Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

BENCE DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASINA GEREK YOK!



Anayasa’nın “Yasama dokunulmazlığı” başlıklı 83/2 maddesi uyarınca, ağır Cezayı gerektiren suçüstü halinde milletvekilinin dokunulmazlığı yoktur. Şayet bir milletvekilinin ağır cezayı gerektiren suçüstü hali varsa, Cumhuriyet savcılığı durumu HEMEN ve DOĞRUDAN TBMM’ye bildirmek zorundadır. Bu bir Anayasa hükmüdür. HEMEN VE DOĞRUDAN!

Terörist cenazesinde katılan milletvekilleri (milletin vekili olmadıkları açıktır ama yasalar gereği milletvekili. Bazen kanunlarla gerçeklik birbiriyle örtüşmez ya, bu da böyle). Terörist cenazesine katılan bu kişilerin katıldıkları cenaze töreninde terör örgütünün sembolleri varsa ve bu semboller önünde konuşma yapılmışsa, “şehit namırın (şehitler ölmez)” diyerek teröristin fotoğrafı taşınmışsa ve benzeri fiillerde bulunulmuşsa artık bu fiil 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.7/2-b  kapsamında suç olur. "Ben cenazeye gittim" savunması kabul edilemez, açıklama yapmışsa veya burada kalıp desteğini örtülü olarak dahi belli etmişse artık en iyi ihtimal sonradan oluşan iradesi ile TCK. m.37/1 anlamında iştirak halinde faildir.

Anayasa m.83/2’de belirtilen ve dokunulmazlığın istisnası olan “ağır cezayı gerektiren suçüstü” hali nedir? Daha doğru şekilde sorarsak, “ağır cezayı gerektiren suç” nedir? Anayasa’da “ağır cezayı gerektiren suç” tanımlanmamıştır. 5237 sayılı TCK’nın cezaların neler olduğunu düzenleyen 45 ve devamı maddelerinde “ağır ceza” diye bir ceza türü belirtilmemiştir. Böyle bir ceza türü ayrımı 765 sayılı TCK’da vardı. Ağır cezayı gerektiren suç, ağır hapis cezasını gerektiren suç mudur? Oysa, yürürlükteki 5237 sayılı TCK’ya göre ağır hapis diye bir ceza bulunmamaktadır. Pekiştirmek amacıyla yine soruyorum: Ağır cezayı gerektiren suç nedir?

Yürürlükte olmayan 1412 sayılı CMUK’un 421. maddesinde ağır cezayı gerektiren suçlar “ağır hapis”  ve “on yıldan fazla hapis” cezasını gerektiren suçlar olarak sayılmıştı. 5271 sayılı CMK’da ağır cezayı gerektiren suçlar tanımlanmamıştır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesinde yollamalardan söz edilir. Buna göre, yürürlükten kaldırılan CMUK’a yapılan yollamalar, CMK’nun bu hükümlerinin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır. Oysa, bu hususta yapılmış bir yollama da yoktur. 

Peki, nedir bu ağır cezayı gerektiren suç?

5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a bakalım. 5252 sayılı Kanun’un  “ağır hapis cezasının dönüştürülmesi” başlıklı 6. maddesinde; “ceza kanunlarında öngörülen “ağır hapis” cezaları, “hapis” cezasına dönüştürülmüştür” denmektedir. Buradan ağır cezayı gerektiren suçların hapis cezasını gerektiren suçlar olduğunu söyleyemeyeceğimiz tartışmasızdır. O halde, nedir bu ağır cezayı gerektiren suçlar?

Kanaatimce ve öğretide de bir çok yazar tarafından kabul edildiği üzere, halihazırda yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre ağır cezayı gerektiren suçtan anlaşılması gereken, ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlardır.

5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunu’nun 12. maddesinde ağır ceza mahkemesinin görevi açıklanmıştır. Buna göre, “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.”

Buna göre, Anayasa m.83/2’de yer alan yasama dokunulmazlığının istisnası olarak düzenlenen ağır cezayı gerektiren suçlar, 5235 sayılı Kanun m.12’de tespit edilen suçlardır. 5235 sayılı Kanun m.12 uyarınca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına giren suç da bu suçlar arasında yer alır. Dolayısıyla, terör örgütünün propagandasını yapmak ağır cezayı gerektiren suçtur. Geriye ne kaldı yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına gerek olmaması için? Tabiki bu suçun suçüstü halinde işlenmiş olması gerekiyor. Terörist cenazesine katılan söz konusu kişiler için suçüstü hali gerçekleşmişti ve gerçekleşmeye devam ediyor. Söz konusu failler, suçu oluşturan fiili herkesin gözü önünde işlemişti ve işlemeye devam ediyor.

Böyle bir terörist cenazesinde yine benzeri bir durumla karşılaşılırsa, yapılması gereken hemen ve doğrudan Cumhuriyet savcılığı tarafından TBMM’ye haber verip, sadece haber vermekle yetinip, soruşturma işlemlerine eksiksiz başlamak ve kovuşturmayı başlatmaktır.  






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim