebileceğinden dolayıdır.

«Üç aylık kira bedelinin teminat olarak yatırılarak» icranın durdurulması, genel mahkemelerce verilen tüm tahliye kararlannm yerine getirilmesinde uygulanır, örneğin, «kira bedelinin ödenmemesi (temerrüt)» nedeniyle tahliye davalan dışmda, «gereksinme» nedeniyle verilen tahliye ilamlannm yerine getirilmesinde, kira alacağı takip konusu yapılmamış olsa bile yine üç aylık kira bedeli teminat olarak yatırılarak, icranm durdurulması istenebilir.

Buna karşın, IÎY. mad. 36 Tetkik Mercii tarafından verilen tüm tahliye kararlan hakkında da uygulanabilir mi? Bilindiği gibi, Tetkik Mercii ancak iki sebebe dayanarak —a) Kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle (IÎY. mad. 269-269d), b) Yazılı sözleşme ile kiralanan taşınmazların, kira süresinin bitmesi sebebiyle (IÎY. mad. 272-275)— kiralanan taşınmazların tahliyesine karar verebilir. «Teminat karşılığında icranm durdurulması»na ilişkin ÎÎY. mad. 36 bükümünün uygulanacağı sadece «kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle tahliye »ye ilişkin IIY. mad. 36 hükmünün uygulanacağı sadece «kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle tahliye»ye ilişkin ÎÎY. 269 c/III'de ve «kiralanan taşınmazda üçüncü kişinin bulunması halinde» (ÎÎY. mad. 276/III'de) açıkça belirtilmiştir. «Yazılı sözleşme ile kiralanan taşınmazların kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliyelerini» düzenleyen ÎÎY. mad. 272 - 275’de ayni şekilde ÎÎY. mad. 36’ya açık şekilde yollama yapılmamıştır. Bu nedenle, Tetkik Mercilerinin «yazılı sözleşme ile kiralanan taşınmazların kira süresinin bitmesi» nedeniyle verdikleri tahliye kararlan hakkında, kiracmm «üç aylık kira tutarım teminat olarak yatırarak» ÎÎY. mad. 36 gereğince, hakkmdaki tahliyeye ilişkin icra takibini durduramaması gerekecektir. Bu çözüm şeklinin ise, âdil olmadığı açıktır. Çünkü, tahliye karan —genel mahkemelerin verdikleri tahliye kararlanndş olduğu gibi— hangi nedene dayanırsa dayansın, ki- racı’ya teminat karşılığında —3 aylık kira tutarım yatırarak— Yar- gıtaydan «icranm durdurulması karan» getirme hakkı tanınmalı idi. Ancak kanımızca, içtihat yolu ile bu durumda da kiracıya111Y. mad. 36'dan yararlanma olanağının tanınması mümkündür. Ancak, yüksek mahkeme aksi görüştedir (5).


IV — Güvence (teminat )olarak sadece «hükmolunan para»mn yatırılması (1İY. mad. 36/1) yeterli olduğundan, icranm durduru labilmesi için ayhca «hükmolunan para» dışında «takip harç ve giderlerinin» —-özellikle, takip vekâlet ücretinin— de yatırılması gerekmez (6).


Borçlu Devlet ya da adli yardımdan yararlanan kimse ise, güvence göstermek zorunda değildir (IÎY. mad. 36/11, HUMY. mad. 443/11) (7).


Uygulamada, hazine aleyhine yapılan icra takipleri —bu hüküm gereğince— zorunlu olarak,takip kesinleştikten sonra sonuç vermektedir. Çünkü, hazine aleyhine açılan dava sonucunda alman ilamın icraya konabilmesi için kesinleşmesi gerekmemekte ise de, hazine hükmü temyiz ederken yargıtay'dan «icranın durdurulması »m da istemekte ve bunun için icra dosyasına «güvence» (teminat) da yatırmamaktadır. Bpylece, hazine aleyhine^ yapılan takipler ancak hükmün kesinleşmesinden sonra sonüç doğurabilmektedir.


Borçluya, Yargıtay’dan «icranın geri bırakılması» hakkında' karar getirmesi için verilecek sürenin belirlenmesi icra memuruna bırakılmıştır (8). Verilecek süre içinde Yargıtay'dan «icranın durdurulması kararı» getirilmemesi halinde, borçlunun istemi üzerine verilen sürenin uzatılması mümkündür. Ancak, verilen sü-


renin uzatılmasına gerek olup olmadığı icra memuru tarafından buna, borçlunun neden olup olmadığı gözönünde tutularak— takdir olunur.


VII — Ücreti ilgililer tarafından verilmişse, Yargıtay’ca «icranın' geri bırakılması» hakkındâki karar icra dairesine telgrafla bildirilir (İÎY. mad. -36/III).

vermek

zorunda değilse de, uygulamada genellikle her başvuruda geri bırakılması »na karar verilmektedir.

argıtayca hükmün bozulması

Borçlunun başvurusu üzerine, manın niteliğine göre, «güvencenin geri verilip verilmeyeceği» hakkında bir karar verilir. Mahkemenin bu kararı kesindir.

- ' •

(6) Bknz: tîD. 12.9.1955 T. 4496/4618 8,4.1958 T. 2237/2158.

(7) Bknz: 12. H.D. 16.10.1978 T.-8210/8204 24.5.1978 T. 3819/4759 28.4.1978

T. 3805/3897. ■

(8) Bknz: ÎÎD. 21.2.1959 T. 2293/2295 31,10.1955 T. 5583/5676.


Bu hükümden de anlaşılıyor ki, gösterilen güvence karşılığında Yargıtayca «icranın geri bırakılmasına» karar. verildikten sonra, hükmün Yargıtayca bozulması hâlinde, olaya ÎÎY. mad. 40. hükmü uygulanmayıp, ÎÎY. mad. 36’ya göre, yatırılmış bulunan güvencenin geri verilip verilmeyeceğine mahkemenin karar vermesi gerekmektedir (10). Bu konuda Tetkik Mercii karar vermeye yetkili değildir (11). Yine bu hükme göre, takip konusu ilamın Yargıtayca yalnızca bozlmuş olması güvenceyi geri alma,hakkını vermez. Yargıtay’ın bozma kararı hakkında —icra takibinde «alacaklı» sıfatıyla bozulan hükmü icraya koymuş olan tarafçt «karar düzeltme» yoluna başvurulmuşsa, mahkeme «yatırılan gü vencenin (teminatın) geri verilmesi» istemi üzerine nasıl karar verecektir? Hükmün bozulmuş olması halinde, icra takibi durmakta devam ederse de, güvencenin geri verilip, verilmeyeceği hakkında karar verme yetkisi, hükmü bozulan mahkmeye ait olduğundan ve mahkemenin bu kararı kesin olup, daha sonra kendisi tarafından değiştirilemiyeceğinden> mahkeme borçlunun «güvencenin kendisine geri verilmesi hakkındaki başvurusu üzerine hemen karar vermek zorunda olmayıp bozma kararının kesinleşmesini —yani, karar düzeltme yoluna başvurulma süresinin geçmesini ya da karâr düzeltme yoluna başvurulmuş ise bunun sonucunu— bekleyebilece gibi, kendisinin bozma kararma uyup uymayacağı hakkında vereceği karara kadar da, bu konuda karar vermeyebilir, özellikle, mahkeme, Yargıtaym bozma kararını yerinde görmüyor bu nedenle kendi kararında «İsrar etmeyi» düşünüyorsa,- borçlunun «güvencenin •bozma nedeniyle— kendisine geri verilmesi» istemi hakkında karar-verecek yerde, bozma kararının kesinleşmesirtden, ve davanın yenilenmesinden sonra, «bozmaya uyup uymayacağı» hakkında vereceği kararla birlikte bu konuda karar da verebilir. Mahkeme, bozma kararma rağmen, «İsrar karan», ile birlikte «borçlunun yatırdığı güvencenin kendisine geri verilmemesine» de karar verebilir

(12)


Bu nedenle uygulamada bazı mahkemelerin Yargıtay’ın vrdiği bozma kararı üzerinde durmadan ve bozmaya uyulup uyulmayacağı konusunda bir kanıya sahip olmadan, sâdece hükmün bozulmuş olması nedeniyle

(9) Bknz: 12. H.D. 29.11.1979 T. 8908/9141.

(10) Bknz: 12. H.D. 2.7.1980 T" 4331/5791.

(11) Bknz: 4. H.D. 28.1.1980 T.' 12183/876; :

(12) Krş. Postacıoğlu, I. icra Hukuku, sh:




...............




................



Örneğin, borçlu kiracı «üç aylık kira tutarını» icra dosyasına yatırarak Yargıtaydan «icranın durdurulması» karan aldıktan bir ay sonra hüküm Yargıtayca onanmışsa dosyaya teminat olarak yatırıl- mış olan üç aylık kira tutannm, (onama tarihine kadar işlemiş bir aylık kira tutarı + takip konusu alacak — takip giderleri) toplamı alacaklıya ödenirken, artan para b o,r ç 1 u y a geri verilir.


Borçlu, ÎÎY. mad. 36 gereğince «hükmolunan para»yı icra dosyasına yatırdıktan ve Yargıtaydan «icranın durdurulması» kararı aldıktan sonra, hükmün Yargıtayca onanması halinde, icra giderleri —borçlunun yatırdığı teminattan alınmak üzere —hesaplanırken, takibe katılmış olan alacaklı vekili için, tam vekâlet ücreti takdir olunur. Çünkü, takip konusu borcun icra veznesine ÎÎY. mad. 36'ya göre yatırılması halinde, borç «itiraz süresi içinde» ödenmiş sayılmaz. Bu nedenle, bu gibi durumlarda, alacaklı vekili için yan değil tam takip vekâlet ücreti hesaplanması gerekir (15). '


ÎÎY. mad..36/vrda «başkaca muameleye hacet kalmaksızın» teminata konu olan paranın —istemi üzerine— alacaklıya ödeneceği belirtilmiştir. Bu hükümden maksat, borçluya ayrıca ödeme ya da icra emri tebliğine gerek olmadığıdır. Bu nedenle, teminat konusu mal ve haklar, takip kesinleşmiş gibi, paraya çevrilme işleminin gerektirdiği işlemlere uyularak paraya çevrilir (16).


Gösterilen güvence, bir üçüncü kişinin kefaletinden ibaret ise, icra memuru bir yazı ile «kefalet konusu parayı» üçüncü kişiden ister. Üçüncü • kişi bunu cevapsız bıraktığı takdirde, haciz işlemine başvurulur (17).


Hüküm Yargıtayca onandıktan sonra, bu karâra karşı «karar düzeltme» yoluna (HUMY. mad. 440-442) başvurulması da hükmün icrasını durdurmaz (HUMY. mad. 442/son). Bu halde, karar düzeltme talebini inceleyen Yargıtay, güvence karşılığında olsa bile, icranm durdurulmasına karar veremez. Fakat, Yargıtay karar

(14) Bknz: 12. H.D. 27.10.1977 T. 8998/8848.

(15) Bknz: 12. H.D. 18.3.1980 T. 1032/2574.

(16) Postacıoğlu, L a.g.e., sh. 587. *. .

(17) Postacıoğlu, I. a.g.e., sh. 587.

düzeltme talebini yerinde bularak hükmü; bozarsa, icra takibi İİY. mad. 40/1 gereğince, olduğu yerde durur (18).


X — Borçlu güvence olarak gösterdiği taşınır ya' da taşınmaz rehnine karşı İİY. 82 uyarınca : «haczedilmeklik iddiasmda» bulunamaz. Eğer borçlu; haczedilmiş taşınmaz malı hakkında mes- keniyet iddiasmda bulunmaksızın, bunun «teminat» olarak kabulünü —ÎÎY. mad. 36 uyarınca— istemiş ve bu istemi kabul edilerek, Yargıtayca «icranm durdurulmasıı>na karar verildikten sonra, hüküm Yargıtayca onanmışsa borçlu artık bu taşinmazı hakkında «meskeniyet iddiası »m ileri sürüp, haczin kaldırılmasını isteyemez (19).


XI ;— İncelediğimiz İİY; mad. 36 hükmü, sadece genel mahkeme kararlarının temyizi halinde uygulanır (HUMY. mad. 443). İcra Tetkik Merciince'verilen kararların temyizi halinde, bu maddeden yararlanarak, Yargıtaydan «icranm geri bırakılması» karan verilmesi istenemez (20). Ancak, İcra ve İflas Yasasında, mad. 36'- mn ayrık olarak (istisnaen) bazı durumlarda, Tetkik Mercii karar- lannm temyizi halinde de uygulanacağı kabul edilmiştir.


a) İİY. mad. 97/XIV uyarınca, açtığı «istihkak davası»nın

reddi hakkmdaki Tetkik Merciinin karannı temyiz eden davacı, icra dairesinden İİY. mad. 36’ya göre —icranm durdurulması için süre isteyebilir. ...


b) İİY. mad. 269 c/III uyarınca, hakkında Tetkik Merciince tahliye (boşaltma) kararı verilmiş (kiracı) – 4.12.1957 tarihli ve 10/25 sayılı içt. Bir. Kararının gerekçesine belirtildiği şekilde üç aylık kira tutarını teminat olarak yatırarak (21) – icra dairesinden – icranın durdurulması için – İİY mad. 36’ya göre süre isteyebilir.


c) İİY. mad. 276/III uyarınca, tahliyesi (boşaltılması) istenen yerde kiracıdan başka bir kişinin bulunması ve Tetkik Merciinin ■ tahliyeye karar vermesi halinde, icranm durdurulması için, İİY. mad. 36 hükmü burada da uygulanır.


Yasada açıkça öngörülen bu durumlar dışmda, Tetkik Merciinin kararları 'hakkında «icranın durdurulması» karan istenemez.


Ancak hemen belirtelim ki, ÎÎY. mad. 364 gereğince «temyiz, satışı durdurduğundan» bu suretle, ÎÎY. mad. 36’nın hedefi olan «icranın durdurulması» amacı da kendiliğinden gerçekleşeceğinden (22), mad. 36 hükmünün takip hukukuna ait kararlar hakkında uygulanmasını istemekte' bir yarar kalmamaktadır. Fakat, Yargıtay, mad. 364/III hükmünü çok dar yorumlayıp, «bu hükmü icra veznesine girmiş paralara teşmil edilemiye- ceğini (kapsamıyacağını) bu itibarla, îcra Tetkik Mercii tarafından , verilmiş olan bir kararın temyizinin, icra veznesinde bulunan paranın alacaklıya ödenmesine engel olamıyacağmı» belirttiğinden (23), (24), ÎÎY. mad. 364/III hükmünün uygulama alanı çok daralmakta ve ÎÎY. mad. 36 hükmünün takip hukukuna ait kararlar hakkında da uygulanmasını istemek gereksinimi doğmaktadır. Bu nedenle, yasa yapıcının, bu gereksinmenin duyulacağı —az önce be-, lirttiğimiz bazı durumlarda— ÎÎY. mad. 97/XIV, 269 c/III, 276/III ÎÎY. mad. 36 hükmünün uygulanacağını kabul etmesi çok yerinde olmuştur. -


XIII — Nafaka hükümler i'nin temyizi halinde, icra memuru borçluya, «icranın durdurulması» na dair karar getirmek üzere süre veremiyeceği gibi, Yargıtay da «icranın durdurulması» karan' veremez (HUMY. mad. 443111, ÎÎY mad. 36/IV).







Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim