Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Savaşa Odaklanmalıyız!

1 kişi beğendi


 Türkiye son dönemde ve her dönemde yapay sorun ve gündem yaratmada çok mahir. son dönemin yapay gündemi, c.başkanına hakaret, sağlık memurlarına hakarette tutuklama çalışması, aym ile yanlış temelde yapılan kavga, en önemliside başkanlık ve yeni anayasa tartışmaları. Türkiyede yapılan tartışmalardan hareketle Türkiyeyle ilgili kanaat oluşturmaya çalışsaydık terör epeyce gerilerde yer alırdı. 1 kasım sonrası sıcağı sıcağına yazdığım yazıda teröre birinci sırada yer vermiştim. gelişmeler beni yalanlamak yerine daha fazla doğruladı.Bugün neresinden bakarsanız bakın hangi ölçütle değerlendirirseniz değerlendirin terör en başta gelen sorunumuzdur. başta politika yapıcılar yazarlar-çizerler, bilim adamları olmak üzere herkesin terör sorununa yoğunlaşması gerekir. terörle mücadele yönteminin(daha doğrusu yöntemsizliğinin) iflas ettiği şu günlerde bu daha da elzemdir.

Büyük-küçük demeden hepimiz kafa yormalı önerilerimizi ortaya koymalıyız. Her ne kadar olayı terör kavramıyla ifade ediyor olsak da son dönemde yaşanılan-yaşatılan bir iç savaştır. dolayısıyla yöntemimizi savaş olgusuna göre belirlemeliyiz. nitekim cani örgüt,çözüm sürecini bitirirken devrimci halk savaşı başlattıklarını ilan etmiştir. bu doğrudur, cani örgüt türkiyenin güneydoğusunu yaygın şiddet yoluyla kopararak etnik (islamofobik-kürt) temelli stalinist bir devlet kurma hedefiyle savaşı başlatmıştır. kısa vadeli hedef güneydoğuyla, kuzey suriyeyi birleştirmektir. cani örgüt, kirli hedefini- özellikle hdp, türk solu, gülen terör örgütü ve bir kısım beyaz türk kanalıyla- gizlemeye çalışmıştır. nispeten başarılıda olmuştur.  cani örgüt erdoğan düşmanlığının arkasına gizlenerek katliamlarına yönelik tepkiyi hiç olmazsa yumuşatmaya çalışmaktadır.ancak gerçeğin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. ne erdoğan düşmanlığı ne de alçak manipülasyonlar gerçekleri perdeleyemez noktadadır. tekrar edelim; islamofobik stalinist totaliter cani örgütün hedefi etnik(kürt) temelli bir devlet kurmaktır. yapılan savaş bunun içindir. bu yadsınamaz, görmezden gelinemez,geçiştirilemez. mücadele ederken dikkate alacağımız temel bir parametredir. oysa cani örgüt,bahsi geçen yandaşları kanalıyla pazarlamasını demokratikleşme sorunu varmış gibi sunmakta, zehirli elleriyle ve dilleriyle demokrasi-hukuk ve özgürlük  dersi vermektedir..ve tartışmada bu temel üzerinden yapılmakta-yaptırılmakta açık ifadeyle, manipülatif tartışma zeminini cani örgüt tayin etmekte bir güzel pazarlamasını yapmaktadır.tuzağa herkes düşmektedir.ne cumhurbaşkanı, ne de başbakan nede konuyla ilgilenenler cani örgütün temel hedefiyle ilgili açıklama yapmamaktadır. yani konuyla ilgili daha birinci cümleniz; cani örgütün stalinist-islamofobik-totaliter etnik(kürt) temelli bir devlet kurmasına izin verelim mi? sorusu olması gerekirken, çözüm sürecini karşı tarafın bozduğu, dış güçlerin maşası oldukları gibi tam da cani örgütün istediği temelde tartışma yapılmaktadır.demek oluyorki sorunun; erdoğanın hükümetin-devlitin  tutumuyla bir ilgisi yoktur. sorun ne demokratikleşmedir, ne haklardır ne de özgürlük.

yapılanın savaş olduğunu, ve cani örgütün stalinist-islamofobik-totaliter etnik(kürt) temelli bir devlet kurmak istediğini saptadıktan sonra neler yapılması gerektiği zaten ortaya çıkıyor:Topyekün-bütüncül bir savaş stratejisi..düşmanın tuzaklarına yemlemelerine karşı pür dikkat kesilmesi gereken bir savaş stratejisi.düşmana yaşam alanı bırakmayacak onu kuşatacak ve yok edecek bir savaş stratejisi.bölük börçük,tesadüfi,hesapsız-kitapsız,birbirinden kopuk olmayan, her ayağı iyi hesaplanmış birbirini destekleyen, akıllı, mantıklı,tecrübelerden ders çıkaran bir savaş stratejisi.bu minvalde,daha önceki iki yazımda belirttiğim önerilerime ilaveten şunları da ayrıca kaydetmek isterim:

-cani örgüt liderleri eylem ve söylemleriyle gündem tayin etmekte neredeyse söylem üstünlüğünü ele geçirmektedir. yaptıklamaları açıklamalar manşetlere çekilmekte siyasi parti lideri muamelesi görmektedir canilerin açıklamalarına medyada yer verilmesinin önüne geçilmelidir. medyanın terörün nefes borusu olduğu gözden kaçırılmamalı ve o boru kesilmelidir.sosyal medya dikkatle takip edilmeli, terör organizasyonu yapılmasına izin verilmemelidir.sosyal medya araçlarının Türkiyede temsilcilik açması yönünde ki baskı arttırılmalı ve mutlaka temsilcilik açılması sağlanmalıdır.

-hdp'li belediyelerle ilgili anayasal çerçevede neler yapılabileceğine dair  çalışma yapılmalıdır. kapatma dahil tüm enstrümanlar düşünülmelidir.

-terör örgütünün doğrudan yayın organı olmasada, bütün faaliyetini terör örgütünün hedeflerine özgülemiş yayın organlarının yaşamasına izin verilmemelidir.dağıtımının engellenmesi yoluna gidilmelidir. 

-terör suçlarında idam cezası tartışmaya açılmalıdır. 

alınması gereken tedbirlerin çoğunluğu idaridir. top taca (yargıya) atılmamalıdır. mücadele de yargının rölü destekleyicidir.taşıyıcı değildir.taşıyıcılık idari makamlara ve hükümete düşmektedir.topu yargıya atarak sonuç alma girişimleri beyhudedir.yargının rolünü aşacak şekilde ona anlamlar yüklemek başarısızlığı baştan kabullenmektir. iş yapmak istememektir.

sosyal medya araçlarında c.başkanına hakaret kovalamak,sağlıkçılara  hakaret suçlarında tutuklama icat etmeye kalkışmak, bildiricilerin peşine takılıp ceza soruşturmaları yapmak topu taca atmanın göze batan örnekleridir.yine olmayacak duaya amin kabilinden,  yeni anayasa, başkanlık tartışmaları yapmak yaptırmak gündem saptırmasıdır.

asıl gündemimiz islamofobik,stalinist,totaliter etnik-milliyetçi, bölücü cinayet şebekesiyle savaşmaktır. ama nasıl? yanıtını aramamız gereken soru ve sorun budur. yaptığım öneriler bu kapsamda değerlendirilmelidir.

 






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim